Rumların stratejileri belli oldu

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 15 Ağustos 2005 Saat : 11:23


 

Türkiye’yi peşinen VETO edip müzakere sürecinde yavaş yavaş kazanabileceklerini tümden kaybetmeyi göze almayan ve KKTC topraklarını AB’nin arkasına sığınıp elde etmeyi hayal eden Papadopulos, bu düşüncesini nihayet somut bir hareketle ortaya koydu.

Fransa’nın, büyükelçiliklerine gönderdiği hizmete özel belgenin basına sızdırılması ve bazı Rum basın organlarının bu konuda dezenformasyon yapması bu konudaki ilk somut veri. İşin arkasında Papadopulos’un talimatı var.

Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerine başlamasının bloke edilmesi, Kıbrıs sorununa doğrudan etkiler yapacağını fark eden Rum yönetimi, AB içinde hiçte ipleri germeye niyetli değil.

Aynı şekilde Tasos Papadopulos’u eşgüdüm içinde olmak ve ortak strateji belirlemek amacı ile görüşmeye çağıran Atina’nın da aynı görüşte olduğu kesin.

Merkel’in fikir anası olduğu “İmtiyazlı Ortaklık” ise Rumların bayağı canını sıkıyor.

Yunanistan ve Kıbrıs’lı Rumlar ipi germemek ve Türkiye’yi AB’nin denetimi dışına sürüklememekte kararlı görünüyor.  Tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklık,  esasen Türkiye’yi AB’nin denetim, kısıtlama ve yükümlülükler çerçevesinin dışına çıkaracak. Dolayısı hem Yunanistan hem de Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti, müzakereler döneminde Türkiye’ye yapmayı planladıkları  yaptırım ve baskıları uygulamaya koyamayacaklar.

Bu nedenle Lefkoşa ve Atina, Türkiye’nin üyelik müzakereleri konusunun da görüşüleceği 24 Ağustos’daki Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında her kesin kendi hesabına görüşünü ortaya koymasına karar verdiler. Fransa’nın ipi ile kuyuya inmeyecekler.

Fransa, Avusturya, Danimarka ve göründüğüne göre seçimler sonrasında da Almanya gibi Avrupa ülkeleri, Türkiye’nin AB’ne üye olmasını istemiyorlar ve bu nedenle stratejilerini belirlemeye çalışıyorlar. Bu Avrupa ülkeleri Türkiye’yle ilgili nihai  tezlerine hizmet etmek amacıyla şu anda Ankara’nın, Protokolü Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımak suretiyle Kıbrıs için de uygulamasını savunuyorlar. Kesin olan şu ki, Türkiye’nin üyeliği gibi karmaşık bir konunun bu aşamada daha da zorlaşacağıdır.

Yarın ki toplantıdan sonra yapılacak Bakanlar düzeyindeki iç müzakerelerden sonra Lefkoşa ve Atina somut adımlar atmaya niyetli.

Şöyle ki:

1-  AB tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığına ilişkin Türk deklarasyonunun var olmadığının resmen ilan edilmesi,

2-  Protokolü Kıbrıs için de onaylaması, imzalaması ve uygulaması ve üyelik müzakerelerine ilişkin yol haritasındaki Türkiye’nin doğrudan yükümlülüklerine, Kıbrıs ve Yunanistan’ın işine gelen başka noktaların da eklenmesi.

3- Müzakere Çerçeve Belgesi’nin müzakereleri askıya alma hükmünü düzenleyen 3. maddesinde değişiklik yapılması ve “Birliğin temelini oluşturan, özgürlük, demokrasi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Türkiye’de ciddi ve devamlı bir biçimde ihlal edilmesi halinde, Komisyon, kendi inisiyatifi veya üye ülkelerin üçte birinin talebi üzerine, müzakerelerin askıya alınmasını tavsiye edecek ve ileriki bir dönemde tekrar başlatılması için şartlar önerecektir” cümlesinde yer alan “Türkiye’de” ifadesinin “Türkiye tarafından” olarak değiştirilmesi.

4- Müzakerelere fiilen başlamak için Kıbrıslı Rumlar Türkiye’nin gümrük birliğini Rumlara uygulamasını isteyerek, hava ve deniz limanlarının Kıbrıslı Rumlara açılmasının önkoşul olması.

3.cü madde istenen değişiklik ile Rumlar, “Sadece Türkiye’deki hak ihlallerinin değil Türkiye tarafından gerçekleştirilecek hak ihlallerini” de devreye sokmak istiyorlar.

Bu madde değiştiği takdirde Rumlar, Türkiye’nin adada asker bulundurmasını veya mülk sorunlarını müzakereleri askıya almak gerekçesi olarak kullanabilecekler. Zaten Rumlar bu savlarını güçlü bir şekilde hem Avrupa Konseyi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde ortaya koyuyorlar.

Rumlar bunu başarırlarsa Türkiye’nin Kıbrıs’ta 1975’den bu yana sistematik olarak hak ihlal ettiğini öne sürecekler ve Türkiye’ye “Ya adadan çıkarsın ya da müzakereler askıya alınır” diyecekler.

Tam bir siyasi satranç oyunu…

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Okunma 5
    Rumların stratejileri belli oldu için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-amblem Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak- kktc-bayrak kktc-tc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar