KTHY ve DAÜ

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 10 Ocak 2011 Saat : 12:12


 

Belli ki geçmiş olaylardan hiç ders alınmamış.


Çalışılan yeri batırmak pahasına bazı kişiler ellerine geçirdikleri sendikayı greve götürmek için elden geleni yapıyor.


İşyerinin batması veya batacak olması umurlarında bile değil.


Varsa da yoksa da grev yapmak, çalışmadan, üretmeden maaş almak ve bu avantayı da yaşam boyu sürdürmek.


KTHY’nin batışının geriye dönüşü olmayan kırılma noktası, CAS’a devredilen 135 çalışanın geri alınması için yapılan grevlerdi.


Sendika ısrarla grevleri sürdürmüş, Ercan Havaalanının uçuşlara kapanması ve halkın cezalandırılması için elden geleni de yapmıştı.


Şirketin batması pahasına söz konusu bu 135 personel geri alınınca, KTHY’yi  kurtarmayı üstlenmiş olan THY de bu niyetinden vazgeçmiş ve KTHY de batmıştı.


Nedense hiçbir sendika yöneticisi ekmeğini yediği yeri ayakta tutmak için fedakârlık yapmayı göze almıyor veya düşünmüyor.


Şimdi de aynı oyun Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) oynanıyor, CAS’da yolda.


Belli ki DAÜ’de de aynen KTHY’de yapıldığı gibi DAÜ batırılana ve mali yönden çıkmaza girene dek grevler sürdürülecek ve bitmeyen, sonu gelmeyen taleplerde bulunulacak. Yapılan grevlerle DAÜ’nün ve konu ile ilişkili olarak KKTC’deki tüm üniversitelerin, ileriki yıllarda öğrenci kaybı yaşayacağı grevcilerin belli ki umurlarında değil.


Bunlar yerine getirilemezse, DAÜ’nün batırılması pahasına çıkılan yoldan dönülmeyecek, DAÜ batarsa da yöneticiler suçlanacak ve sendikacılar da sütten çıkmış akkaşık misali ortalarda dolaşıp onu bunu suçlayacaklar.


DAÜ’nün gelirlerinin ve bütçesinin bu denli fazla personeli ödemeye yetmediğini Mısır’daki sağır bile biliyor ama bir tek bilmeyen sendikacılar ve bu gerçekonlar için çok da önemli değil.


İllaki, gerekse de gerekmese de istihdam yapılacak, maaşlar verilecek ama bu paranın nasıl elde edildiği veya gerekli olan miktar bulunabilir mi bulunamaz mıaraştırılmayacak ve sorulmayacak. Gerekirse konu ile ilgili olmayan vatandaşın sırtına vergiler konacak ama maaşlar illaki alınacak veDAÜ batırılana kadar çabalanacak. 


KKTC’nin şu anda en fazla istihdam yapan sektörü olan Üniversiteler sektörüne grevlerle darbe vurmak hiçte doğru bir eylem değil.
Üç beş kişinin menfaati ve çıkarları için yapılan grevlerle KKTC’nin en verimli sektörüne darbe vurulmaktadır.


Geçen defaki grevde öğrenciler isyan etmiş, “Biz bu adaya okumak için geldik, grev yaparak okumak hakkımızı elimizden alan sendikacıları kınarız” diyerek duydukları isyanı dile getirmişlerdi.


DAÜ gibi bir ilim ve irfan yuvasını, kişisel çıkarlar, küçük hesaplar ve menfaatler uğruna yıpratmak, dünyanın içinde bulunduğu bu korkunç ekonomik kriz döneminde hiçte mantıklı bir davranış değildir.


İşin kötüsü KKTC devleti de aynı yola yavaş yavaş sokulmak istenmektedir.


Kamu görevlileri zaman içinde kendilerine büyük menfaatler sağlamışlar ve ayrıcalıklar elde etmişler.


Günümüzde 6-7 bin TL maaş alan bir kamu görevlisi, asgari ücretliden çok daha az emekli maaşı ve emekli ikramiyesi primi ödemektedir.


Bütün yük vatandaşın sırtına yüklenmiştir ve vatandaşlarımız memurların emekli maaşı ve ikramiyesi primlerini sırtlarına yüklenen dolaylı vergilerle kendi ceplerinden ödemektedir.


6 bin TL maaş alan bir kamu görevlisi emekli maaşı için sadece 90 TL prim öderken, vatandaştan alınan vergilerle aynı kişinin geri kalan bin 85 TL’lik primi ödenmektedir.


Aynı şekilde emekli ikramiyesi için de söz konusu kamu görevlisi gene 90 TL prim öderken, vatandaşın cebinden bin 85 TL daha alınıp kamu görevlisi adına yatırım yapılmaktadır. Yani bu kamu görevlisi için vatandaşın sırtına 2 bin 190 TL’lik bir ek vergi yükü bindirilmiştir.


Kamu görevlilerimiz kendi primlerini, aynen Sosyal Sigortalı çalışanlar gibi kendi ceplerinden ödemelidirler. Bunu vatandaşın sırtına yüklemek çok büyük bir haksızlıktır.


Milli Mücadele yılları çoktan geçmiştir.


Bu dönem içinde kamu görevlilerine verilen haklar hala daha aynen devam etmektedir ve artık gözden geçirilmelerinin de zamanı gelmiştir.


Vatandaş, sırtına yüklenen ek vergilerle kamu görevlilerinin kendilerinin ödemesi gereken primleri artık ödemek istememektedir.


Maalesef konan her vergi, arttırılan her vergi, kamu görevlilerinin giderlerini ve bitmek bilmeyen isteklerini karşılamak için vatandaşın sırtına yüklenmektedir.


KKTC’deki kamu görevlilerinin talepleri ve grevleri, vatandaşı artık bıktırmıştır.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Kıbrıslı Rumların Bizans entrikaları
  • Okunma 24
    KTHY ve DAÜ için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-2

    Arşivler

    Son Yorumlar