Kıbrıs’ta Yunan Darbesi

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 14 Temmuz 2013 Saat : 8:00


 

1974 yılında, dönemin Yunanistan’daki Albaylar cuntasının Kıbrıs’ta Makarios’a karşı düzenlediği darbenin bu gün 39. yıl dönümü.

 

Darbe gününde yaşanılanlar, benim Mağusa’da yolda gördüğüm Rum Milli Muhafız Ordusu tankları, Mağusa Namık Kemal Lisesi’nin bitişiğindeki Rum Polis Merkezinde yaşanan çatışma, yolda kaçışan Rumlar, Rumların girişine yasak olan Mağusa kapısından içeri can havliyle girip Türklerden sığınma dileyen Makarioscu Rumlar ve televizyonda Makarios’un yakalanıp öldürüldüğü haberi. Hepsi daha dün yaşamışım gibi gözümün önünde, cap canlı hafızamda.

 

Öğleyin hepimizin, yani Mağusa’daki 16 yaş üzeri tüm erkeklerin silah altına çağrılması, terhis olanların evlerinde sakladığı mücahit elbiselerimizi giyerek tabura gitmemiz ve silahlarımızı alarak Rumlarla çarpışacağımız mevzilerimize girmemiz.

 

Öğleden sonra da Makarios’un radyoda, derinden gelen cızırtılı bir sesle “İme Magarios”, “Ben Makarios” kelimeleri ile başlayan ve “Ölmedim, hayattayım” sözleri ile devam eden Rum halkına hitabını, soluk bile almadan ufacık cep radyomuzdan dinlememiz.

 

Akşam, Cumhurbaşkanlığı vekilliği için Rum Cemaat Meclisi Başkanı Glafkos Klerides’e teklif yapıldığı ve Klerides’in bu teklifi reddettiği, arkasından bu teklifin Triandafilides’e yapıldığı ve onun da reddettiği haberi.

 

Ertesi gün bu teklifin, Mahi gazetesi sahibi, EOKA’nın tetikçisi ve bir çok masum İngiliz erkek, kadın ve çocuğunu Lefkoşa’nın alış veriş merkezi olan Uzun Yol’da arkadan yaklaşıp sinsice vuran ve elindeki tabancayı da hemen arkasından gelen kız öğrencilere verip cürüm aletini başarıyla yok eden katil Nikos Samson’a yapıldığı haberi ve Nikos Samson’un da bu teklifi kabul ederek Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ilan edildiği.

 

Ertesi gün öğleye doğru Nikos Samson’un yeni Bakanlar Kurulunu ataması, atama töreni biten yeni Bakanlar Kurulunun hemen toplanarak “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”ni ilan etmek kararını alması ve Nikos Samson’un televizyon ekranına çıkarak “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti”nin ilan edildiğini açıklaması.

 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı rahmetlik Bülent Ecevit’in Baltık ülkelerini ziyareti. Bizim siperde heyecanlı bekleyişimiz ve kendi aramızda Türk askeri bu sefer adaya çıkar mı tartışmalarımız.

 

Nikos Samson’un televizyonda, “Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin lav edildiği ve adanın Yunanistan’a bağlandığı” açıklaması. Yükselen endişelerimiz ve siperde kendi aramızda “Bu kararı kabul etmiyoruz,  sonuna kadar çarpışacağız ama Yunanistan’a bağlanmayacağız” yeminimiz.

 

Ecevit’in Danimarka’dan dönüşte çıkarmadan bahsetmemesi ve garantör ülke olarak İngiltere’yi ziyaret etmek kararı. Bir türlü çıkarma kararı açıklanmadığı için bozulan morallerimiz, tuzla buz olan beklentilerimiz ve “Türkiye galiba gelmeyecek” kökenli düş kırıklığımız.

 

18 Temmuz perşembe günü Ecevit’in Cumartesi günü TBMM’yi Kıbrıs konusunda görüşmeye çağırma açıklaması ve morallerimizin sıfırlanması. “Ecevit, 20 Temmuz Cumartesi günü milletvekillerini “Kıbrıs genel Görüşmesi” için toplantıya çağıracak, kim bilir kaç gün sürecek bu toplantı ve bu sefer de Türk askeri gelmeyecek” konusunda kendi kendimize siperde yorumlar yapmamız ve ümitlerimizi yitirmemiz.

 

19 Temmuz akşam üzeri kırmızı alarm emrinin verilmesi ve bizim bu emre bir anlam veremeden, hazırlanmamız. Gece yarısından sonra miğferleri giyme ve mermi kutularının açılması, silahların son bakımının yapılması emrinin bize ulaşması. Bizim hala ne olup bittiğini bilmeden ve anlamadan bölgenin en üst düzey askeri komutanı olan Sancaktarımızın moralimizi düzeltmek için bu tür emirleri gönderdiğine inanmamız.

 

20 Temmuz sabahı saat beşte rahmetlik Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf R. Denktaş’ın radyodan dinlediğimiz tarihi konuşması ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kahraman Türk Askerinin çıkartmayı başlattığı müjdesi. Gözyaşları içinde mevzide birbirimize sarılmamız ve “beni utandırma” diyerek 81’lik havanıma sarılıp onu öpmem. Koskoca havanı neresinden öptüysem….

 

Saat On’a beş kala Mağusa’da silahlı çatışmanın başlaması, korkunç bir mermi yağmuru ve kulakları sağır eden patlamalarla Rumlarla sıcak çatışmaya girmemiz.

İşte aklımda canlılığını hala koruyan 15 Temmuz darbesi ve 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın başladığı gün ile ilgili anılarım bunlar. Neredeyse 40 yıl oldu. Göz açıp kapayıncaya kadar geçti ama anısı hala taptaze hafızamda ve gözlerimin önünde.

 

Adayı İngilizlere kiraladıktan ve elimizden uçup gitmesinden tam 96 yıl sonra Türk askeri ile tekrardan kucaklaşmak şansına sahip sayılı Kıbrıslı Türklerden biri olarak bu tarihi anının mezara kadar benimle gideceği de kesin….

 

Ata ATUN

e-mail: ata@kk.tc

http://www.twitter.com/ataatun

http://www.ataatun.com

15 Temmuz 2013

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kıbrıs İlim Üniversitesi Akademisyeni Prof. Dr. Ata Atun’un makalesi ISI’da
  • ABD’den Kıbrıs’ta yeni girişimler
  • KKTC’de büyük tehlike: Maronit açılımı … Dr. Yurdagül ATUN
  • Rumların algı operasyonları gene başladı
  • Türk Akımı ve Türkiye-Rusya İlişkileri
  • Prof. Dr. Ata Atun – Haftanın Dış Siyaseti TV Programı
  • Cumhuriyetimiz kolay ilan edilmedi
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İngiliz dönemindeki dini haklarımız
  • Yunanistan’ın Ege ve Kıbrıs siyaseti değişiyor
  • Okunma 205
    Kıbrıs’ta Yunan Darbesi için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-

    Arşivler

    Son Yorumlar