Bolonya Süreci dünyanın sonu mu?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 21 Mayıs 2007 Saat : 2:20


 

Tabiî ki değil.

Londra’da yapılan toplantıda, KKTC’deki üniversitelerin Bolonya sürecine dahil edilmemesi, üniversitelerimizin sonunu mu getirecek.

Hayır getirmeyecek.

 

Türkiye 1982’de YÖK’ü kurarak, ABD 19.cu yüzyılda ve Çin, Hindistan, Avustralya, Brezilya ve Arjantin gibi geniş kara parçası üzerine kurulu ve onlarca üniversitesi olan ülkeler de, Bolonya Süreci benzeri çalışmaları 20.ci yüz yılın ortalarında yaparak, kendi üniversiteleri arasındaki denklik, müfredat, derecelendirme ve işbirliği sorununu çözmüşlerdir. Şimdi sıra AB’ye gelmiştir. AB’de kendi içindeki değişik ülkelerde bulunan üniversiteleri ve eğitim sistemini YÖK benzeri ortak bir yapıya bağlamak zorunda kalmıştır. İşte bu çalışmaya Bolonya Süreci adı verilmiştir.

 

Bolonya Süreci’nin hedefi;

  • Kalite güvencesinin sağlanması,
  • Mezuniyet dereceleri için ortak bir yapıyı oluşturmak,
  • Karşılaştırılabilir, birbiri ile uyumlu derecelerin (notların) uygulanması,
  • İşyükü, kademe, program (müfredat) ve profil içeriklerinin eşitliği,
  • EHEA + ERA= Europe of Knowledge, Bilimin Avrupası’nın oluşturulması,

(üretilen bilginin topluma katkısının sağlanması)

  • Yüksek öğretimde Avrupa Boyutunun öne çıkarılması,
  • Karar alma mekanizmalarına öğrenci katılımının sağlanması,
  • Avrupa Yüksek Öğrenim Alanının cazip hale getirilmesi,
  • Yaşam boyu eğitim olanaklarının desteklenmesi,
  • EUA, EURASHE (European Association of Institutions in HE), ESIB’in

çalışmalarının dikkate alınması,

 

Özetle, Avrupa Komisyonu’nun, Avrupa içinde, ülkelerarası ve ülkelerin kendi içlerinde var olan sorunlara çözüm getirmek için geliştirdiği bir ilkeler dizisi veya daha da kısa bir tanımla, Avrupa içindeki üniversiteleri öğretim ve öğrenme ortaklıklarına yönelten uygulamalar dizisi de denilebilir Bolonya Sürecine.

 

Bolonya Süreci içinde yer alan İzleme Grubu üyesi ülkeler;

Almanya, Andora, Arnavutluk, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Kıbrıs Rum Kesimi, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Moldova, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Sırbistan ve Karadağ, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna, Vatikan, Yunanistan’dır.

Avrupa Komisyonu da Takip Grubunda oy hakkı ile üyedir.

 

Bolonya Süreci’nin, üye ülkelerle birlikte çalışmayı ve onların yaşam tarzları ile kültürlerini tanımayı doğurduğu ve hedeflediği bir gerçek. Bu kültür içinde bulunmak ve faaliyet göstermek, KKTC’de de yeni eğilimlerin oluşmasını da sağlayabilirdi. Bunu kaybettik mi? Tabiî ki Hayır. Bolonya Süreci içinde olsak da olmasak da üye ülkelerle işbirliği her zaman olacaktır.

 

Halkımızın en çok merak ettiği,  KKTC üniversitelerince verilecek diplomaların tanınıp tanınmayacağı konusunun yanıtı ise Bolonya Sürecinin, diplomalarımızın tanınıp tanınmaması ile hiçbir ilgisinin olmadığı ve Bolonya Sürecinin içine kabul edilmediğimiz Londra toplantısı sonrasında da Diplomalarımızın eskiden olduğu gibi her ülkede geçerliliğini sürdürdüğüdür.

 

Yukarıdaki yazdığım Bolonya Sürecine katılan ülkeler listesine bir bakın lütfen. Bu listede ABD, Rusya, Çin, Japonya, Singapur, Avustralya, Arjantin Brezilya, Hindistan ve benzeri ülkeler var mı?

Hiç biri yok.

Bu ülkelerin isimleri listede olmadığı için bu ülke üniversiteleri tarafından verilen diplomalar geçersiz mi olacak. Tabiî ki hayır.

YÖK’ün KKTC üniversitelerine vermiş olduğu denklikten dolayı KKTC’deki tüm üniversitelerin diplomaları, Avrupa başta olmak üzere, dünyanın her ülkesinde hem tanınmaktadır hem de geçerlidir.

Mezunlarımız bu diplomalarla hem Avrupa’da iş bulabileceklerdir hem de üniversite üstü eğitimlerine devam edebileceklerdir.

 

Yani kısa ve öz olarak, Bolonya Sürecine girememekle şimdilik kaybına uğratıldığımız sadece 45 üye ülkedeki üniversitelerle daha yakın bir işbirliği ve öğretim ve öğrenme ortaklıklarına yönelten uygulamalardır.

 

Zaten KKTC Meclisinden geçirilen ve geçirilecek yasalarla Bolonya Süreci’nin alt yapısı hazırlanmaktadır. Gerçekte Bolonya Süreci’ne uyumluluk, tek taraflı olsa da başlatılmıştır.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Dolara bağımlılıktan kurtulabilir miyiz? … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Krize Rum formülü … Dr. Yurdagül ATUN
  • YALVAÇ’TA 8 ASIRLIK GELENEK: PAZARIN BEREKET DUASI … Dr. Yurdagül ATUN
  • Hani 21. yüzyılda garantörlük yoktu
  • Oyunlar Kıbrıs üzerine
  • KKTC-TC Savunma İşbirliği Anlaşması
  • Güney Kıbrıs’ın çarpık ilişkileri
  • ABD ve İncirlik Üssü
  • Aramızdaki omurgasızlar
  • Son fırsat masalı
  • Okunma 32
    Bolonya Süreci dünyanın sonu mu? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar