Rum Siyasilerden Al Doğru Haberi

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 23 Temmuz 2008 Saat : 12:12


 

Rumların “Kıbrıs Sorunu”nun çözümü konusunda nihai hedeflerinin adayı tümü ile ele geçirmek olduğunu bilmeyenimiz yok. Çok değil adanın 1878’de İngilizler’e kiralanmasından hemen sonra İngiliz Yönetiminin Yunanistan’dan öğretmenlerin getirilmesine izin vermesi ile 1796 yılı patentli “Enosis” yani adanın Yunanistan ile birleşmesi talepleri hiç vakit kaybedilmeden başlatılmıştı. Arka arkaya yapılan mitingler, Avrupa devletleri başkanlarına yazılan mektuplar, düzenlenen konferanslar ve çıkarılan isyanlar hep bu amaç uğruna yapılmıştı.  


Hristofyas son günlerde cicili bicili konuşmaya başladı. Belli ki takiyye yapıyor yani inancını ve gittiği yolu saklıyor. Barış havarisi kılığında ama hedefi, ağzından çıkanlardan çok farklı.


Aslında haberi Hristofyas’tan değil, diğer Rum siyasi partilerden almak gerekli. Rum Ulusal Konseyinde hep beraber çalışıyorlar ve Ulusal Konsey kararlarının dışına çıkmıyorlar. Daha doğrusu çıkamıyorlar.


20 Temmuz Pazar günü, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın RİK 1’de bir mülakatı yayınlandı. Olağan ve bildik laflar etti. Ama Kıbrıs sorununun olası çözümü ile ilgili açıklamalarına Rum siyasi partilerinden çeşitli tepkiler geldi.


Hani Türkçemizde “Çocuktan al doğru haberi” diye bir deyim var ya, bunun benzeri de Kıbrıs Rum politikası ile ilgili konularda “Rum siyasilerden al doğru haberi” şeklinde olmalı. Tıkır tıkır her planı, her düşünceyi, her stratejiyi açıklıyorlar. Ne de olsa oya ve taraftara gereksinim var.
 
Benim en çok dikkatimi çeken, hem koalisyonda ortak olan hem de Hristofyas’a muhalif olan DİKO’nun Limasol Milletvekili olan Angelos Votsis’in Pazartesi günü söyledikleri. Daha doğrusu yaptığı ve partisini de bağlayan açıklaması.


Angelos, uzun uzun Hristofyas’ın bir gün evvelki açıklaması ile ilgili görüşünü ortaya koydu. Sonra da Hristofyas’ın nihai hedefi ile ilgili olarak ağzından baklayı çıkarıverdi. Hristofyas’ın hakemlik ve boğucu takvimler olmadan doğrudan müzakerelere gitmek için gerekli ön koşulları yaratmayı başardığını, ancak takvimlerin 2009’da AB tarafından değerlendirilecek olan Türkiye için, mevcut ve boğucu olduğunu söyleyerek “Türkiye, AB üyelik sürecinde ilerleyebilmesinin anahtarının küçük Kıbrıs’ın elinde olduğunu bilmelidir” diyerek Rumların asıl ve nihai amacını ortaya koyuverdi.


Yani,  müzakereler kim ne derse desin, Ekim-Kasım 2009 tarihinde Türkiye-AB müzakerelerinin “İlerleme Raporu” yayınlanana kadar sürüncemede bırakılacak ve Kıbrıslı Rumlar İlerleme Raporunun olumsuz çıkmaması için Türkiye’den bu güne kadar kabul edilmemiş tavizler isteyecek. İlerleme Raporunun olumlu çıkabilmesi ve Türkiye’nin AB ile katılım müzakerelerine devam edebilmesi için bu tavizlerin kabul edilmesi gerekecektir demek istiyor Angelos. Tabii Hristofyas’ın adına.


Hadi Angelos’u koyduk bir kenara, bakın DISY’nin yani Rum tarafında Türklere en yakın siyasi parti diye bilinen partinin resmi gazetesi olan Politis’in tanınan köşe yazarı  Fivos Klokkaris’in, 20 Temmuz tarihli “Güvenlik faktörü ve çözüm” adlı Politik Yorum yazısına. Aslında bu lafları söyleyen DISY Başkanı Nikos Anastasiades ama yazının altındaki imza bir başkasına, Fivos’a ait.


Fivos, sorunun nerde olduğunu daha ilk paragraftaki, “Güvenlik Faktörü ve Çözüm” anabaşlığı altında yer alan “Genel olarak” alt başlığındaki bölümde;
1. Güvenlik başlığı, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin görüşmelerde dikenli konulardan biridir.
2. Türkiye’nin tüm Kıbrıs’ı kontrol etme yönündeki stratejik hedefine tökezlemektedir.
3. 1960 Garantörlük ve İttifak Anlaşmaları, Türkiye’nin bu hedefine hizmet etmektedir.


Şeklinde açıklamış; buna karşın da Sonuç bölümünde ise konunun can damarının “Türkiye’nin garantörlüğü” olduğunu vurgulayarak, çözüm için bu garantörlüğün kaldırılmasının koşul olduğunu yazmış.


Bakın “Sonuç” bölümünde neler demiş Fivos, DISY adına;
1960 güvenlik sistemi (Garantörlük/İttifak Anlaşmaları) yürürlükten kaldırılmadıkça Kıbrıs sorununun herhangi bir çözümü yaşayabilir olmayacaktır. Türkiye bu sistemin devam etmesinde ısrar ediyor, çünkü tüm Kıbrıs’ın sonsuza kadar kontrol edilmesine ilişkin stratejik hedefine hizmet etmektedir.


İşte adada çözüm isteyen Rumların kafalarının arkasındaki çözüm modelinin ana hatlarını oluşturan en önemli maddelerden biri aynen Fivos’un söylediği bu “Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması” hedefi.


Boş verin siz Hristofyas’ın neler dediğine, alın doğru haberi Rum Siyasilerden.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Kıbrıslı Rumların Bizans entrikaları
  • Okunma 30
    Rum Siyasilerden Al Doğru Haberi için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak- Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-3

    Arşivler

    Son Yorumlar