BM’nin KKTC Kalkınma Kredisine Rum itirazı

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 17 Ocak 2006 Saat : 2:23


 

Bu güne kadar KKTC’ye kalkınabilmesi için tüm olanakları sağlayan ve elinden gelen her katkıyı yapan Türkiye Cumhuriyeti oldu. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da Ana vatana minnettarız.

En azından Kalkınmayı programlayan ve yöneten bir kurumun, KKTC Kalkınma Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı olmam nedeni ile bu konuyu en iyi bilenlerden ve en çok takdir eden kişilerden birisiyim.

BM’nin KKTC’ye Kalkınma fonu ayırması Rumların çok tepkisini çekti ama gerçekte de çok geç kalınmış bir karardı bu.

BM acımasız bir şekilde, KKTC’nin hayat borusunu kesen 541 ve 550 numaralı kararları alırken zil takıp oynayan Rumların, aynı BM’nin Kalkınma Programı’nın (UNDP) KKTC için bir kalkınma fonu tahsis etme kararını duyunca tepki göstermesi ve protesto etmesi çok doğal.

Kıbrıs’lı Türkleri kendi azınlık tabaları olarak gören ve hiçbir  hakka sahip olmasını istemeyen Rumların, dünyadaki diğer ülkelerin kendileri ile birlikte daha da artan bir şekilde ekonomik ambargoyu sürdürmelerini beklerken aniden UNDP’nin Kalkınma Programı içinde KKTC için fon kurmasını kabullenmelerini beklemek çok safdillik olur.

UNDP Paris sözcüsünün geçen gün, KKTC’yi kalkındırmak için kurulan fonun amacının, “Kıbrıs Türklerinin ekonomik açıdan kalkındırılması, Kıbrıs Rumlarının ekonomisiyle kendilerini ayıran uçurumun ortadan kalkmasına yardımcı olması ve Kıbrıs sorununa bulunacak bir çözümde üzerlerine düşecek bedeli karşılayabilmeleri” olduğunu söyleyerek bu konudaki kararlılıklarını bir kere daha ortaya koydu.

Zaten kararlılık demek de çok yanlış olur. Konu Genel Sekreterlik düzeyinde ele alınmış ve ilgili komisyonların KKTC’ye gönderdiği araştırma (fact finding) ekibinin hazırladıkları raporlar doğrultusunda da Fon kurulmasına karar verilmiştir.

Ben artık, Rumlar ne kadar itiraz ederlerse etsinler bu kararın değişeceğini pek sanmıyorum.

24 Nisan 2004 Referandumunda “Hayır” diyen Rumlara karşı duyulan tepkiler bazen diplomatik yolla bazen de bu tür uygulamalarla ortaya konmaktadır.

BM Kalkınma Programının (UNDP), Kıbrıslı Türkler ile Rumlar arasındaki ekonomik dengesizliği ortadan kaldırmak amacıyla kurduğu bu fon Avrupa Birliği ile ortaklaşa alınan bir karar ile tam bir uyum içinde ve bir ortaklık şeklinde oluşturuldu. Bu Kalkınma Fonu, AB kurumlarının da katkılarıyla oluşturulacak ve Kıbrıslı Türklere doğrudan ve belirlenmiş konularda teknik destek verecek. Bunun için BM’ye üye ülkeler ve özel kurum ve kuruluşlara da mali yardım çağrısı yaptılar.

Tabi geçmiş tarihimizi çok iyi bildiğim için Rumların böyle bir fona itiraz etmeleri bana çok garip geliyor. Yıllarca bize ait paraları bize tek bir kuruş dahi vermeden tepe tepe kullandıktan sonra nasıl olur da hala daha itiraz ederler bir türlü anlamıyorum.

1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra, yeni ve genç bir devlet olan ve sömürge idaresinden, kendi kendini yönetmeye ve yeterli olmaya geçiş yapmış bulunan Kıbrıs Cumhuriyeti, kalkınmak amacı ile baş vurduğu Birleşmiş Milletler’den ve Dünya (Kalkınma) bankasından aldığı kredileri, Kıbrıs anayasası uyarınca yüzde yetmişini Rum yatırımcıya ve yüzde otuzunu da Türk yatırımcıya vermesi gerekirken bu kurala bilerek ve isteyerek uymamış ve 1974 yılına kadar tüm bu kredileri sadece ve sadece Rum yatırımcılara vermiştir.

Hele özellikle uygulamaya koydukları Akritas Planı uyarınca 1963 yılında Kıbrıs’lı Türkleri gettolara tıkıştırdıktan ve korkunç bir ambargo altına soktuktan sonra Kıbrıs Cumhuriyetine verilen bu kredilerin Türklere ait olan yüzde otuzluk dilimini, Rum yatırımcılara yüzde sıfır faizle, yanlış duymadınız rakam ile yazılımı %0 şeklinde olan faiz ile 20 yıl vadeli olarak vermiş ve Maraş’ın bir anda oteller ve turizm şehri olmasını sağlamıştır. Bize ait ve bize verilmesi gereken paralardı bunlar.

O dönemde yanlarında İnşaat Mühendisi olarak çalıştığım şirketlerin Rum sahipleri bu ayrıcalığı böbürlene böbürlene anlatmakta ve Türklerin hakkını yemekten çok büyük ve tarif edilmez bir zevk almaktaydılar. Adeta bunu milli bir görev addediyorlardı.

Aradan sadece ve sadece 31 yıl geçti ve şimdi 1961 yılında planlanan ve 1963 yılında yürürlüğe konan AKRİTAS planının mimarı olan Tasos Papadopulos Rum Yönetiminin Cumhurbaşkanı ve BM’nin bir kuruluşu olan UNDP’nin bu girişimini kışkırtıcı buluyor ve Kıbrıs adasının tek ve yegane ağası olmaları hasebi ile böyle bir karar için kendilerinden izin alınması gerektiğini söylüyor.

Peki, bizim yakın tarihimizde 14 yıl boyunca bize ait kredileri kendi yatırımcılarına tepe tepe kullandıran bu aynı insanlara ve bu mentaliteye biz artık nasıl güvenelim. Lütfen biri çıksın ve bana söylesin.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Aramızdaki omurgasızlar
  • Son fırsat masalı
  • İndirilebilir Kitaplarım – Downloadable Books
  • Kıbrıs’ı silah atmadan ele geçirmek
  • Yasal müdahale ve bizleri kurtarmak, işgal mi?
  • Hıyanet sözcüleri ABD’den bildiriyor! … Yurdagül Atun, KKTC
  • Rumların UNFICYP Korkusu
  • Tarihten gelen bir kartvizit
  • Çözüm zor, yasaklamak kolay
  • Rum tarafında mali kriz kapıda
  • Okunma 37
    BM’nin KKTC Kalkınma Kredisine Rum itirazı için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak kktc-bayrak kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-3

    Arşivler

    Son Yorumlar