Kıbrıs, çözüme veya iki devlete doğru gidiyor

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 25 Mayıs 2005 Saat : 10:32


 

Mayıs ayının başından beri yaşanan gelişmeler, Laura Kennedy’nin Papadopulos’a ziyareti ve kendisine ABD’nin Kıbrıs konusundaki “A” ve “B” planlarını anlatması ve Papadopulos’un kaçacak bir delik bulamadığı için ister istemez Annan ile endirek temaslarda bulunabilmek için BM’ye bir temsilci göndermesi, işin ciddiyetini ortaya koyuyor.

Gerek BM gerekse de ABD,  Kıbrıs’ta iki tarafı müzakere masasına oturtmada bayağı kararlı. Israrla uğraşıyorlar ve Papadopulos’a da açıkça hem baskı hem de şantaj yapıyorlar.

Zaten ABD, adada barışı engellediği için Papadopulos’a kızgın ve kırgın. Referandumdan beridir Papadopulos ABD’nin kara listesinde. Türklerin olumsuz davranıp referandumda “HAYIR” diyecekleri peşin yargısına kapılıp, Kıbrıs’lı Türkler üzerinde maddi ve manevi büyük baskılar oluşturuldu, yapay sivil toplum örgütleri kuruldu, adı AB’li siyasi partiler hayata geçirildi, Kıbrıs’lı Türkler için çok hayati olan AB ile birleşme, barış, çözüm, direk uçuşlar, direk ticaret, AB ile ekonomik, sportif ve kültürel bağların kurulacağı gibi havuçlar Türklerin önüne kondu ve sonunda Kıbrıs’lı Türklerin %65’i “EVET” dedi ama bu defa da hiç beklenmedik ve planda olamayan bir şekilde Rumlar “HAYIR” dediler ve Kıbrıs üzerindeki tüm “Barış ve Çözüm” çabalarını boşa çıkardılar.

BM’nin ABD’nin hala bozuk çalması bundan kaynaklanıyor.

Çonis’in New York temasları, Prendergast ile yaptığı 5 görüşme ve bu görüşmeler ile ilgili dışarıya sızdırılan bilgiler, BM, ABD ve AB’nin öncelikli amacının müzakerelerin başlaması olduğunu iyice ve açıkça ortaya koydu.

Kıbrıs konusunda arabuluculuk yapanlar ve bu konu üzerinde derinlemesine çalışan diplomatlar, müzakerelerin yeniden başlaması sağlandığı anda bu müzakerelerin ya Kıbrıs sorununun nihai çözümüne ya da ebedi taksime götüreceğinin belli olacağı görüşündeler.

Bu nedenle, bu seferki görüşmelerde Serdar Denktaş’ın ısrarla vurguladığı gibi “çözüm olmaz ise, masadan nasıl kalkacağımızı peşinen bilmemiz gerekir” tezine uygun olarak, görüşmelerin sonucu olarak masada, “Çözüm veya Taksim” şeklinde iki olasılık olduğunu BM, ABD ve AB dahil herkes artık biliyor. Bu defaki taksim, bildiğimiz ve son 31 yıldır yaşadığımız taksimden, yani dünyadan soyutlanmış Kıbrıs Türk Toplumu şeklinde değil, adada tanınmış ve kabul edilen 2 devlet şeklinde bir taksim olacak. Biri “Kıbrıs Rum Cumhuriyeti”, diğeri de “Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” şeklinde iki ayrı ve tanınmış devletin oluşturacağı bir taksim.

Bunları ben söylemiyorum. Bunları Kıbrıs konusunda başlatılacak yeni süreci planlayan ve programlayan diplomatlar ve BM uzmanları kulaklara fısıldıyor. Ben de size bu fısıltıyı aktarıyorum.

Her ne kadar Rumlar “boğucu takvimler olmasın” diyorsalar da Annan’a göre “müzakereler mantıki bir takvim içerisinde tamamlanmalı”. Bu görüşü Rumlar hariç konu ile ilgili herkes onaylıyor. Gerçekte Prendergast’ın bölgeye ziyaretinin asıl konusunu da bu “mantıki takvim” konusu. Perde gerisinde, müzakerelerin bir yıllık süreyi aşmaması gerektiğinden söz ediliyor.

New York’taki görüşmeler ile başlatılan bu yeni hareketlilik ve BM Genel Sekreteri Annan’ın üstlendiği iyi niyet misyonu, BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde, sonuç getirecek ve adada uzun süreli bir çözüme ve barışa kapı açacak  müzakerelerin başlaması için uygun bir zemini oluşturacak.

Uzun süreli çözüm ve barış, Kıbrıs’taki iki halkın tümünün çıkarını gözetecek, taleplerini tatmin edecek ve haysiyetine saygılı olacak, kalıcı, fonksiyonel ve daimi bir çözüm olmalıdır.

Çoğunluğun azınlığı yöneteceği bir sistemin, kalıcı olmayacağı ve Türkler tarafından da kabul edilmeyeceğini artık herkes bilmektedir…

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Dolara bağımlılıktan kurtulabilir miyiz? … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Krize Rum formülü … Dr. Yurdagül ATUN
  • YALVAÇ’TA 8 ASIRLIK GELENEK: PAZARIN BEREKET DUASI … Dr. Yurdagül ATUN
  • Hani 21. yüzyılda garantörlük yoktu
  • Oyunlar Kıbrıs üzerine
  • KKTC-TC Savunma İşbirliği Anlaşması
  • Güney Kıbrıs’ın çarpık ilişkileri
  • ABD ve İncirlik Üssü
  • Aramızdaki omurgasızlar
  • Son fırsat masalı
  • Okunma 27
    Kıbrıs, çözüme veya iki devlete doğru gidiyor için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar