SURİYE’NİN SEÇENEĞİ TÜRKİYE Mİ, MARKULLİ Mİ?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 5 Kasım 2007 Saat : 6:15


 

Ortadoğu’da Türkiye’nin Kuzey Irak’a olası askeri müdahalesinin yarattığı deprem bütün şiddeti ile sürerken, Güney Kıbrıs’ta da Gazimağusa-Lazkiye seferlerinin yarattığı şok ve artçı depremler Güney Kıbrıs Rum Yönetimini halen sarsmaya devam ediyor.

 

Rumlar KKTC’nin bu açılımını bir türlü hazmedemediler. Bu fikrin ve uygulamanın yaygınlaşmasından, gelişmesinden ve başka limanlar ile havaalanlarının da açılmasından son derece ürküyor, adeta kâbuslar görüyorlar.

 

Bayram sonrası başlayan sürekli seferlerin durdurulması için her tür politik ve diplomatik girişimleri deneyen Rum Yönetimi ve “Kara Cira” Markulli, baktı ki bir gelişme yok, eski terörist organizatörü Vassos Lissaridisi’i, eski günlerin hatırına Suriye’ye gönderdi.

 

Rum Yönetimi Başkanı Papadopulos’un özel temsilcisi olarak 21 Ekim’de Şam’a bir ziyaret gerçekleştiren EDEK Fahri Başkanı Dr. Vassos Lissaridis, hayatta kalan eski baryalarını dolaştıktan sonra görüşmesine müsaade edilen Suriye devletinin üst düzey siyasilerinden ve bürokratlarından bazıları ile de görüşebildi.

Suriye Meclis Başkanı ile yaptığı görüşmede “Gazimağusa-Lazkiye seferleri” yerine sadece iki meclis arasındaki işbirliği konusunu görüşebildi.

Başkan Vekili ile yaptığı görüşmede ise, Güney Kıbrıs-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesine değinebildi sadece.

Baas Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Al Ahmar’la yaptığı görüşmede, iki ülke ilişkilerinin ötesinde Irak ve Filistin konuları ele alındı.

Yapılan tüm görüşmelerde ana tema olan “Gazimağusa-Lazkiye seferleri” ile Kıbrıslı Rumların dünyayı kandırdıkları “İşgal altındaki Kıbrıs” konularına bir türlü değinemedi Lissaridis.

Suriye Cumhurbaşkanı Bashar Al-Assad’dan alınan randevu, “Kıbrıs Rum Yönetimi özel temsilcisinin nezaket ziyareti” çerçevesinde olduğu için Vassos Lissaridis, eline tutuşturulan konuşma gündemi dışına çıkamadı ve “Gazimağusa-Lazkiye seferleri” konusunu Suriye Cumhurbaşkanı Bashar Al-Assad’a bir türlü açamadı.

Sonra da Suriyeli yetkililer, koltuğunun altına bir paket Şam baklavası sıkıştırarak kendisini güler yüzle Güney Kıbrıs’a postaladılar.

EDEK Fahri Başkanı Vassos Lissaridis Kıbrıs’a dönüşünde, “İnsanlar hayal kurdukları müddetçe yaşarlar” sözüne uygun olarak, Papadopulos’a Şam ziyaretine ilişkin verdiği raporunda ve sonra da yaptığı açıklamada, Şam temaslarından tatmin olduğunu, konunun Rum Dışişleri Bakanı Erato Kozaku Markulli’nin Şam’a yapacağı ziyaretten önce ve kendi taraflarını memnun edecek şekilde çözüleceğine dair açık bir garanti aldığını belirtti.

Bunu duyan “Kara Cira” Markulli hemen resmi davet almak için Suriye hükümetine başvurdu. Bu güne kadar kendisine gelen resmi bir davet yok ama bir turist gibi de olsa, Suriye takvimine göre hafta başı olan 10-11 Kasım tarihlerinde Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret edecek.

Bu ziyaretten Rumların lehine herhangi bir şey çıkmayacağını şimdiden söyleyebilirim. Aynen Lissaridis’e yapıldığı gibi Kara Cira Markulli de büyük bir nezaketle karşılanacak, bir eli baldan diğeri yağdan çıkarılmayacak, kuş tüyü yataklarda yatırılacak ama günün sonunda da aynen Lissarides’e yapıldığı gibi onun da koltuğunun altına bir paket baklava sokuşturulacak ve memleketine geri postalanacak.

Bunun mesajını AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul AKP Milletvekili Egemen Bağış’ın geçen Perşembe günü söylediği, “Kıbrıslı Türkler Mağusa-Lazkiye seferi aracılığıyla bundan sonra kendi pasaportlarıyla Suriye’yi ziyaret edebilecekler” cümlesinden algılamak mümkün.

Egemen Bağış’ın sözlerine “Kıbrıslı Türkler ile Türkiye’nin, Mağusa-Lazkiye seferini, özellikle İslam ülkeleri içerisindeki başka durumlarda bir emsal olarak kullanmayı hesap ettiğini” ilave etmesi ise, gelecek günlerin Kıbrıslı Türkler ve Türkiye lehine yeni benzeri gelişmelere gebe olduğunu göstermektedir.

 

T.C. Dışişleri bakanı Ali Babacan’ın birkaç gün evvel yaptığı Suriye ziyareti ise Türkiye-Suriye ilişkilerinde, yıllar ötesinden günümüze sarkmış birçok kemikleşmiş olumsuzlukların silinip atılmasına ve yeni parametrelerin oluşturulmasına yol açtı.

Artık Türkiye-Suriye ilişkileri eskisi gibi gergin değil. Tam tersine sıcak, sevgi dolu, güven dolu ve yapıcı.

 

Babacan’ın Suriye’ye yaptığı ziyarette Suriyeli yetkililerce dile getirilen “Suriye artık Türkiye’ye yüzünü dönmüştür ve her konuda Türkiye’yi örnek almaktadır” cümlesi, Türkiye ile Suriye arasında ekonomik, sosyal, kültürel, sportif ve askeri işbirliğinin temellerinin atılmış olduğunu ortaya koymaktadır.

Suriye’nin yüzünü Türkiye’ye döndüğünü belirtmesi ise arkasını da Rumlara döndüğünü göstermektedir.

 

Amerika Birleşik devletlerinde Kasım 2008’de yapılacak Başkanlık seçimleri, Irak’ın ve Kuzey Irak Kürdistan Bölgesinin kaderini belirleyecek çok önemli bir olaydır. ABD, başkanlık seçimlerinden önce Türkiye ile Irak ve Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Ya elli yedi yıllık müttefiki Türkiye’yi seçecektir ya da Irak’ı.

ABD’nin Türkiye gibi bölgede lider durumuna girmiş bir ülkeden vazgeçmesi, düşük bir olasılık olarak gözükmektedir.

Rusya sağlam adımlarla batıya doğru yürümektedir. Hazar bölgesi ülkelerini kendi çatısı altında topladıktan sonra yüzünü Orta doğu’ya çevirmiştir. ABD’nin Kuzey Irak konusunda Türkiye’yi oyalaması, kendi yönetimi altındaki Irak hükümetine PKK konusunda yaptırımcı olamaması, Türkiye’yi bölgede kendine yeni dostlar bulmaya zorlamıştır.

Kuzey Irak’taki son gelişmelerden ve Türkiye-Suriye-İran dayanışmasından sonra bölgede “Türkiye-Suriye-İran-Rusya paktı”nın kurulması olasılığı ise çok yüksektir. Zaman bunu gösterecektir.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve KKTC’nin hakları
  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Okunma 46
    SURİYE’NİN SEÇENEĞİ TÜRKİYE Mİ, MARKULLİ Mİ? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-4

    Arşivler

    Son Yorumlar