Deniz Suyunu Arıtma Beni Korkutuyor

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 11 Mayıs 2008 Saat : 12:12


 

Khawla AbdulMohsen Al-Shayji adlı bir öğrencinin Virginia Polytechnic Institute’a sunduğu Doktora tezinde atalarımızla gururlanacağımız bir bilgi var . Bu bilginin “Jeddah: A portrait of an Arab town,  Bir Arap Kentinin Portresi: Cidde” adlı kitapta da bulunduğu belirtilmektedir.

Söz konusu tezde yazılanlara göre 1907 yılında “Modern deniz suyu arıtma tesisleri ilk defa Türkler tarafından Cidde’ye kurulmuş ve 1928 yılına kadar şehre mütevazı miktarda içme suyu sağlamış. Bu tesis 1940’lara kadar faaliyette kalmış, Fatıma vadisinden getirilen su Cidde’ye ulaştığında da tesis müzeye dönüştürülmüş.”

Kitaptaki varsayıma göre Osmanlılar tarafından 1800’lerin sonuna doğru kurulan bu tesiste büyük bir olasılıkla, deniz suyu önce ağzı sıkı sıkıya büyük bir kazanda kaynatılmaktaydı ve oluşan buhar da borularla soğutulmuş kazanlara aktarılarak damıtılmaktaydı.  Tuz sıcak kazanın dibine çökerken, diğer kazana aktarılan buhar iyi suya dönüşüyor ve üzerinde varilden yapılmış tankların bulunduğu arabaları çeken binek hayvanlarıyla şehre taşınıyordu.


Çağımızın en son teknolojilerine göre deniz suyunu tuzundan arındırmak için daha değişik iki yöntem uygulanıyor.

Suya basınç uygulayıp içinden metan gazı pompalamak yöntemlerden biri. Suyun yüzeyinde hemen, metan ve su moleküllerinden oluşan kristaller beliriyor. Bu kristalin yapısı yalnızca su ve metan moleküllerini barındırdığından, tuz geride kalmış oluyor. Kristalleri ayırıp erimeye bırakmak ve metan gazı buharlaşırken, oluşan saf suda bir başka kapta toplanıyor.


Diğer yöntem ise, ‘ters osmozis’ düzeneği. Bu yöntemde tuzlu su, yarı geçirgen olan, yani çözücüyü geçirip de çözüleni geçirmeyen bir zar üzerinden, (düşük yoğunluktaki bir bölgeden daha yüksek yoğunluktaki bölgeye doğru difüzyon) geçirtilerek içilebilir hale getiriliyor.
Her iki yöntemde de atık oluşuyor.


Gazimağusa’da deniz suyunun arıtılarak içme ve kullanma suyu elde edilmesi için günde 5 bin metreküp kapasiteli bir su arıtma tesisi kuruluyor. İhalesi bitti ve imzalandı.

Bafra sahilinde ise, günde 8 bin ton kapasitede su arıtan Bafra Tatil Köyü ve Bölgesi Deniz Suyu Arıtma tesisi hayata geçirildi.

Her iki tesis de, Akdeniz’den çekilen ve tuzluluk oranı 38 bin ppm olan deniz suyunu  228 ppm’e düşürerek içilebilir su haline dönüştürüyor. Zaten Bafra’daki çalışmaya başladı bile.

Sahillerimizdeki deniz suyunun özgül ağırlığı 1,035000 gr/cm3. İçilebilir hale dönüştürülen suyun özgül ağırlığı ise 1,000228 gr/cm3. Yani her 1 cm3 (yaklaşık 1 gr) içilebilir su için 0.034772 gr atık ortaya çıkmaktadır. Veya her 1 ton (yaklaşık 1 m3) için 34.772 kg atık. 


1 m3 içilebilir su elde etmek için yaklaşık olarak denizden 4 m3 su çekilmekte ve 3 m3 atık su elde edilmektedir. Bu atık suyun yoğunluğu 1.04659 gr/cm3 dir.  

Bu atık sular asla septik kuyulara verilemez. Verilirse yeraltı sularımızı kirletir,  çevreye zarar verir, kirlilik yaratır ve ekolojik dengeyi bozarak yöreyi çölleşmeye doğru götürür. Bu nedenle atık su tek çare olarak akıntı yönüne göre denize bırakılır.


Sadece Mağusa ve Bafra’da günde 13 bin ton su bu tesislerde arıtıldığına göre, her gün denize yaklaşık 40,000 ton, ayda 1,200,000 ton ve yılda da 14,400,00 ton, özgül ağırlığı 1.04659 gr/cm3 olan, yani çok yoğun ve kirli bir atık su bırakılmaktadır.   

Zaman içinde bölgemizde deniz kirliliğinin oluşacağı kesindir.

20.ci yüzyılın başında sınırsız sayıda üretilen motorlu araçlar nasıl kirlenilmez zannedilen havamızı kirlettiyse, şimdi de sıra denizden su arıtma ile denizlere geldi. Bu yöntem acımasızca ve vahşi bir şekilde uygulanırsa 21.ci yüzyılın sonuna doğru denizlerde içinde yaşanamaz derecede kirlenmiş olacaktır. Şimdiden bunun tedbiri alınmalıdır.


Sıcak havalarda klimalar çalışırken, soğurma nedeni ile oluşan temiz su yöntemi örnek alınarak, özellikle Girne ve Mağusa’da çok yoğun ve rahatsız edici düzeyde olan havadaki nemin içme suyuna dönüştürülmesi gerçekleştirilebilirse, denizlerimizi ve çevreyi kirletmeden içme suyu elde etmek olanağı yaratılabilir.

Diğer yöntemler ise çok ürkütücü ve korkutucu.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • İsrail’in ABD vesayeti
  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • Okunma 66
    Deniz Suyunu Arıtma Beni Korkutuyor için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-2

    Arşivler

    Son Yorumlar