Rumlar için, uluslararası arenada istediklerini yaptırabildikleri eski günler çoktan geride kaldı.
Hem papaz hem de acımasız bir katil olan Makarios’un, Bağlantısız Ülkelerin Liderliğine oynadığı günlerden kalan politik miras çoktan bitti.
Rumlar, Makarios’un ellerine tutuşturduğu elma şekerini, 1960’lı yıllardan beri yalaya yalaya bitirdiler ve şimdi sadece sapı kaldı ellerindeki o şekerin.
Limasol’dan Hayfa’ya veya herhangi bir İsrail limanına gidecek bir feribota binmek isterseniz, Limasol limanında, yani Kıbrıs Rum Cumhuriyeti toprakları üzerinde, İsrail polisine ayrılmış özel bölgede, İsrail polisince veya İsrail görevlilerince tepeden tırnağa aranırsınız, incelenirsiniz, ...
Rum Cumhurbaşkanları değişse de, Rumların taktikleri ve politik düzenbazlıkları hiç değişmiyor.
Al Hristofyas’ı çal Papadopulos’a.
Sonra da al her ikisini, çal Makarios’a. Geriye Vasiliu, Kyprianou ve Klerides kalıyor. Al bu son üç taneyi, çal diğer üç taneye. Hepsi de aynı kalıptan çıkma. Aynı şeyin soyu.
Hep aynı oyun, hep aynı tezgâh. 1955’den beri geçen 53 yıl hiçbir şeyi değiştirmemiş. Ne tezgâhı, ne de tezgâh sahibini.
Rumların adada barış istedikleri yok. Buna kimse inanmasın.
Onların “Barış” kelimesinden anladıkları ile bizim veya dünyadaki diğer insanların anladıkları “Barış” çok farklı.
Rumların istedikleri “Barış...
Kıbrıs’ta mevcut her iki halkın başkanlarının yapacağı tarihi görüşmenin tarihi kesin olmasa da hangi hafta içinde yapılacağı artık belli oldu.
Bunu saptamak için kâhin olmaya gerek yok. Matematiksel olarak toplantı, Hristofyas’ın Brüksel’den dönmesinden sonra gerekli olan 1-2 günlük hazırlık devresi ertesi olan 16 Mart ile Möller’in adadan ayrılacağı 29 Marttan birkaç gün evvel beraberinde bir grupla 26 Mart’ta ada’ya gelmesi beklenen BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe’nin adaya ayak basmasından evvel olacak.
Möller’in gitmeden evvel Lynn Pascoe ile kapsamlı bir şekilde görüşebilmesi ve rapor sunabilmesi için birkaç gün gerekeceğine göre de, söz konusu tarih...
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın mektubundan Dimitris Hristofyas’ın gıcık aldığı kesin.
Hiç beklemediği anda kalesine gol yemiş gibi hissediyor kendisini Hristofyas.
Daha kendisi Rum tezlerini ve Kıbrıs’ı nasıl ele geçireceğini açıklamadan ve görevlendirdiği yüze yakın personeli gerek AB’de gerekse de BM’de köşe başlarını tutmadan, Kıbrıs’lı Türklerden nasıl bir çözüm istediklerine dair mektubun BM genel sekreterine gitmesi, Hristofyas’ı çılgına çevirdi.
Rum hükümetinin Rum basını kanalı ile etrafa yaydırmaya çalıştığı habere göre güya, BM bu mektuptan hoşnut kalmamış. Her kimse bu BM dedikleri.
Cumhurbaşkanı Talat’ın Ban Ki Moon...