Hristofyas Da Mutasyona Uğradı

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 5 Mayıs 2008 Saat : 12:12


 

Benim son 4 yıldır yakından tanıdığım Hristofyas böyle değildi.


Doğruya doğru, eğriye eğri diyen biriydi. Pek de kıvırmayı sevmezdi.


1963-74 yılları arasında Rum ağabeyleri tarafından Kıbrıs’lı Türklere yaşatılan “Karanlık Günleri”, katliamları ve soykırımı da bilirdi. 


Demek “Pire hikayesi” misali, koltuk da, insanı sağır ediyormuş.


Hikaye bu ya, bilim adamının biri pireler ile ilgili bir araştırma başlatmış ve “zıpla” deyince zıplamayı, “yürü” deyince yürümeyi, “yuvarlan” deyince de yuvarlanmayı öğretmiş. Zıpla deyince yerden bir karış yukarı zıplıyormuş bizim pire. Araştırmasının ikinci bölümünün konusu ise pirenin duyma yetenekleri imiş. Bir sürü testten sonra, pirenin ön ayağının birini koparmış ve pireye “zıpla” demiş. Pirecik zar zor zıplamış ama eskisi kadar yükseğe değil. Bir tane daha ayak koparmış ve gene “zıpla” demiş. Pirecik bu sefer gene zıplamış ama yerden iki parmak yukarı çıkabilmiş ancak. Bir ayak daha koparmış ve zıpla demiş. Pire zar zor, ıhlaya puflaya zıplamış. Ancak 1 parmak yükselebilmiş. Araştırmacı son ayağı da koparmış ve pireye zıpla demiş. Pirede hareket yok. Sesini yükseltip bir daha zıpla demiş. Gene pirede hareket yok. Bu sefer komut değiştirmiş ve “yürü” demiş. Bakmış pirede hareket yok. Son deneme olarak “yuvarlan” demiş. Pire hiç kıpırdamamış. Ve bilim adamı defterine deneyin sonucunu yazmış… “Pirelerin ayakları kesilince, duyu yeteneklerini yitirip sağır olmaktadırlar.”       


Hristofyas’ın sözcüsü Stefanu’yu da son gördüğümde daha Hristofyas seçilmemiş, kendisi de sözcü olmamıştı. Hafif düzeyde geçirdiği beyin kanamasını atlatmış ve klinikten çıkmıştı. Slovak elçiliğinde bir toplantı yapmıştık.


O da, aynen Hristofyas gibi, koltuğa oturmadan önce Türklerle her tür işbirliğine hazır olduğunu beyan edip, Türklerin eşit statüde olacağı bir devlet hayal ettiğini dile getiriyordu.


Anlaşılan  “Pire hikayesi” bizim Stefanu için de geçerli olmuş.
    
Artık kulakları sağırlaşmış olan bizim Hristofyas, Rus ITAR TASS Haber Ajansı Gn. Md. Vitali İgnatenko’yu ve Rusya Federasyonu Üst Meclis Senatörlerinden Ralif Safin’i, Cuma günü Rum Başkanlık Konutu’nda kabul etti.


Rusya’ya şükran ve teşekkür faslından sonra görüşmeler hakkında bilgi verdi ve sözlerini “Kıbrıs, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için ortak bir evdir. Özgür ve yeniden birleşmiş bir Kıbrıs için mücadele ediyoruz” diye bitirdi. Demek ki bizim Hristofyas son zamanlarda hem sağır olmuş hem de hafıza kaybına uğramış. Maalesef daha yeni haberim oldu. Vah vah.


Madem bu Kıbrıs bizim ortak evimizdi, ne diye 1963’den 1974’e kadar evlerimizi, köylerimizi yakıp yıktınız, adada yaşamı bize zindan ettiniz. O zamanlar Kıbrıs ortak ev değildi de, koşullar 1974’de değişince ve Türkiye bizi bağrına basıp, kanatları altına alınca mı aniden “Ortak ev” oluverdi.  


Sonra da Hristofyas ve sözcüsü Stefanos, Cumhurbaşkanı M. A. Talat’a yönelik “uyarı ve sert eleştirilerde” bulundukları ortak bir açıklama yaptılar.


Açıklamalarında, Türkiye’den gelen kardeşlerimizi kastederek “Kolonizasyon bir savaş suçudur ve Kıbrıs sorununun çözümüyle birlikte, kolonizasyona son verilmelidir. Yıllardan beridir Kıbrıs’ta cereyan eden ve Kıbrıs halkının ve özellikle Kıbrıslı Türklerin demografik niteliğini değiştiren bu mesele tatmin edici şekilde çözülmelidir” diyerek, “KKTC vatandaşlarının tümü adada kalacaktır. 30-40 yıldır KKTC’de yaşayan insanların statüsü tartışma konusu değildir” diyen Talat’ı hem tehdit ettiler hem de güya yanıtladılar.


Hristofyas-Stefanu ikilisine göre 1974’den sonra adaya Türkiye’den 120 bin kişi gelmiş ve yerleşmiş, Kıbrıs’lı Türklerin ise 55 bini başka ülkelere göç etmiş ve sayıları 85 bin kalmış.       


Adadaki demografik yapıyı kendilerinin bozduğunu, 1964 yılında RMMO kuruluş kararı Bakanlar Kurulundan geçirilirken, RMMO’da görev yapan tüm Yunan vatandaşlarının aileleri ile birlikte otomatikman Kıbrıs Rum Cumhuriyeti vatandaşı olacaklarını, bu nedenle de 1 Mayıs 2004 tarihinde AB’ye girerken aradan geçen 40 yılda yaklaşık 100 bin tane Yunanlıya vatandaşlık vermiş olduklarını ne çabuk unuttular.


Ya Papadopulos’un telgrafında belirttiği gibi Türkleri 45 dakikada temizlemek için Yunanistan’dan getirttikleri 20 bin kişilik tepeden tırnağa silahlı Yunan Tümenini nasıl oldu da unutuverdiler.     


Hadi bunları unuttular diyelim, Kıbrıs’ta Pontuslu olduklarını iddia eden 70 bin Gürcünün, 15 bin Hıristiyan Lübnanlının ve 30 bin Rus’un ne işi var.


Hani eşitlik ilkesi vardı.


Hani Rumların ağızlarında düşürmedikleri, 2 toplumlu, 2 bölgeli Federal Devlette Türklerin eşit hakları olacaktı.


Rumların “230 bin tane yerleşiği” yasal olarak kabul edilecek ve adada kalacak ama benim Türkiye’den gelmiş ve 1974 sonrası güneyde doğmuş her Rum’dan daha fazla Kıbrıslı olan KKTC vatandaşı kardeşlerim, gayrı-yasal statüye sokulacak, kolonizasyonla suçlanacak ve geri gidecek.


Bizden, 1963-74 arasındaki katliamları unutmamızı, Türk askerinin geri gitmesine ve Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılmasına da “evet” dememizi bekliyorlar. Anlaşılan Rum politikacılar kötü bir hafıza kaybına uğramışlar.
        
Görüşmeler hikâye. Bir şey çıkacağı yok. Çıksa da ertesi gün bozulacak, aynen 1963’de olduğu gibi. En iyi çözüm komşu komşu yaşamak olacak bu güzel adada. Gerisi, tam Kıbrıs Türkçesi ile “fasa fiso”.


Ben de bir bilim adamıyım ya, her ne kadar bilim dalım farklı olsa da, Rum politikacılarla yaptığım tüm bu iletişim ve deneysel görüşmelerden sonra ben de bir sonuca vardım artık. “Rum politikacılar koltuğa oturunca hem sağır oluyorlar hem de hafıza kaybına uğruyorlar”.


Aynen böyle.


Camlayıp masamın karşısındaki duvara asacağım.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Okunma 11
    Hristofyas Da Mutasyona Uğradı için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-3 Şehitlerimiz-1

    Arşivler

    Son Yorumlar