Kaybeden Biz Olduk

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 17 Mayıs 2015 Saat : 8:55


 

Kıbrıs’ta Cuma günü yapılan liderler arasındaki ilk görüşmede, kaybeden taraf ve boşu boşuna taviz veren taraf biz olduk maalesef.

 

Liderlerin “Güven Yaratıcı Önlemler” çerçevesinde aldıkları karara göre, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye veya da KKTC’den Güney Kıbrıs’a kara sınır kapılarından yapılacak geçişlerde artık adına vize kağıdı denilen “Giriş-Çıkış Belgesi” bir diğer adıyla “Geçiş Belgesi” doldurulmayacakmış.

23 Nisan 2003 tarihinde kara sınır kapıları açılırken KKTC’ye girişlerde adına Vize kağıdı denilen “Giriş-Çıkış Belgesi” veya “Geçiş Belgesi” doldurulmasının talep edilmesinin gerekçesi, Rumların KKTC’ye geçerlerken, kuzeyde bir devletin olduğunu, Kıbrıs Rum hükümetinin herhangi bir egemenliğinin ve söz hakkının olmadığını, bu belgeyi imzalamayanın KKTC’ye giremeyeceğini vurgulamak içindi.

Ledra Sınır Kapısı

Rumlara verilmek istenen mesaj, adanın tek hakimi olmadıkları, 1958 yılında Paris’te, 1959 yılında da Zürih ve Londra’da yapılan anlaşmalarda açık ve net olarak kayda geçirildiği ve üzerinde mutabakata varıldığı gibi, adada iki farklı halkın yaşadığını vurgulamak ve kafalarına sokmak amacını taşıyordu.

 

Nitekim, bir çok Rum ve Rum siyasi, “ben elimi kolumu sallayarak kuzeye gitmedikçe, bu formları doldurmam ve altına da imzamı da atmam” diyordu, kendilerini adanın tek hakimi sandıkları ve Kıbrıslı Türklerin kurdukları devletlerini de tanımadıklarını dile getirmek için.

Kıbrıs Rum tarafına KKTC’den geçerken doldurulan herhangi bir belge veya kağıt yok. Güneyden KKTC’ye geçerken dolduruluyor adına Vize kağıdı, “Giriş-Çıkış Belgesi” veya da “Geçiş Belgesi” denilen evrak.

 

Sayın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Güney’e geçerken bir vatandaş nasıl arabasından inmiyor ve polis vatandaşın ayağına gidip notlarını alıyorsa, bizim uygulamamızın da bu şekilde sağlanmasını istedik” şeklinde açıklama yapmasının gerekçelerini de pek anlamış değilim.

 

Bu açıklama ile Sayın Cumhurbaşkanı, “benim vatandaşım güneye geçerken arabasından inmesin diye biz bu Vize Kağıdını kaldırdık” demeye getirmek istiyorsa, Kıbrıs adası üzerinde asırlardır yaşayan Kıbrıslı Türklerin silah zoru ile kaybettirildikleri 11 yılın ve uğranılan soykırımın karşılığında, anavatan Türkiye’nin yardımı ve desteği ile kurdukları KKTC’nin varlığını silikleştirmeyi veya da itibarsızlaştırmayı yeğlemişse,  bir yerlerde bir yanlışlık var demektir.

 

Sınır kapılarından geçişlerinde kendi vatandaşının arabasından inmesini istemiyor idiyse, İçişleri Bakanı’mıza bir yazı gönderir, Kıbrıslı Türklerin sınır kapılarından girerken veya da çıkarken adına Vize Kağıdı denilen formu doldurması zorunluluğunu iptalini rica ederdi.

Bu Vize Kağıdını, Kıbrıslı Rumların KKTC’ye girişlerinde ve çıkışlarında doldurmaları  zorunluluğunu karşılığında hiçbir şey almadan iptal etmek bence büyük bir politik hata ve kayıp, aynen Kıbrıs Rum Polisinin Beyarmudu köyündeki sınır kapısına kadar gelip kontrol kulübesi kurmasına izin verildiği gibi…

 

Politik pazarlıklarda bir şey alınmadan bir şey verilmez. Dünyada mevcut veya da ortadan kalkmış devletlerin asırlardır uyguladıkları bir kuraldır bu. Sayın Akıncı, Rumların talebi üzerine kaldırmayı taahhüt ettiği bu Vize Kağıdı karşılığında, Rum Yönetiminden KKTC devletinin resmi evraklarını tanıması talebinde bulunabilirdi. Ama böylesi bir talepte bulunmadı ve bu tarihi fırsatı, Rumları memnun etmek uğruna kendi aleyhimize çevirdi.

Kıbrıs Rum Yönetimi Sayın Akıncı’nın Ercan Havaalanının uluslararası uçuşlara açılması konusunu karşılığında Maraş’ın teklif edilmiş olmasına rağmen “açılırsa benim kontrolümde açılır, kabul etmiyorsanız rafa kaldırırım” diyerek dürdü ve rafa kaldırdı.

 

Cuma günkü görüşmenin galibi Anastasiadis oldu maalesef ve Rumları memnun etmek uğruna KKTC’nin varlığına küçük bir darbeyi de biz, kendi ellerimizle vurduk. Bunun karşılığında Anastasiadis bize ne verdi, gerçekten çok merak ediyorum. Umarım, 41 yıldır saklanan 28 adet Mayınlı bölgenin haritası değildir karşılığı. Zira onun karşılığı, Kıbrıslı Türklere karşı işlenmiş insanlık suçu ile “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine” başvuru olmalıydı…

 

 

Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com veya  ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: Ata Atun

http://www.twitter.com/ataatun

18 Mayıs 2015

 

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kıbrıs konusu boyut değiştiriyor
  • Kıbrıs’ta azınlık olmak
  • AASRC-ARF-İstanbul Aydın Üniversitesi … ULUSLARARASI AKADEMİK KONGRE
  • Böylesi çirkin politikaya şapka çıkarılır
  • YPG ve KKTC
  • BM Güvenlik Konseyi’nin 541 (1983) Sayılı Kararı
  • Eğitim sistemimiz ve Anayasamız gözden geçirilmeli  
  • Aklımızla alay etmeyin! … Yurdagül ATUN
  • Gidişat pek iyi değil
  • BM Kıbrıs Parametreleri tabu mu?
  • Okunma 150
    Kaybeden Biz Olduk için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 kktc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar