Rumların kayıplar yalanı ortaya çıktı

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 29 Ocak 2006 Saat : 2:36


 

Kıbrıs Rum Yönetimi “kayıplar” konusunu uzun yıllar istismar ederek, kayıp ailelerinin acılarını siyasi amaçla kullandı ve kayıplar konusunu hep canlı tutmaya çalıştı. Bu yalanın hiçbir zaman ortaya çıkmayacağını ve DNA testi gibi bir yöntemin bulunamayacağını düşünerek sonuna kadar bu yalanlarının arkasına saklandı.

 

Kıbrıs’ın Rum tarafında faaliyet gösteren ve kayıplarla ilgili çalışmalarını sürdüren Genetik ve Nöroloji Ensitüsü, 20 iskeletin kimliğini belirlediklerini ve bu kişilerin Kıbrıs’lı Rum ve Yunanlı olduklarını açıkladı. Kimliği belirlenen ve kayıplar listesinde yer alan bu kişilerin, Türkler tarafından öldürüldüğü iddia edilmekteydi.

Rum yönetiminin kayıplar konusundaki bu yalanına kapılan bazı Kıbrıs’lı Rumlar da AİHM’ye 10 tane de başvuru yapmışlardı.

 

Tabi güney Kıbrıs’ta gömülü bulunmaları, bu iddialarının bir kere daha “yalan” olduğunu ortaya koydu. DNA Testi ile kimliği belirlenen Rum kayıplar, ailelerine bildirildi. Yunanlı olanlar ise ailelerine bildiriliyor.

Rum Yönetimi, bilgi verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından, kayıpların isimlerini açıklayacak ve iskeletleri gömülmeleri için ailelerine teslim edecek. Herhalde teslim töreninde, “sizlere yıllarca yalan söyledik bizi affedin” diyecek.

 

İşçin gerçeği şuki 1963-74 yılları arasında şehit olanların dışında 450 kayıp Türk var.  Rum tarafının 1974 yılında ortaya çıkan kayıp sayısının ise 1400. Türklerin kayıplarının yüzde 26’sı kadın ve çocuk, Rumların ise yüzde 6’sı kadın ve çocuk.

Bu oran dünyaya, Rumların, insan hakları ihlali açısından sorumluluklarının çok daha fazla olduğunu ilan etmektedir. AİHM yolu bize de açıktır. Bunun hesabını tabiî ki zamanı gelince soracağız.

 

Kıbrıs Rum tarafının konuya ilişkin yalana dayalı propagandası, uzun bir süre, Kıbrıs’taki kayıp kişiler sorununun, Türk ordusunun Temmuz 1974’deki müdahalesi sırasında sözde tutuklanan, Türkiye’ye götürülen ve bir daha iade edilmeyen, 1619 Kıbrıs Rum’unun akıbetiyle ilgili olduğu şeklinde olmuştur.

Tabiî ki öne sürülen bu yalan iddialar inandırıcı kanıtlara dayanmamaktadır. Üstelik 1963-74 döneminde Kıbrıs Rum ordusu ve polisince tutuklandıktan sonra kaybolan 803 kayıp Kıbrıslı Türk’ten de hiç söz edilmemektedir.

 

Rum kayıp kişilerinin Türkiye’ye götürüldüğü ve bir daha iade edilmediği iddiası, tümüyle gerçek dışıdır. 1974 çatışmalarında güvenlik nedenleriyle Türkiye’ye götürülen tüm Rum savaş esirlerinin iade edildiği ve Kıbrıs’ın Rum tarafında salıverildiği, 11 Mart 1976 tarihli bir basın açılamasında, ICRC (Uluslararası Kızılhaç Örgütü) tarafından teyit edilmiştir.

 

Makarios’un, pratikte tüm Kıbrıslı Rum kayıplarının öldürülmüş olduklarıyla ilgili açıklaması ve bu ifşaatını “eldeki kanıtlara” dayandırması, TV kayıtlarında hala durmaktadır. Söz konusu “eldeki kanıtlar” bugüne kadar ne kamuoyuna açıklanmış, ne de gizli olarak da olsa, Kayıp Kişiler Komitesi’ne (CMP) iletilmiştir.

 

Yunanistan eski Denizcilik Bakanı Evangelos Iannapoulos’un, Eleftherotipia gazetesi Nisan 1988 sayısında yayınlana sözleri aslında kayıp kişilerin akibetinin ne olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bakan  “Kayıp kişiler olarak lanse edilen Rumlar, aslında darbe sırasında öldürülen Kıbrıs Rumlarıdır. Kıbrıs’ın Türkiye tarafından istilasına gelince.. Darbeyi yapan ve uluslararası arenada “Kıbrıs Cumhurbaşkanı” olarak tanındığı bir zamanda Makariosu deviren, Yunan Subaylarıydı. Makarios’u devirip, Kıbrıs Rumlarıyla Kıbrıs Türklerini boğazlamaya başlamak, Sampson gibi bir deliyi Kıbrıs’ın başına empoze etmek ve tüm bunlara karşın Türkiye’den hiç bir tepki beklememek nasıl mümkün olabilir?” diyerek gerçeği resmi ağızdan açıkça ortaya koymuştur.

 

15 ve 20 Temmuz 1974 tarihleri arasına rastlayan ve Türk müdahalesine yol açan, beş günlük darbe sırasında birkaç yüz Kıbrıs’lı Rum’u, kimlik tespiti yapılmaksızın gizli toplu mezarlara gömdüklerini, dönemin Rum bayan milletvekili Rena Katselli, 1974’de yayınlanan günlüğünde “… Herkes korkudan ve dehşetten donmuş vaziyette. Tümü de çıt çıkarmadan, öldürüldükten sonra gizli bir toplu mezara götürülüp gömülen küçük çocukla ilgili dehşet verici ayrıntıları dinliyorlar: Oğlunun cesedini arayan yaşlı adamın kendisi de hemen orada vurularak öldürüldü. Merkezi Cezaevlerinde, işkenceler, infazlar…” şeklinde yazarak çok açık bir şekilde katliamı ortaya koymuştur.

 

Kıbrıs’ta olayların 1963 de değil 1974’de başladığını iddia edecek kadar yalancı olan Kıbrıs’lı Rumların, kayıplar konusundaki sözlerinin de diğerleri gibi sahtekarlığa ve yalana dayalı olduğu ortaya çıkmaya başladı.

Birde aklımı kurcalayan başka bir şey var. Kemikleri bulunan 20 kişinin bazılarının Kıbrıs’lı Rum, bazılarını da Yunanlı olduğu açıklandı. Hadi Kıbrıs’lı Rumları anladım da, asker elbiseli Yunanlıların ne işi vardı Kıbrıs’ta.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Okunma 33
    Rumların kayıplar yalanı ortaya çıktı için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-3 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar