Makarios’da 1960’da kerhen imza atmıştı

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 19 Temmuz 2007 Saat : 7:12


 

Makarios, 1959 Londra ve Zürih anlaşmalarını, enosis’e tüm kapıları kapadığı için hiç imzalamak istemiyordu ve bu konuda da bayağı direttikten ve ayak sürçtükten sonra en sonunda Yunanistan’ın yoğun baskısı ile kerhen imzalamak zorunda kalmıştı.

Yunanistan’ın, “ya imzalarsın, ya da senin adına ben imzalar, seni de postalarım” tehdidinden sonra ister istemez imzayı atmış, arkasından da ünlü, “Zürih’ten sonra tabiî ki ben de enosisi konuşurum” sözlerini söylemişti.

 

İmzalar atıldıktan sonra Baf’ta yaptığı konuşmada, “Kıbrıs Cumhuriyetini kuran anlaşmalara, enosise bir adım daha yaklaşacağımız için imzaladım. Bundan sonra atacağım adım enosistir” diyerek 1959 Londra ve Zürih anlaşmalarını imzalamaktaki amacını apaçık ortaya koymuştu.

Günümüzde aynı sözleri AKEL Genel Sekreteri Hristofyas’ın ağzından duymak beni hiç şaşırtmadı.

Rumların şövenizm makinesi, hep aynı kalıpta politikacı üretiyor. 1960 yılı ile 2007 arasında 47 yıl olmasına rağmen, maksat, hedef ve kafa yapısı hep aynı kalmış. Hiç bir şey değişmemiş.

 

Ne 1964-1974 yılları arasında Türklere uyguladıkları soykırım Rum politikacılara bir ders vermiş, ne de 1974 Barış harekatı ile kaybettikleri ada üzerindeki tartışmasız güçleri, umutları ve de enosis hayalleri onlara bir şeyler öğretmiş.

Yıllardır hep aynı kafada gitmişler.

 

15 Temmuz Yunan darbesinin ve 20 Temmuz Barış Harekatının yıl dönümü  nedeni ile AKEL’in hafta başında Eleftheria Meydanı’nda düzenlediği “anti-işgal mitingi”nde, AKEL Genel Sekreteri Hristofyas’ın yaptığı konuşmanın satır araları, biz Kıbrıs’lı Türklere ve Türk politikacılarına çok şeyler söylüyor.

İki dönemdir Rum Meclisi Başkanlığını yapan AKEL Genel Sekreteri Hristofyas 17 Şubat 2008’de yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı adaylığın açıkladı.

Resmen aday olan ve adada barış havarisi olarak gözüküp Türklere gülücükler dağıtan Hristofyas, geçen haftaki konuşmasında da KKTC Cumhurbaşkanı M. A. Talat’dan dava arkadaşı olarak bahsetmişti.

İşte bu “Barış Havarisi” pozundaki AKEL Genel Sekreteri Hristofyas Dimitris son yaptığı konuşmasında, AKEL’in iki toplumlu iki kesimli  federasyonu ideal çözüm olduğu için değil, Türk askerinden ve TC kökenli KKTC vatandaşlarından kurtulmak için gerçekçi tek seçenek olduğu için desteklediğini söyleyerek, ağzındaki baklayı çıkardı ve adada barışı aynen Makarios gibi kerhen istediğini açıkça ortaya koydu.

 

Makarios’da mevcut İngiliz sömürge idaresinden kurtulmak ve enosise bir adım daha yaklaşmak için 1959 Londra ve Zürih anlaşmalarına imza attığını Baf’ın 28 Temmuz meydanında söylerken, şimdi de aradan 47 yıl geçtikten sonra, Hristofyas’da Lefkoşa’nın Eleftheria (Özgürlük) meydanında benzeri sözleri dile getirip aklındaki tuzağı ortaya koydu.

Hristofyas sözlerinin devamında “AKEL bu çözümü (Federal Kıbrıs Cumhuriyeti) ideal olduğu için değil, işgalden ve bölünmüşlükten kurtulmanın tek gerçekçi seçeneği olduğu için desteklemeye devam ediyor. AKEL işgalden kurtulmayı, adanın ve halkının yeniden birleşmesini tercih ediyor ve iki toplumlu iki kesimli federasyonu sebatla ve kararlılıkla destekliyor” sözleri ile Federasyon fikrisini, Makarios gibi ele geçecek ilk fırsatta bozmak amacı ile kerhen desteklediğini ortaya koydu.

 

Kaçın kurası Hristofyas.

Boşuna mı yıllardır, “İki bölgeli, iki toplumlu Federal Cumhuriyet” istiyoruz diyordu. İşte istediği Federasyon çözümünün detaylarını da nihayet Salı akşamı “Çözüm dengeli olmalı ve etnik kökenlerden bağımsız olarak her iki toplumun da malûm çıkarlarını dikkate almalıdır. Devleti, halkı, kurumları ve ekonomiyi devletin federal yapısıyla birleştirecek, Kıbrıs’ı işgalden, her türlü yabancı bağımlılığından ve yerleşiklerden kurtaracak, geri dönüş ve mülkiyet hakları da dahil olmak üzere insan hakları ve temel özgürlüklerini tesis edecek bir çözüm olmalı” sözleri ile iyice ortaya koydu.

 

İsterseniz bu laf kalabalığının çevirisini özet olarak açık ve net bir şekilde ben size yapayım.

Hristofyas diyorki, “Türk Askeri adadan gitsin, 74 Barış Harekatından sonra Türkiye’den adaya gelenler geri dönsün, güneye göç eden Rumlar KKTC’deki mülklerini geri alsınlar ve mülklerine yerleşsinler. Biz laf ola, Rumların çoğunluk, Türklerin azınlık olduğu bir Federal devlet kuralım. Nasıl olsa yanlarında artık Türk ordusu olmayan Kıbrıs’lı Türkleri bir gün punduna getirip canlarına okuruz, adada üniter Rum devletini kurarız. Sonra da ver elini Yunanistan.”

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • BM ne kadar meşru?
  • AB’nin Türkiye hayalleri
  • Kabullenmeden kabul etmiş gibi gözükmek
  • AB’den ne bekleniyordu?
  • Avrupa’nın medeniyeti nereye kadar
  • ABD’nin karizması çiziliyor
  • Kıbrıslı Türkler Rum mu olmuş?
  • Afrin’den Mesaj var … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Afrin Harekatı neden gerekliydi? … Dr. YURDAGÜL ATUN
  • Rum liderin Timsah Gözyaşları
  • Okunma 45
    Makarios’da 1960’da kerhen imza atmıştı için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-3

    Arşivler

    Son Yorumlar