Papadopulos Kazanırsa Çözüm Olacak mı?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 23 Ocak 2008 Saat : 12:12


 

Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetinde, 17 Şubat’ta 1.ci turun ve 24 Şubat’ta da 2.ci turun yapılacağı  Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kazanma şansı en yüksek olan adaylardan birisi şimdiki Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos, diğeri de AKEL Genel Sekreteri Dimtiris Hristofias.


İnanılır gibi değil ama birisi, yani Papadopulos, aşırı sağ görüşlü olan DIKO partisinin eski başkanı, diğeri de, yani Hristofias da, dünyada ayakta kalmayı başarmış ender Komünist partilerden bir tanesi olan AKEL’in Genel Sekreteri. Biri aşırı sağdan diğeri de aşırı soldan. 


Kıbrıs konusunda, 2008 ve 2009 döneminde masaya BM tarafından bir plan konacağı ve çözüm arayışları içine girileceği beklentisi ve inancı var.


Türkiye’deki ve KKTC’deki yöneticilerin Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm için iyi niyetli ve samimi çabaları olmasına rağmen, Rum tarafında böylesi bir düşünce ve çaba var mı?


Hiç sanmıyorum.


Seçim döneminde söylediği sözler Papadopulos’un Kıbrıs’ın geleceği konusunda ne düşündüğünü iyice açığa çıkarmaya başladı.


İstemediği bir çözüm önerisi yapılırsa buna açık açık aynen 24 Nisan 2004 Annan Planı Referandumunda yaptığı gibi “Hayır” diyeceğini ve Rum halkını da “Hayır” demeye davet edeceğini söylüyor.


Düzenlediği mitinglerde de Rum halkından bu konuda destek istiyor ve toplu yemin alıyor.


İşin garip tarafı Papadopulos’un aklında, nasıl bir teklif yapılırsa yapılsın sadece “Hayır” demek var. Papadopulos da aynen Sosyalist ama aşırı sağcı Vassos Lissaridis gibi, insan nasıl hem Sosyalist hem de sağcı olur anlamadım ama, “Hayır” diyerek, kendini vatansever olarak göstermek çabasında. Bunu büyük ölçüde başardı da.


Fakat gerçekte Papadopulos’un “Hayır”ı hem siyasi sorumluluk yüklenmek korkusundan, hem de tarihe “Enosis”i başaramamış ve üstelik uluslararası tanınmış Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetini Türklerle paylaşmaya “Evet” demiş adam olarak geçmenin, yüzyıllar boyu sürecek ulusal boyuttaki lanetinden kaynaklanıyor.
 
İnsan bir konuya “Hayır” derken, aklında kendine göre doğru olan bir çözüm olması gerekir. Ama Papadopulos “Evet” diyeceği bir çözümü dile getirmiyor. Gerçekte aklındakini şövenist olarak suçlanmamak için bilerek söylemiyor.
  
Papadopulos’un nasıl bir çözüme “Evet” diyeceği çoktan belli aslında.


Hala daha 1955 kafası taşıdığı için onun Evet” diyeceği çözüm sadece ve sadece adanın tümüne hâkim olan, Türkiye’nin garantisinin olmadığı, bir tane bile olsa asla Türk askerinin bulunmadığı ve Kıbrıslı Türklerin de sadece azınlık haklarına sahip olabileceği bir “Üniter Rum Devleti” şeklidir.   


Diğer bir tabirle, böylesi bir çözüm sadece ve sadece Papadopulos’un hayalinde gerçekleşebileceği için, kabul edebileceği bir başka çözüm de yoktur.


1947’den günümüze, dünyanın küresel politikasına yön veren ülkeler, BM ve AB tarafından, Kıbrıs ile ilgili toplam 51 adet ve Tasos Papadopulos’un Kıbrıs Rum Tedhiş ve Siyasi hayatına adım attığı 1958 yılından beridir de 41 adet çözüm önerisi yapılmış.


Bunların içinde Papadopulos’un “Evet” dediği hiçbir plan veya öneri yok. Bu listeye 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulmasına yol açan 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarına da dâhildir. Ona bile “Hayır” demiş bizim bondo.


Ama hakkını da yememek lazım Papadopulos’un. “Evet” dediği planlar da var, hem de 2 tane. 


Her ikisinin de mimarı kendisi. Birisi 1961 yılı patentli “Akritas” planı, diğeri de 1972 patentli “Iphestos” planı.


Birincisi “Kıbrıslı Türkler isyan etti” deyip, Kıbrıslı Türkleri kurucuları oldukları Kıbrıs Cumhuriyetinden ve hükümetten silah zoru ile attıktan sonra adayı kana bulayarak Kıbrıs’lı Türkleri sindirmek planı idi.


Diğeri de adayı Kıbrıslı Türklerden temizlemek için hangi Türk köyüne hangi Rum Milli Muhafız ordusunun saldıracağı, hangi yöntemlerle Türklerin öldürüleceği ve nereye gömüleceklerinin planı idi.


Bu insanlık dışı “Iphestos” planını, aynen Papadopulos’un yazdığı gibi hem Taşkent’de hem de Atlılar, Muratağa ve Sandallar köyünde uyguladılar. Kardeşlerimizi kurşuna dizip canlı canlı gömdüler.
 
İşte Papadopulos, sadece bu iki plana “Evet” demişti. Başka tür bir plana da “Evet” demeye hiç niyeti yok.


BM, AB, ABD ve Kıbrıs’ın garantörleri olan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan, Papadopulos’tan, eğer 17 ve 24 Şubat tarihlerinde yapılacak Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanırsa, hemen masaya oturmasını ve asgari olarak 12 Şubat 1977 tarihinde Denktaş ve Makarios arasında yapılan 1.ci Doruk antlaşmasında mutabakata varılan 4 maddeyi esas alan bir Federal yapıyı kabul etmesini beklemektedirler.


Bence daha çok beklerler.


Hristofias kazanırsa daha mı farklı davranacak sorununun yanıtı ise “Al birini çal diğerine”dir.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
  • Okunma 13
    Papadopulos Kazanırsa Çözüm Olacak mı? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2

    Arşivler

    Son Yorumlar