Beşli görüşme

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 23 Kasım 2009 Saat : 12:12


 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı R. T. Erdoğan’în Kıbrıs sorununun çözülmesine yönelik yapıcı bir adım atmak için yapmış olduğu “Beşli Görüşme” çağrısına Hristofyas niye olumsuz yanıt verdi pek de anlamış değilim.


Hristofyas’ın iddiası, eğer “Beşli Görüşme” olursa, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumların siyasi eşiti olacakmış ve bu da kabul edilemezmiş.


Sanki bu önerilen “Beşli Görüşme” ilk defa olacakmış ve Kıbrıslı Türkler de Rumların siyasi seviyesine çıkartılacakmış gibi bir hava yaratıyor Hristofyas.


Belli ki geçmişi ve yapılan toplantıları unutmuş Hristofyas.


19 Şubat 1959 tarihli Londra Antlaşaması beşli yapılmıştı ve varılan antlaşmanın altında da garantör devletlere ilaveten Kıbrıslı Türkler ile Rumların imzaları vardı.


1968 yılında Beyrut’da Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf R. Denktaş ve Rum Cemaat Meclisi Başkanı Glafkos Klerides tarafından başlatılan görüşmelerin 1972 yılındaki aşamasında nihai Antlaşmaya gidilirken, görüşmelere, anayasa uzmanlarıyla birlikte Yunanistan ve Türkiye de katılmış ve görüşmeler bir süre Kıbrıs Türk, Kıbrıs Rum, Türkiye ve Yunanistan arasında eşit seviyede  “Dörtlü” olarak devam etmişti.


Aynı şekilde 1974 Mutlu Barış Harekatının 2.ci safhasından sonra Cenevre’de yapılan “Barış Görüşmeleri”de Rum ve Yunanlıların itirazlarına rağmen “Beşli” olarak yapılmıştı.
 
Daha evvel geçmişte asgari 3 kez yapılmış olan bu tür “Beşli Görüşme”ye Rumların neden “Hayır” dediklerini anlamak çok zor.


Anlıyorum ki, Hristofyas’ın niyeti anlaşma yapmak ve Kıbrıs sorununa çözüm getirmek değil. İpe un sermek ve müzakereleri yapay bir şekilde uzatmak.


Ortada belirgin olan bir tek gerçek var, Rumların adada, Türkler ve Rumlar arasında siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm istemedikleri ve hedeflerinin de Türklerin ortak olmadığı bir devleti Kıbrıs adasının hakimi ve egemeni yapmak.


Çok değil daha bir kaç gün evvel, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, “Güvenlik ve Garantiler” konusunun görüşülmesi aşamasında taraflar olan Kıbrıslı Türkler ve Rumlarla birlikte 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasına göre garantör ülkeler olan Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılımıyla bir toplantı yapılmasının kaçınılmaz olacağını söyledi.


Zaten Garanti ve İttifak Antlaşmasının, 19 Şubat 1959 tarihli Londra Antlaşamasının ve de 2.ci Barış Harekatı sonrası yapılan “barış Görüşmesinin”  altında da garantör devletlere ilaveten Kıbrıslı Türkler ile Rumların imzaları var.


Beşli Görüşmeler ve altında beş tarafın imzalarının bulunduğu Antlaşmalar ilk defa olacak da değil.


Birbaşka gerçek de, Hristofyas Kıbrıslı Türkleri muhatap kabul etse de etmese de,  Garanti ve İttifak Antlaşmasının altında imazaları bulunan İngiltere, Yunanistan, Kıbrıs Rum tarafı ve Türkiye Garantilerin kaldırılmasını, sulandırılmasını veya herhangi değişimi kabul etse bile, Kıbrıslı Türkler 19 Şubat 1959 Londra antlaşmasının tarafı olduğu için, bu değişikliğe “Evet” demedikçe bu antlaşmanın değişmesi olası değil.


Bu gerçek benim vgarsayımım veya uydurmam değil, Uluslararası Hukukun değişmez bir temel kuralı.


Zaten Cumhurbaşkanı Talat da daha dün “Güvenlik ve Garantiler konusunu görüşmeye kalktığımızda, 3 garantörün olmadığı bir toplantı düşünülemez. Konu doğrudan onunla ilgilidir. 2 taraf, 3 garantör bir araya gelmek zorundadır. Aksi halde Garanti ve İttifak Anlaşmaları Kıbrıs sorununun bir parçası değilmiş gibi çekip çıkarmamız lazım oradan. O da aynen kalacak demektir o zaman” diyerek tüm gerçeği yalın bir şekilde ortaya koydu.


Kıbrıs’ın toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve anayasal düzenini güvence altına alan, çözümde son sözü söyleyecek taraflar ve doğrudan yükümlülük sahibi olan üç garantör ülkenin adadaki iki halkın temsilcileri ile bir araya gelip, Beşli toplantı yapmaları son derece normal bir davranış.


Kıbrıslı Türkler bu tür görüşmelerde taraf olamayacaksa kim olacak başka.


İngiltere’siz “Dörtlü” veya üç garantörle birlikte Kıbrıs Türk ve Rum temsilcilerinin katıldığı ”Beşli Görüşme” önerisinin reddedilmesinin Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünü savunanın aslında Kıbrıs Türk tarafı olduğu değil, Kıbrıs Rum tarafı olduğununun en güzel bir ispatı ve göstergesidir.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Anavatan-Yavruvatan nereden çıktı
  • Vize krizi niye çıktı?
  • ABD’nin vize yasağı KKTC’yi kapsamadı … Yurdagül ATUN
  • Rumların akademik ambargosu
  • Vatandaşlıklardan rahatsızlar!
  • Rumların garantisi
  • Kuzey Irak’taki referandum ve KKTC
  • Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
  • Paralı vatandaşlık
  • Prof. Dr. Ata Atun’un yazısı Rusların kitabında
  • Okunma 14
    Beşli görüşme için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar