Rumlar üç cephede savaşıyor

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 19 Ocak 2006 Saat : 2:27


 

Evvelki günkü yazımı okuyan İngiltere Dış İşleri Bakanı Jacques Straw benim önerdiğim planı çok uygun buldu ve “Vallahi”nin de İngilizcesini bulup yerli yerinde kullandıktan sonra “Kıbrıs’a gidiyorum” diyerek personeline gerekli hazırlıkları yapmaları talimatını verdi.

Talimatı alan İngiltere Dışişleri Bakanlığı personeli gerekli tüm  hazırlıkları yaptıktan sonra, sözcüleri kanalı ile Dışişleri Bakanları Jacques Straw’un Kıbrıs ziyaretinin aynen programlandığı gibi gerçekleşeceğini ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la da KKTC Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüşme yapmasının resmi gezi programında yer aldığını açıkladı.

Buna karşın Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos, hala daha yüksekten uçmaya devam ediyor ve Straw’ın Cumhurbaşkanı Talat ile KKTC Cumhurbaşkanlığı Saray’ında görüşmesi halinde kendisini kabul etmeyeceğini resmi dille söylüyor.

Aslında söylemiyor da, işittiriyor.  Hani bir laf vardır, “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla” türünden konuşuyor.

Gerçeklerin farkında ama sanki ne olup bittiğinin ve niçin böyle yapıldığının farkında değilmiş havasında. Şimdi bütün yaptığı kartondan horoz gibi ötmek ve horozlanmak.

Güneye resmi bir ziyaret yapacak olan İngiliz Dış İşleri Bakanı Straw’ı, Papadopulos’un kabul etmemesi demek, hayatı boyunca bir daha İngiltere Başbakanı ile resmi görüşmeler yapamayacak demektir. Buna ilaveten İngiltere’den yiyeceği politik kazıklar da cabası olacak ve  İngiltere Başbakanı ile görüşememek uygulaması yanında bu kazıklar da kendisine bu uygulamanın “hediyesi” olarak takdim edilecektir.

Papadopulos’un bu çıkmazdan saygınlığını yitirmeden çıkabilmesinin bir tek kurtuluş yolu var. Straw’ın KKTC Cumhurbaşkanı Talat ile KKTC Cumhurbaşkanlığı Sarayında görüşmesini sineye çekmek ve bu ziyaret döneminde ve de özellikle politik sürtüşme içine girdiği İngiliz Dış İşleri Bakanı Jacques Straw daha adaya gelmeden evvel  ya hasta olup yurt dışına tedavi için çıkması veya çok acele yurt dışı bir resmi ziyaret düzenleyip dışarı gitmesi gerekmektedir.

Ben aslında Rum Yönetimi Başkanı  Papadopulos’a bir iyilik yapabilirim ve istesin, hemen ve derhal bu ziyaret dönemi içinde Türkiye Başbakanı Sn. R. T. Erdoğan’dan kendisine acil bir davet koparayım. (Yalandan kim öldü!!)

Tabi şimdi Rumların sırtında İngiliz Dış İşleri Bakanı Jacques Straw’ın gezisine ilaveten bir de Birleşmiş Milletler’in  Kalkınma Programı’nın (UNDP) KKTC için bir kalkınma fonu tahsis etme kararı var.

İkisi de aynı anda ortaya çıktı.

Üstüne üstlük bir de Avrupa Parlamentosu’nun kurduğu ve Kıbrıslı Türklerin içinde bulunduğu izolasyonlara son verilmesini hedefleyen bir “Kıbrıs Türk Toplumuyla Üst Düzeyli Temas Grubu” var.

Ölürmüsün öldürürmüsün. Rumlar ne güzel Kıbrıs’lı Türkleri dünyadan izole etmiş ve pres altında canlarını çıkarıyorken, şimdi başlarına bir de bu grup çıktı. Rumlar artık üç cephede savaş vermek zorundalar. İngiliz cephesi, BM cephesi ve AB cephesi.

AB cephesinde işler pek parlak değil. Bu grubun başı olan Halk Partili Fransız Avrupa Milletvekili Françoise Grossetete resmi olarak yaptığı açıklamada “Temas Grubu”nun faaliyet planının temel politika istikametinin “Kıbrıslı Türklere Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret Tüzüklerinin yeniden gündeme getirilmesi ve onaylanması” olduğunu söyledi. Üstelik bir de “Kıbrıs’lı Türklere yaptığımız vaatlerimiz boş değildir’ diyerek Rumların bütün ümitlerini suya düşürdü.

BM cephesinde ise, BM Genel Sekreteri’nin yeni Kıbrıs Özel Temsilcisi ve UNFICYP Başkanı Michael Moller, dün Rum Dış İşleri Yakovu ile yaptığı görüşmede,  Birleşmiş Milletler’in  Kalkınma Programı’nın (UNDP) KKTC için bir kalkınma fonu tahsis etme kararını yalanlamadı. Sadece ve sadece BM Kalkınma Programı’ndan (UNDP)  Rum Yönetimi’yle istişare etmeden Kıbrıslı Türklere özel fon tahsis edilmesi konusunda özür diler göründü. Moller’in bu tavrı çok doğal. Gerçekte karar alınmış ve uygulamaya da konmuş durumdadır.

Artık Rumların 24 Nisan 2004 Referandumundan sonra Kıbrıs konusu ile ilgili olarak dünyanın yaklaşımında ve genel Kıbrıs konjonktüründe çok değişikler olduğunu görmesi ve kabul etmesi gerekmektedir.

Kıbrıs’ta gidişat, Rum egemenliğinde üniter bir devlete doğru değil, Kıbrıs Türk ve Rum devletlerinden oluşacak bir Konfederasyon’a doğrudur. Belli ki dünyadaki Kıbrıs sorunun ile ilgili ülkeler de aynı düşüncedeler ve onun için uğraşıyorlar.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin hakları
  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Okunma 37
    Rumlar üç cephede savaşıyor için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 Şehitlerimiz-amblem kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2

    Arşivler

    Son Yorumlar