Çözüm Çerçevesi Belli

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 22 Haziran 2008 Saat : 12:12


 

Kıbrıs sorununun çözüm zemini çok önceden üzerinde anlaşmaya varılmış ve açıklanmıştır. Çerçeve bellidir.


Bu zemin 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmaları ile oluşmaya başlamış,  daha sonra da bir dizi BM Güvenlik Konseyi kararları ile konuşulanlara açıklık getirilmiş ve çerçeve belirginleştirilmiş. Şimdi uluslararası toplum, önünde duran bu zeminde ve çizilen çerçevede ısrar etmektedir.


Zaten ortada başka bir alternatif de yok. Ama yaratılamaz diye bir kural da yok.


Birkaç gün evvel adayı ziyaret eden BM Genel Sekreterinin Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Lynn Pascoe, Kıbrıs sorununu BM’nin özel temsilcilerinin hazırladığı resmi raporlardan ve yarım yüzyıldır Güvenlik Konseyinde yapılan açık tartışmalardan takip ettiğinden sadece teorik olarak biliyor. 


Bu nedenle de açıklamasında resmen “Kıbrıs’ta yorumlar ve kavramlar oyunu oynanmaktadır” diyerek, sıkıntısını ortaya koydu.



1968’de başlayan ve 40 yıldır sürmekte olan görüşmeler sürecinde oluşan “BM Kıbrıs Müktesebatı”nın içeriği 1997-79 Doruk Antlaşmaları, çeşitli müzakereler, müzakereler sonrası Güvenlik Konseyine sunulmuş Genel Sekreterin Raporları ve Güvenlik Konseyi tarafından alınan kararların içinde açıklığa kavuşturulmuş tanımlar ile belirlenmiş ve bu sürecin sonunda bir çerçeve çıkmış ortaya.


Bu çerçevenin içindekileri bir araya getirebilmek için Genel Sekreterin 8 Mart 1990 tarihli S/21183 sayılı raporu, Güvenlik Konseyinin aldığı 649 (1990) sayılı 12 Mart 1990 tarihli kararı, BM Genel Sekreteri Boutros Boutros Ghali’nin Güvenlik Konseyine sunduğu 3 Nisan 1992 tarihli S/23780 numaralı raporu ile 18 Haziran 1992 tarihinde hazırladığı  “Gali Haritası” ve “Gali Çözüm Planı”nı (fikirler dizisi) ve 10 Nisan 1992 tarihli 750 sayılı Güvenlik Konseyi kararını, derinlemesine etüt etmek gerekiyor.


Çözüm çerçevesini, çeşitli zamanlarda bir bütünü oluşturacak parçalar halinde mutabakata varılmış, aşağıdaki kavramlar oluşturuyor.
1. Kıbrıs adası, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin ortak evidir.
2. Aralarındaki ilişki çoğunluk-azınlık ilişkisi değil, Kıbrıs devleti içindeki iki toplumun ilişkisidir.
3. Devlete katılım iki eşit zeminde olacaktır. (zemin, devlet veya eyalet olabilir)
4. Varılacak olan çözüm, iki toplum tarafından mutabakata varılan ve kabul edilecek olan karar olmalıdır.
5. Bu karar, her bir toplumun kültürüne, dinine, sosyal ve dil yapısına saygılı olmalıdır.
6. Çözüm, Kıbrıs’ın hükümranlığını, bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını temin etmelidir.
7. Bir başka ülke ile bir bütün veya kısmen birleşmek veya adanın bölünmesi veya toplumlardan birisinin Federal yapıdan ayrılması olanaksızdır.
8. Anayasal açıdan iki toplumlu ve bölgesel açıdan iki kesimli bir Federasyon kurulacaktır.
9. Federasyonun iki kesimliliği çok net bir şekilde tanımlanmalıdır.
10. Devletin bütünlüğü garantilenmelidir.
11. Federal hükümetin yetkileri ve görevleri, iki toplumun etkin katılımını sağlarken, hükümetin de etkin görev yapmasını sağlamalıdır.  
12. Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında sayısal eşitlik değil, politik eşitlik olacaktır.
13. Tarafların devlette etkin katılımları olacaktır. (7:3 veya 2:1 gibi belli oranlarda)
14. Halkın temel hakları olan üç özgürlük ile politik, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar korunmalıdır.
15. Her iki toplumun güven içinde olmasını sağlayıcı hazırlıklar üzerinde mutabakata varılmalıdır.
16. Göçmenlerin sorunu her iki toplumun çıkarları gözetilerek çözülmelidir.
17. Her iki toplumun yarar göreceği dengeli bir ekonominin yaratılmasının yöntemi geliştirilmelidir.
18. Geçiş dönemi hazırlıkları halledilmelidir.
19. İki kısımlı Parlamento olacaktır. (Alt Meclis 70-30 oranında, üst meclis 50-50 oranında)
20. Bakanlar Kurulu 7:3 oranında olacaktır. Üç önemli bakanlıklardan biri Türklerin yönetiminde kalacaktır.
21. 1960 anayasasında belirtilmeyen askeri güçler ada dışına gidecektir. (TSK kastedilmektedir)
22. Tek bir bağımsız devlet olacaktır.
23. Bu devletin tek bir hükümranlığı olacaktır.
24. Tek vatandaşlık olacaktır.
25. Karasal bütünlük sağlanacaktır. (iki ayrı devlet olmayacaktır)
26. İki kesimlilik olacaktır. Her bir devlet (eyalet) bir toplum tarafından yönetilecektir.
27. Her devlette (eyalette) toplumlardan bir tanesi çoğunlukta olacaktır. Bu devlette (eyalette) toprağın yarıdan fazlası da bu topluma ait olacaktır.
28. 1960 Garanti ve İttifak antlaşması yürürlükte kalacaktır.
29. Türk ve Yunan alayları vardıklarını sürdürecekler ve eşit sayıda olacaklardır.
30. Çözüm Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilirse, KKTC, Federasyonu oluşturacak kurucu devletlerden bir tanesine dönüşecektir. (Benim öngörüm)
31. Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Anayasasını yeni Federal yapıya göre değiştirecek ve Türk Kurucu Devleti buna katılacaktır.  (Rumların BM Genel Sekreterine yaptığı yazılı teklif)    


İşte yıllar boyu biriken ve 30 ve 31.ci maddeler hariç, BM Güvenlik Konseyinden çıkan kararlarla belirlenmiş olan Müzakere Çerçevesini oluşturan maddeler bunlar.  


Bu çerçevede, müzakereler değil 2008 yılı içinde, benim hesaplamalarıma göre Milletvekili seçimlerinin olağan tarihi olan 2010 Şubatında yapılacağı varsayımına göre son gün çizgisi olan Ekim 2009’a kadar bitmesi bile olası değil.


Bu günlerde yapılan kamuoyu yoklamaları, KKTC vatandaşlarının, KKTC’nin lav edilmesini ve TSK’nın adayı terk etmesini kabul etmediğini net olarak ortaya koymaktadır. Bu olmazsa olmaz ana konulara ilaveten yukarıda belirtilen maddelerin en az birkaç tanesini daha KKTC vatandaşlarının reddedeceği aşikârdır.


Bu günkü koşullara göre Talat ve Hristofyas arasında başlatılacak olan kapsamlı müzakerelerin sonunda her iki tarafın kabul edeceği bir anlaşmanın çıkması çok uzak bir olasılık olarak gözükmektedir.


Müzakerelerin eninde sonunda çıkmaza gireceği kaçınılamayacak bir akıbet olacaktır.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
  • Okunma 10
    Çözüm Çerçevesi Belli için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-

    Arşivler

    Son Yorumlar