BM’de değişmekte olan Kıbrıs Politikası

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 11 Haziran 2007 Saat : 7:04


 

Birleşmiş Milletler, 4 Mart 1964 tarih ve 181 sayılı yanlış kararları doğrultusunda belirledikleri Kıbrıs’a bakış açısına, yıllardan sonra ilk defa olarak değişiklik getirmek yönüne gidiyor.

 

Ocak 2007’de görevi eski Genel Sekreterden devralan Ban Ki Moon, yerine ısındıktan sonra, ABD’nin Orta Doğuda sapmalar gerektiren siyasetinin etkileşimi ile Kıbrıs siyasetinde de aynı paralelde değişiklikler yapmak yolunda çalışmalara başladı.

 

Geçtiğimiz hafta içinde toplanan BM Güvenlik Konseyi, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un UNFICYP’in görev süresinin uzatılmasına ilişkin raporunun sunulmasının ardından konuyu görüşmeye başladı.

BM Genel Sekreteri Ban’ın Güvenlik Konseyi’ne sunduğu bu ilk raporunda BM’nin Kıbrıs politikasını adım adım değiştirme yönündeki işaretleri açıkça görülüyor.

İngiltere tarafından hazırlanan karar taslağını görüşülmesi ise gündemin hemen başlarında yer aldı ve görüşüldü.

İngiltere tarafından hazırlanan karar taslağında; BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonuna ve ara bölgenin egemenlik haklarının UNFICYP’e verilmesine değiniliyor.

UNFICYP’in adadaki varlığı konusunun da bu toplantının gündemine getirilmesi, Kıbrıs sorununda hareketlilik sağlanması amacıyla bir baskı unsuru olarak kullanılabileceğini de ima ediyor.

Özellikle Kıbrıs’taki durağanlık dönemine bir süre daha devam etmesine izin verilmesi, ancak Kıbrıs’taki tarafların 8 Temmuz sürecine ait müzakerelerden öze ilişkin görüşmelere geçmemeleri durumunda da, bu sürenin “son tarih” teşkil etmesi düşüncesi BM yöneticilerinde hakim olan görüş.

 

Buna ilaveten UNFICYP’in Kıbrıs’ta uzun yıllardır mevcut olan varlığının artık şüphe altına girdiği iddiası ile de “Kıbrıs konusu ile ilgili taraflara ve konu ile endirekt bağlantılı bir çok yere yönelik uyarı niteliği taşıyan mesajlar” gönderiliyor.

Bu mesajları ile BM,         “Gerektiği anda UNFICYP’i Kıbrıs’tan tamamen çekerim ve Rumlarla Türkleri adada baş başa bırakabilirim” demektedir.

 

UNFICYP’nin adadan ayrılması demek, RMMO’nun muhatabının GKK olacağı demektir. Bundan böyle tüm sınır ihlalleri, sınır ile ilgili olaylar ve suçluların iadesi konularında, masada RMMO temsilcisi ile GKK temsilcileri karşı karşıya oturacak ve kendi sorunlarını kendileri çözmek zorunda kalacaktır demektir.

 

Bu nedenle de Güvenlik Konseyi’nde UNFICYP’in görev süresine ilişkin karar tasarısı üzerinde gerçekleştirilecek görüşmeler, “BM’nin politikasının adım adım değişmesi” niteliğini taşımakta ve Rumların korkulu rüyası olan “Siyasi Eşitlik” ilkesinin kapısını açmak tehdidini de açıkça taşımaktadır.

 

Güvenlik Konseyi Toplantısındaki görüşmelerde 8 Temmuz anlaşmasının hemen uygulamaya konulması çağrısı yapılırken,  Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun da kaldırılması konusunda, BM Genel Sekreteri’nin raporuna değinildi.

 

Seriler halinde devam edecek olan GK toplantılarında Annan Referandumu sonrasındaki gelişmeler ve bugünkü koşullar göz önüne alınarak Kıbrıs sorununun çözüm perspektifine ilişkin kararlar alınması olasılığı bayağı yüksek gözüküyor.

 

Gelecek hafta tekrar toplanacak olan Güvenlik Konseyinde, BM genel Sekreterinin Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların kaldırılması konusuna değindiği raporuna ilişkin Fransa ve Rusya’nın itirazlarının yumuşayabileceği veya tümden geri çekilebileceği de bir olasılık.

 

Olayların bu doğrultuda gelişmesi durumunda,  KKTC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması ve uluslararası toplumun KKTC ile ilişkiler kurması konularının gündeme getirilmesi söz konusu olacak.

Bu gelişmenin ikinci aşaması da UNFICYP’in adadaki varlığının veya gerekliliğinin tartışılması ve BM’nin Kıbrıs sorununa bakış açısının tekrar saptanması olacak.

 

Güvenlik Konseyi’nde KKTC’nin AB ile Doğrudan Ticaret yapması konusunun görüşülmesi ve bu konuda Güvenlik Konseyinde oluşacak olumlu izlenim bir olasılıkla AB’yi de etkileyip, konu hakkında daha etkili olmasını sağlayacaktır.

 

Güvenlik Konseyi genel uygulamalarının dışına çıkarak, yaz aylarında, büyük olasılıkla da gelecek ay, Kıbrıs sorununun bugünkü durumu ile çözüm perspektiflerini ele alacağı bir toplantı gerçekleştirebilir.

********

KKTC hükümetinin, belirli yaşın üstündeki arabaların DEM’e  teslim edilmesi karşılığında alınacak yeni araca belirli bir muafiyet sağlanacağı konusundaki  kararını kutlarım. Bu konuda, 12 Mart 2006 tarihinde Halkın Sesi gazetesinde yayınlanan Araba ithali kısıtlanıp, yaşlı araç SAHİPLERİNE İTHALAT muafiyetİ verilmeliDİR  başlıklı yazımda, konuya değinmiş ve hem ekonomimize hem de trafik sorununa yapacağı katkılardan bahsetmiş, bu konudaki önerimi yapmıştım.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • İsrail’in ABD vesayeti
  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • Okunma 14
    BM’de değişmekte olan Kıbrıs Politikası için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 kktc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-

    Arşivler

    Son Yorumlar