Referandum mu yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimi mi?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 14 Nisan 2005 Saat : 3:05


 

Benim bildiğim “Referandum” yapılırken halka bir soru sorulur ve bunun yanıtı olarak halktan “EVET” veya “HAYIR” demesi veya vereceği oylarla kendisine sunulan seçeneği, “KABUL” veya “RED”  etmesi istenir.

17 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını koymuş bir Cumhurbaşkanı adayımız, bu seçimi gerçek bir “Referandum” olarak nitelemekte ve halkımızdan Cumhurbaşkanlığı için değil “24 Nisan referandumunun tasdiki” olarak oy istemektedir.

Ben aslında 24 Nisan referandumu ile Cumhurbaşkanlığı seçimi arasında pek bir bağ kuramadım. Bu bağı kuramadığım gibi niçin 24 Nisan referandumunun teyidi isteniyor onu da anlamadım.

24 Nisan 2004 günündeki koşullar ile bu günkü koşullar arasında artık çok farkların olduğu, “Çözüm ve Barış” köprülerinin altından çok suların aktığı da bir gerçek. Ortada ne çözüm var, ne dünya ile bütünleşme var, ne direk uçuşlar var, ne AB’ye giriş var ve ne de izolasyonların, ambargoların kalktığı var.  Aynı tas aynı hamam,  hatta tellaklar bile aynı. Yıllardır aynı hamamda Kıbrıs Türk’üne yapılan keseleme de bu “referandumdan sonra gene değişmedi.

Eğer referandum yapılmak isteniyorsa, önce arzulanan “Çözüm ve Barış”ın alt ve üst çizgileri ile “olmazsa olmazları” net ve açık bir şekilde halka sunulmalı, sonra da halka çok açık bir soru sorularak “son kararı” istenmelidir. O vakit bunun adını “Referandum” koyabiliriz. Bu nedenle Pazar günü yapılacak olan seçim “Cumhurbaşkanlığı” seçimi olup asla bir Referandum” veya “24 Nisan referandumunun tasdiki” değildir ve olamazda.

Bizim kafamızdaki “Çözüm ve Barış”ın alt ve üst çizgileri ile “olmazsa olmazları” şunlardır;

a)     Türkiye’nin garantisinin devamı,

b)    Türkiye’den gelen kardeşlerimizin çözümden sonra tümünün adada kalması,

c)     Siyasi eşitlik,

d)    Türk askerinin hiçbir zaman ve hiçbir koşulda adadan ayrılmamasıdır.

YSK bu seçimleri Cumhurbaşkanlığı seçimi diye ilan etti ama benim hala 17 Nisan’da neyi seçeceğimiz konusunda aklım biraz karışık. Cumhurbaşkanını mı seçeceğiz, Kıbrıs Türk toplumunun liderini mi seçeceğiz yoksa görüşmeci mi seçeceğiz bir türlü anlayamadım gitti.

Denktaş ben kendimi bildim bileli bu toplumun, yani Kıbrıs Türk toplumunun lideridir. Hatırladığım kadarı ile 1968 yılında Cemaat Meclisi Başkanı iken resmen Türk Toplumu lideri olarak kabul edildi ve görüşmelere başladı. Arkasından Cumhurbaşkanı muavini oldu. 1974 Barış harekatından sonra Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı, arkasından Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanı ve  sonra da KKTC Cumhurbaşkanı oldu.

Bu makama her seçilen toplum lideri mi oluyor. Yoksa Sayın Rauf Denktaş toplum lideriydi de sonra mı Cumhurbaşkanı oldu.

Adaylarımızdan bir tanesi, beni Cumhurbaşkanı seçin ki hem “Cumhurbaşkanı” hem “Toplum Lideri” ve hem de “Görüşmeci” olayım diyor.

Zaten beni çelişkiye düşüren de bu ince detay daha fazla. Yani şimdi görüşmeci bir başka birisi de, bu adayımız Cumhurbaşkanı seçilince, görüşmeci kendisi mi olacak. Yoksa Sayın “Arabacıoğlu” veya Sayın “Eroğlu” Cumhurbaşkanı seçilirlerse, hem Cumhurbaşkanı, hem toplum lideri, hem de görüşmeci mi olacaklar. Hayır olmayacaklar. Ülkemizin “demokratik ve siyasi yapısına” göre bu yetki göz bebeğimiz “KKTC Meclisi”nde. KKTC Meclisi görüşmeciyi kendisi tayin edecek ve her kimi uygun görürse onu görüşmeci olarak atayacak.

Bence birileri bu nedenle yanlış düşünce parkurunda ilerliyor. KKTC’de yaşayan ve çok ileri düzeyde bir demokrasi var. Bu demokrasimizin övünç kaynaklarından biri de Meclisimizdir. Halk adına kimin konuşacağına, kimin görüşmeci olacağına  KKTC Meclisi karar verecektir, ve de öyle olacaktır.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Okunma 25
    Referandum mu yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimi mi? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak- kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar