1964-74 arasında kayıp Rum yoktur senaryosu

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 4 Eylül 2006 Saat : 6:34


 

Rum propaganda makinesinin nasıl çalıştığı, Rum toplumunun menfaati için nasıl acımasızca uygulamalar yaptığı, bu başlıkta çok açık ve net bir şekilde görülüyor.

İnanmayacaksınız ama, Rumlar 1964-74 yılları arasında hiçbir kayıp Rumun olmadığı iddiasındalar. Hatta hatırlarsanız evvelki sene Papadopulos biraz daha ileriye gitmişti ve 1964-74 yılları arasında hiçbir kayıp Türk olmadığından da bahsetmişti.

Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’ni yıllarca çalıştırmayan Rumlar, kayıplar konusunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne de taşımışlardı sırf Türkiye’yi suçlamak ve Kıbrıs’ta olayların 1974’de başladığı hikayelerini sağlam bir kazığa bağlayabilmek için. Ama tutmadı tabi.

BM kararıyla 1981 yılında yapılan anlaşma uyarınca kurulan ve 1984 yılından beri de resmen faaliyetlerine başlayan Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’ndeki resmi rakamlara göre, kayıp Türklerin sayısı 211’i 1963’e ait olmak üzere 500 kişi. Bunların tümü sivil ve aralarında  hiç eli silahlı birisi yani asker veya mücahit yok. Kayıpların yüzde 26’sı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Açıkçası sivil ve masum Türkler, suçsuz yere evlerinden, işyerlerinden ve  yollardan toplanmış, sonra da acımasızca katledilerek kuyulara atılmış. Raporlar öyle söylüyor.

 

Kayıp Rumların sayısı ise 1460 civarında. Aslında bu rakam 2 yıl öncesine kadar 1493 olarak kayıtlara geçmişti. Ancak kayıp listelerindeki bazı isimler, 1974 temmuz darbesinde Makarioscular ile EOKA’cılar arasında yer alan çatışmada öldürülmüş olmaları nedeni ile Rum tarafındaki toplu mezarlarda bulununca, Rum yönetimi resmi kayıp listesinde azaltma yapmak zorunda kalmıştı.

 

Rumların bütün inkârlarına rağmen gerçek ise biraz farklı. Bu sayının 42’si 1964-74 arasında öldürülmüş ama tümü de Türkler tarafından değil. EOKA da Rum toplumu içinde temizlik yapmış. Kayıpların yaklaşık, 600’ü, 15 temmuz ile 20 temmuz arasında yapılan darbede Rumların kendi aralarında gerçekleşen çatışmada ölmüş, 818’i de Barış harekatında hayatını kaybetmiş. (Kaynak; Rum basını ve göz şahidi subaylar ile papazların süreç içinde basında ve kitaplarda yer alan itirafları).

20 Temmuz 1974 günü Papadopulos’un, şimdi Gülseren Eğitim Taburunun bulunduğu RMMO kampında, darbeciler tarafından öldürülmek üzere hücreye hapsedildiği de belleklerimizden silinmeyen bir gerçek. 20 Temmuz Barış Harekatı olmasaydı bu gün GKRY Başkanı Tassos Nikolaos Papadopulos hayatta olmayacaktı. Belki de Türkler öldürdü yalanı ile tarihin tozlu sayfalarına “kayıp” diye geçecekti.

 

Resmi rakamlara göre kayıp Rumların yüzde 60’ı asker. Toplam rakam içinde kadın ve çocukların oranı yüzde 9. BM raporlarına göre Rum kayıpların 43’ü 1963 olaylarında kayboldu, ancak Rum yönetiminin Kıbrıs sorununun 1974’te başladığına ilişkin resmi politikası nedeniyle kendi resmi raporlarında bu bilgi yer almıyor.

 

Rum Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinde 1964 yılında kaybolan 274 Kıbrıslı Türk’ün ismi olmasına rağmen, aynı zaman dilimi içinde kaybolan 42 Kıbrıslı Rum’un isimleri yok. Bunun resmi kılıfı ise Rum Hükümetince çok kurnazca hazırlanmış.

Rum Hükümetine göre 1964 yılında Türkler tarafından kaçırıldığı iddia edilen ve o zamandan beridir yaşadıklarına dair herhangi bir iz bulunmayan söz konusu Rumların halen yaşamadıklarına dair resmi bir belge olmadığı için de resmen kayıp diye nitelendirilmiyorlar. İşin ucunda Kıbrıs’ta taraflar arasındaki olayların 1974’de değil 1964’de başladığı gerçeğinin ortaya çıkması var.

Söz konusu 42 kişi, Rum hükümeti tarafından görmezden gelinmiyor, ancak geçmişte bu kayıp Rumlara atıf yapılmasının, Kıbrıs’lı Türkler tarafından istismar edilebileceği korkusu var Rumlarda. Bu gerçekleşirse, KKTC hükümeti 1964 yılında kaybolan Kıbrıslı Türkler konusuna ağırlık verecek ve böylece Kıbrıslı Türklerin, yıllardır iddia ettikleri gibi Kıbrıs sorununun 1974 yılında değil, 1964 yılında başladığı ortaya çıkmış olacak ki, Kıbrıs’ta her şey ters yüz hale gelecek. İşte Rum hükümetinin kendi kayıplarını inkar etmesinin asıl nedeni bu.

Tabii bu senaryo Papadopulos’un marifeti değil. Aslında AKRITAS PLANI kökenli. Tarihe dönüp bakarsanız,  Güney Kıbrıs Rum Yönetimi eski Başkanı Glafkos Kleridis’in ve 11 bakanının, iktidarları döneminde 1964 yılında kayıp olan kişilerin yakınlarını tüm haykırışlarına rağmen kendilerini görmezden geldiklerini ve kayıpların akıbetinin belirlenmesi amacıyla kendilerine gönderilen mektuplara da karşılık vermediklerini ibretle görürsünüz.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • Okunma 117
    1964-74 arasında kayıp Rum yoktur senaryosu için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak- kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-4

    Arşivler

    Son Yorumlar