Rumları Dava Etmek Zor mu

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 15 Haziran 2008 Saat : 12:12


 

Rumları Dava Etmek Zor mu


Bir taraftan Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm getirmek için gerekli olan müzakereleri başlatmak çabaları dolu dizgin sürerken, diğer taraftan Rumlar, AB üyesi bir devlet olmalarına rağmen, AB kararlarına aykırı tutumlarını pervasızca sürdürmektedirler. Hem de hiç korkmadan ve hiç çekinmeden.


Güya AB komisyonunun, kendi tanımı ile “Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan deniz limanlarına giriş ve çıkış genel uluslararası hukuka göre yasak değildir” ana temalı, 16 Ekim 2007 tarihinde aldığı bir karar var.


Bu kararın çıkış nedeni, Rumların Mağusa-Lazkiye seferlerini durdurmak için AB’ye başvurmaları ve Suriye’ye baskı yapmasını istemeleri üzerine Avrupa Komisyonunun yaptığı bir çalışma.    


Avrupa Komisyonu, Rum Yönetimi’nin KKTC’deki limanların yasa dışı olarak işlediklerine ilişkin tezini açıkça ve enine boyuna sorguladıktan sonra “ticari veya yolcu gemilerinin demirlemeleri veya hareket etmeleri yasak olmaması gerekir” yönündeki bulgusunu, 16 Ekim 2007 tarihinde yazılı metin olarak açıkladı.



Açıklamada, Mağusa-Lazkiye seferlerinin başlamalarının ardından, Komisyon’un genişlemeden sorumlu idaresi, Komisyonun iki taraf arasındaki bir meseleye karışmayacağını, KKTC limanlarının işlemelerine ilişkin yasağın “Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin” tek taraflı kararıyla konduğunu, dünya hukuku gereği üçüncü tarafları bağlamadığını belirttikten sonra gerek BM Güvenlik Konseyi’nin gerekse Avrupa Topluluğunun, KKTC’ye ekonomik ambargo koymadıklarını da vurguladı.


AB Komisyonu’nun 16 Ekim 2007 tarihli kararının tam metni, aynen aşağıdaki gibidir. 


 “Komisyon Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti’nin 1974 yılında, Kıbrıs’ın kuzeyindeki deniz limanlarını yasakladığının ve tüm gemilere kapattığının farkındadır. Bu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendi iç hukukundan kaynaklanan tek taraflı bir kararı olup, uluslararası hukuk açısından herhangi bir sonuç doğurmamıştır.
Bir başka deyişle, Komisyon’un anlayışına göre Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan deniz limanlarına giriş ve çıkış genel uluslararası hukuka göre yasak değildir.
Bunun yanında ne BM Güvenlik Konseyi ne de AB hiçbir dönemde ilgili bölgelere ticaret ambargosu koymamıştır. Bunu göz önüne alarak Komisyon 2004 yılında Doğrudan Ticaret Tüzüğü olarak adlandırılan öneride bulunmuştur.
Bu geçmişe göre, Komisyon bu meselede Suriye Arap Cumhuriyeti otoritelerine müdahale etme durumunda değildir. Konu Kıbrıs Cumhuriyeti ile Suriye arasında ikili olarak çözülmelidir.”


Bu kararla KKTC’deki Mağusa, Girne ve Gemikonağı limanlarının uluslararası hukuka uygun olarak açık olduğu AB ağzı ile teyit edilmiştir.


Buna rağmen hala daha Rum hükümeti, Mağusa veya Girne limanlarına giriş yapan yabancı bandıralı gemileri ya telsiz konuşmalarından, ya da Lloyds’un yayınladığı sirkülerden takip etmekte ve bu gemilerin taşıdıkları bayrağın ülkesine yazılar göndererek, söz konusu gemi sahiplerinin uyarılmalarını, bayraktan çıkarılmalarını veya ceza verilmelerini talep etmektedir.


Avrupa Komisyonunun 16 Ekim tarihli kararına rağmen söz konusu kararın aksine davranan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetini AB’ye resmi yoldan şikayet etmenin zamanı gelmiştir.


Şikayeti yaptıktan sonra da Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetinin yazıyı gönderen makamının dava edilmesi ve tazminat istenmesi zamanı da gelmiştir.



En küçük bir fırsatta Kıbrıs’lı Türkleri veya Türkiye’yi dava etmekten çekinmeyen Rumları artık bizim de mahkemelere vermemiz ve pervasızca işledikleri hukuk suçlarının hesabını sormamız gerekmektedir.


Böylesi bir davanın sonuçları, Mağusa limanından yapılacak uluslararası ticaretin önünü iyice açacaktır.


Dışişleri Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığı, böylesi bize kazanımlar yaratacak bir davayı açmayı politikalarına uygun görürlerse, kendilerine resmi uyarı yazısı almış ve ilgili bayrak devleti tarafından ceza talep edilmiş gemi şirketlerinin adını verebilirim.  


Tabii aynı durum “Bilim” alanında da sürdürülmektedir.


Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Eğitim Bakanlığı, özellikle benim “Yakın Doğu Üniversitesi” adına katıldığım uluslararası konferansları tertip eden üniversitelerin bağlı oldukları Eğitim Bakanlıklarına benim arkamdan bir yazı göndermekte ve benim “Hayali bir devletin hukuken var olmayan akademisyeni” olduğumu belirtip, bir sonraki konferanslara davet edilmememi sağlamalarını talep etmektedirler.


Bilim adına yüz karası olan bu yazılardan bir tanesini, adamızı geçen ay ziyaret eden “AB Yüksek Temas Grubu” üyelerine vermiştim ama tarafgir gözüken bu gruptan pek de beklediğim bir sonuç yok. Başvurumu hasıraltı edecekleri düşüncem daha ağır basıyor.


İş gene bizim Dışişleri Bakanlığı veya Cumhurbaşkanlığına düşmektedir. Nedense biz, uluslararası arenada mücadele etmek ve davalar açmakta Rumlar kadar yetenekli değiliz. Onlar hukuku kendi çıkarları doğrultusunda istedikleri gibi kullanırken bizler sadece demeç vermek ve protesto etmekle yetiniyoruz. Yaptığımız başka bir şey de yok.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • İsrail’in ABD vesayeti
  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • Okunma 14
    Rumları Dava Etmek Zor mu için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak- kktc-bayrak Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar