Papadopulos’u iyice tanıyormuyuz?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 29 Aralık 2004 Saat : 1:40


 

Ne sahte devlet tanındı, ne de başka bir şey oldu, Türkiye, işgale son versin, yaptığı istilayı da kınasın” sözleri Papadopulos’a ait ve sıcağı sıcağına daha dün ağzından döküldü bu cümleler. Arkasından da “Biz taleplerimizin tatmin edilmesi için Türkiye’nin sürekli AB denetiminde olmasını istiyoruz” sözleri geldi.

Dünkü konuşmasında 24 Nisan referandumunda Rumların Annan Planı’na “Hayır”demesini sağlayan ve muhalefetin beklentilerinin aksine Rumların AB’de tercit edilmediğinin, aksine geniş bir destek bulunduğunun altını çizen Rum lideri, “Brüksel’deki sonuç, hiç de önemsiz değildir. Ancak baştan ortaya attığımız taleplerle kıyaslanırsa beklentilerimizin gerisindedir” diyerek düşüncesini açıkça ortaya koydu. Brüksel’deki AB zirvesinde Rum tarafının, Türkiye’nin Ankara Anlaşması gereği AB’ye karşı üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, 3 Ekim 2005 için tarih verilen üyelik müzakerelerinin başlamasını reddetme hakkını saklı tuttuğunu belirterek, hakemlerin maçlarda sert hareketler yapan futbolculara gösterdikleri “Kırmızı kartı” her zaman cebinde taşıdığını ve gerektiği zaman göstermekten de hiç çekinmeyeceğini ima ederek nihai hedefini ortaya koydu; “Müzakereleri fırsat bilip AB’yi arkasına alarak Türkiye’ye her istediğini yaptırmak”….. Güzel bir rüya.

Peki kim bu “Hayırcı Tasos” lakaplı Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos?

7 Ocak 1934’de Lefkoşa’da doğan Tasos İngiltere’de hukuk eğitimi gördükten sonra adaya döndü. 50’li yılların ortalarında  İngilizlere karşı mücadele vermek için kurulan EOKA isimli yer altı teşkilatında Lefkoşa bölge sorumluluğu görevi başta olmak üzere çeşitli üst düzey görevlerde bulundu. O dönemde EOKA teşkilatı adını daha EOKA B olarak değiştirmemiş ve silahlarının namlularını Kıbrıslı Türklere çevirmemişti.

Başpiskopos Makarios, sorumluluk üstlenmekten kaçınmayan, zeki ve cesur bu genci farketmekte geç kalmadı ve koltuğunun altına aldı. Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasıyla sonuçlanan Londra müzakerelerinde, 35 kişilik Rum heyetinde görüşmecilik görevi yaptı. Türkiye Başbakanı Adnan Menderes ve Yunanistan Başbakanı Konstantinos Karamanlis tarafından Zürih’te imzalanan  anlaşmaya imzasını atması için Londra’ya çağrılan Makarios 35 kişilik müzakerecei heyetini toplayıp “Ne yapmamı tavsiye edersiniz” diye sorduğu vakit 27 kişi, “Sen bildiğin gibi yap” derken aralarında Papadopulos’un da bulunduğu geriye kalan sek sekiz kişi “Varılan anlaşmayı imzalamasına karşı çıktı”. Papadopulos’un “Hayırcı Tasos” lakabı buradan yeşermeye başladı.

Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduktan sonra 12 yıl süre ile İişleri, Maliye, Çalışma, Sağlık ve Tarım Bakanlıkları görevlerini yaptı. Makarios’a olan körü körüne bağlılığı nedeni ile adı “Başpiskoposun demir yumruğu”na çıktı.

1974 sonrasında başlayan, BM himayesindeki müzakerelerde 1978’e dek Rum heyetinde yer aldı ve bir süre “Başmüzakereci” lik görevi yaptı. Rum Temsilciler Meclisinde bağımsız milletvekili olarak, 2000’de Başkanı seçildiği Demokratik Parti’nin yönetiminde Kıbrıs’ın çözümü için her gayrete “Hayır” diyerek karşı çıktı. Bu dönemde lakabı değişti ve “Mister No” (Hayırcı Tasos) oldu.

Tasos için çözüm, 1974’ten öncesine dönülmesiydi. Makarios’a karşı olan düşkünlüğünü ona benzeyebilmek çabaları ile belli etmektedir. 16 Şubat 2003 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini 26 yıldan beridir ilk kez birinci turda kazanan kişi oldu.

Seçim öncesi “Karpaz’ı isteriz”, “119 bin Türkiyelinin adada kalmasını öngören Annan Planı çözüm olarak kabul edilemez” ve “Klerides’in kabul ettikleri beni bağlamaz. Her şey sıfırdan başlayacak” diyen Tasos, artık başroldedir ve yazımın en başında yazdığım cümleleride daha dün söyledi.

AB’nin, her zirve sonrasında bir “Aile Fotoğrafı” çekmek geleneği vardır. AB liderleri, kendilerine ayrılan yere konan çemberin içinde durarak kameralara gülümseyerek poz verirler. Son zirvenin fotoğrafına bir göz atarsanız, bir kişinin “gruba uymadığını” ve günümüzün en ciddi uzlaşım platformu “AB” ailesi ile pek bağdaşmadığı izlenimini edinebilirsiniz. Sanki büyük bir ailenin içindeki “Kara kedi” lakaplı pek de sevilmeyen üvey evlat gibi. Dikkatli bakın, “hamisi” her zaman arkasında durur.

Bunun kim olduğunu tahmin etmeyi size bırakıyorum….!

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
  • Okunma 15
    Papadopulos’u iyice tanıyormuyuz? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-

    Arşivler

    Son Yorumlar