Mustafa Arif Mutluson Kıbrıs sorununun gidişatını mı değiştirecek.

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 1 Ekim 2004 Saat : 9:13


 

Yapacak başka bir seçeneği kalmayan Mustafa Arif Mutluson, istemeyerek ve geleceğe dönük her hangi bir siyasi plan yapmayarak son çare olarak sessizce kendisine ve eşine ait taşınmaz malları Rum Yönetiminden geri istedi ve ilk raundu da kazandı. Yüksek Mahkemeden,  mülkünün içinde oturan Kıbrıs’lı Rumun derhal söz konusu mülkü boşaltması yönünde  bir karar almayı başardı. Bence bu davranış ve akıllıca adım, Kıbrıs sorununun çözümüne yeni bir yön verecek ve katalizör olacak.

Tabii Baş Savcı Solon Nikitas aldığı direktifle, Titina Loizidou davası ile elde edilen kazanımların her hangi bir şekilde zarar görmesine mani olmak ve Türklerin evlerinde oturan Kıbrıs’lı Rumların korkuya kapılmaması amacı ile hiç zaman kaybetmeden Yüksek Mahkemenin bu kararına itirazda bulundu.

Temsilciler Meclisi Başkanı Demetris Christofias, Rum göçmenlere teminat vererek, bu kararın sonuçları ne olursa olsun her zaman yanlarında olacaklarını ve hiçbir zaman da ikinci kere göçmen olmalarına müsaade etmeyeceklerini belirtti.

Mustafa’nın konusundan ve Mahkeme kararından sorumlu olan Rum Yönetimi İçişleri Bakanı Andreas Christou ise Hükümet adına verdiği beyanatta Hükümetin politikasının, bu tür olayları Mahkemeye gitmeden çözmek olduğunu vurguladı. Ama Hükümetin mahkemeye gitmeden uyguladığı çözümün, Mustafa ve eşine ait Limasol’daki 73 dönüm arazinin satışına yasak konması olduğunu söylemedi veya söylemek işine gelmedi.

Hükümet sözcüsü Kypros Chrysostomides ise yaptığı açıklamada bu karardan kökenlenecek olası her tür sonuca karşı tedbir aldıklarını ve yüzlerce Kıbrıs’lı Türk’ün de mallarını geri istemeye hazırlandığını belirtti.

Dikkat ederseniz, Baş Savcı, Temsilciler Meclisi Başkanı, İçişleri Bakanı ve Hükümet sözcüsü bu basit gibi görünen karar ile ilgili içinde bir çok endişeleri barındıran açıklamalarda bulunmaktadırlar.

Bence bu sıradan ve önemsiz gibi görünen mahkeme kararı, ABD Başkanı Nixon’u koltuğundan eden Watergate Skandalına benzer bir olay ve aynı gelişmeyi de gösterebilecek potansiyelde.

Eğer biz de bu konuyu, Rum Hükümetini tanımak veya kabul etmek paranoyasından kurtulup, iyi bir hukuksal çalışma, planlama ve programlama ile yerel Mahkemelere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ve AB Parlamentosuna taşıyabilirsek, bence şu anda Kıbrıs Hükümetinin sahibi durumundaki Rum Yönetimini, istese de istemese de masaya oturtacak ve anlaşmaya zorlayacak bir konuma sokabiliriz.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • ABD nereye gidiyor
  • Uluslararası Adalet Mahkemesi’nden sürpriz karar … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Rumların garantörlük aldatmacası
  • Dolara bağımlılıktan kurtulabilir miyiz? … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Krize Rum formülü … Dr. Yurdagül ATUN
  • YALVAÇ’TA 8 ASIRLIK GELENEK: PAZARIN BEREKET DUASI … Dr. Yurdagül ATUN
  • Hani 21. yüzyılda garantörlük yoktu
  • Oyunlar Kıbrıs üzerine
  • KKTC-TC Savunma İşbirliği Anlaşması
  • Güney Kıbrıs’ın çarpık ilişkileri
  • Okunma 32
    Mustafa Arif Mutluson Kıbrıs sorununun gidişatını mı değiştirecek. için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak kktc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar