Mülkiyet ve müzakereler

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 26 Ekim 2009 Saat : 12:12


 

2. tur müzakerelerin önemli başlıklarından bir tanesi de “Mülkiyet” konusu.


Hatta en önemlisi de diyebiliriz.


“Adalet Mülkün Temelidir” şeklinde bir de atasözümüz var.  


Bu atasözünü Kıbrıs sorununun çözümüne uyarlarsak, müzakerelerin hem Türkleri hem de Rumları memnun edecek bir şekilde çözülebilmesinin ana unsurlarından bir tanesinin de “Mülkiyet Sorunu”nun adilane bir şekilde çözülmesi olduğu anlaşılmakta.


Bu günkü müzakerelerin zeminini oluşturan 1977 1. Doruk Anlaşması ile 1979 2. Doruk Anlaşmasının en önemli parametresi, kurulacak ortak devletin “İki Toplumlu ve İki kesimli” olacağı tanımı.


1. Doruk Anlaşmasında Rumların “Etnarh” olarak kabul ettikleri (Dini ve Siyasi lider) Makarios’un 1974 Mutlu Barış harekatından sonra aklını başına toplayarak KTFD Cumhurbaşkanı Denktaş ile mutabakata vardığı bu temel prensip Rumlara göre Türklere verilen en büyük tavizdi.


Halen de öyle düşünüyorlar.


Kıbrıs adasında hiçbir zaman ve hiçbir koşulda Türklerin mülkiyet haklarının ve Yönetimde de ortaklık haklarının olduğunu kabul etmek istemiyorlar.


1977 ve 1979 Doruk Anlaşmalarında varılan “İki Kesimlilik”, 41 yıllık BM müktesebatına göre değiştirilmesi kesinlikle mümkün olmayan “Temel Prensip” ve Hristofyas ile Talat arasında sürdürülen görüşmelerde de güven altına alınması gereken önemli bir konu.


Olmazsa olmaz da denebilir buna.


BM Genel Sekreteri Butros B. Gali’nin 1992 yılının başında göreve başlaması ile Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı hedefleyen çalışmalar hız kazandı ve BM Güvenlik Konseyi 10 Nisan 1992’de Gali’ni hazırladığı 750 sayılı kararı aldı. Bu karar ile Kıbrıs sorununun çözümünün bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü güvence altına alınarak, tek egemenliği bulunan, tek vatandaşlılık temellerine dayalı, siyasi olarak eşit, iki toplumlu, iki kesimli bir federasyon öngörüldü.


Gerçekte de bu karar 12 Mart 1990 tarihli ve 649 sayılı Güvenlik Konseyi kararı ile 11 Ekim 1991 tarih ve 716 sayılı Güvenlik Konseyi kararının tamamen aynısıdır. Tek fark Genel Sekreter Butros Gali’nin bu kararın üzerine, içinde “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımının da yer aldığı ünlü Gali Fikirler Dizisi’ni ve Gali haritası’nı inşa etmiş olmasıdır.


Genel Sekreter Gali, Güvenlik Konseyinin 10 Nisan 1992 tarih ve 750 No.lu kararından sonra Güvenlik Konseyine Kıbrıs ile ilgili bir rapor sunmuş ve bu raporunda da “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımına açıklık getirmişti.


Gali’nin bu raporuna göre adada iki devletçik olacak ve her bir devletçiği de adada mevcut Türk ve Rum toplumlarından bir tanesi yönetecekti. Devletçikler hangi topluma ait ise, o devletçiğin sınırları içinde o toplum nüfus ve mülkiyet çoğunluğuna sahip olacaktı.


İlk defa Gali’nin bu raporu ile “İki Toplumlu ve İki kesimli” tanımına getirilen bu açıklamayı Rumlar ısrarla inkâr etmekteler ve bu raporun geri çekilmesi nedeni ile de var olmadığını iddia etmektedirler.


Rumların iddialarının aksine söz konusu Gali Raporu geri çekilmiş değildir.


Güvenlik Konseyi’nin  aldığı 649, 716 ve 750 no.lu kararlarda belirtilen “iki kesimli”liği yerine getirebilmek veya garanti altına alabilmek için Gali’nin söz konusu raporunda belirttiği “devletçik hangi topluma ait ise mülkiyetin çoğunluğu da o topluma ait olmalıdır” koşulunun sağlanması gerekmektedir.
 
Türk tarafı geçen hafta yapılan “Mülkiyet” başlıklı müzakerede BM kriterlerine sadık kalarak “İade, Takas veya Tazminat” üzerinde durarak bu uygulamaların kriterlerinin belirlenmesini talep etmiştir.


Hristofyas, mülkiyet ile ilgili CB Talat’ın masaya koyduğu savı kabul etmemiş olmasına rağmen kriterlerin belirlenmesi için çalışma yapmayı kabul etmiştir. 


Taraflar pozisyonlarını aynen tutmak kaydı ile mülkiyet ile ilgili kriterleri hazırlıyor şimdi.


Geriye dönüp bakıldığında, kriterlerin belirlenmesini tarafların kabul etmesi bile ileriye doğru bir adım atıldığı izlenimini veriyor.


Şimdilik Mülkiyet konusunda bir anlaşma olmasa da, anlaşmazlığa teğet geçilmiş veya anlaşmazlığın yanından dolaşılmıştır.
 
BM ise bu günlerde mülkiyet konusunda harıl harıl çalışmakta ve iş çıkmaza girerse taraflara ne önerilebileceğinin hazırlığını yapmakta. Sızan ilk bilgilere göre “Yasal mal sahibi ve şimdiki kullanıcı malın mülkiyetine müştereken sahip olacaklar ve toprağın değerine ve üzerine yapılan yatırıma göre, taşınmazın hangisine ait olacağı belirlenecek”. Böylece de iki kesimlilik olgusu Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda sağlanacak.


BM’nin müzakerelere müdahalesi anlaşılan çok yakın.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin hakları
  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Okunma 41
    Mülkiyet ve müzakereler için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-

    Arşivler

    Son Yorumlar