TALAT NEREDE HATA YAPTI

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 10 Eylül 2007 Saat : 5:56


 

5 Eylül zirvesinin ardından koca bir beş gün geçti.

Cumhurbaşkanı Talat’a Rumlar tarafından yapılan saldırıların ve suçlamaların gün be gün çoğalıp dozunu arttırdığı koca bir beş gün.

 

Tabi, Rum Propaganda Makinesi bu saldırıları hemen AB’ye, BM’ye ve ABD’deki çeşitli Helen lobileri kanalı ile de Amerikan Senatosuna kanalize edip yaygınlaştıracak. Talat bir anda çarmıha gerilip, adaya barışın gelmesine mani olan suçlu sandalyesine oturtulacak.

Bu çarpıtılmış Rum propagandasını duyan AB, BM ve ABD yetkilileri sanacak ki, Papadopulos Kıbrıs’a barışın gelmesi için söz konusu toplantıda her yolu denedi, ortaya çeşitli alternatifler koydu ama Ankara’nın güdümünden çıkamayan Talat, hepsini reddederek adaya barışın gelmesine mani oldu.

 

Zaten Rumlar aylar öncesinden “Talat Denktaş’laştı” propagandası yaparak bu suçlamaların zeminini hazırlamaya başlamışlardı.

CTP’nin otuz yedi yıllık yoldaşı AKEL’in Genel Sekreteri Hristofyas, Şubat 2008’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıklamazdan evvel sanırdınız ki Kıbrıs’lı Türklerin haklarını Kıbrıs’lı Rumlarınki ile eşit tutan ve her koşulda bunu dile getiren bir Rum politikacı idi.

Konuşmalarında, Kıbrıs’lı Türkler kardeşlerimizdir sözünü hiç eksik etmeyen, ortak faaliyetlerde bir takım Rum sempatizanı Türkler ve Türk sendika ileri gelenleri tarafından omuzlara alınan Hristofyas’ın başına, adaylığını ilan ettiği gün saksı düşmüş olmalı ki, söylemleri ve Kıbrıs’lı Türklere bakış açısı o günden itibaren aniden değişime uğrayıverdi.

 

Daha 5 Eylül günü takvimsel olarak dolmadan, Talat’ı görüşmede yaptığı öneri nedeni eleştirenlerin başında Hristofyas yer aldı.

 

Hristofyas eleştirir de, diğer aday Yannakis Kasulidis hiç boş durur mu?

Vur abalıya misali o da Talat’ı barışı engellemekle ve Gambari sürecinin akış yolunu değiştirmeye çabalamakla suçladı.

Kasulidis “Türk tarafı, uluslar arası anlaşmalardan yani iki taraf arasında BM huzurunda yapılan ve Güvenlik Konseyi kararıyla kutlanan anlaşmalardan kaçamaz” çamurunu atıverdi Talat’a.

Duyanda, toplantıda Talat’ın gündemin ve prosedürün tamamen dışına çıktığını sanacak.

 

Kimdir bu Yannakis Kasulides?

Rum tarafındaki Ana Muhalefet Partisi DISY’nin AP Kıbrıs Milletvekili ve 2008 seçimlerinde Papadopulos’un diğer dişli rakibi.

DISY her seçimde, aynen bizim bazı siyasiler ve partiler gibi “İktidara gelirsek Kıbrıs sorununu çözeriz” hikâyesini dile getiren, diğer partilere nazaran Kıbrıs’lı Türklere daha sıcak bakan ve geçmişte Kıbrıs’lı Türklere yapılanlardan en azından pişmanlık duyduğunu zaman zaman dile getiren Ana Muhalefet Partisi.

Cumhurbaşkanı adayı Kasulidis Talat’ı suçlarken, DISY Genel Başkanı Anastasiades de Papadopulos’a çullandı.

 

“Vur abalıya” misali Talat’a vurmak için hepsi sıraya girmişken, Papadopulos’un partisi DİKO da hiç geri kalır mı?

Önce Başkan Mariyos Karoyan, arkasından da Asbaşkan Yorgos Kolokasidis ağızbirliği içinde, 5 Eylül görüşmesi ile ilgili olarak “Türk retçiliği önceden açıktı” suçlamasını yaptılar.

 

Peki, ne yaptı bizim Cumhurbaşkanı bu 5 Eylül görüşmesinde de Rumlar tarafından bu kadar acımasızca saldırı ve eleştiriye uğradı. Helen Propaganda makinesinin yapacağı saldırıları ve yayacağı gerçek dışı suçlamaları şimdilik bunlardan hariç tutuyorum.

 

Talat, 5 Eylül toplantısında basit Türkçe ile açık ve net olarak Rumlara “Adada barış istiyorsanız, kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüme ulaşmak için, gelin bir takvim yapalım, komiteler kuralım ve bu işi 2008 sonuna kadar bitirelim” önerisini yaptı.

Hepsi, azı ile, fazlası ile bu kadar. Son derece açık ve net, yapıcı ve bitirici, iyi niyetli barışçıl bir öneri.

 

İşte Rumların kopardığı bütün yaygaralar ve Talat’a yaptıkları bütün suçlamalar bu öneriden çıktı.

 

Neydi Talat’ın hatası.

Cumhurbaşkanı olduktan sonraki iki buçuk yılda, Rumların gerçek yüzünü görmesi ve Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili perde arkası düşüncelerini anlaması oldu.

Daha evvelden Rumları gerçek yüzleri ile tanıması gerekirdi.

Politik hayata ufak ufak adım attığı 1970’li yılların sonundan itibaren dağarcığını Rumların Kıbrıs’ta nasıl bir çözüm istedikleri ile ilgili bilgilerle doldurmaya başlamalıydı.

Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise Rumları 1950’li yıllardan beri tanımaktaydı. Bu nedenle de önüne, Makarios’un yaptığı gibi, ayaklar altına alınıp çiğnenemeyecek, sadece kâğıt üstünde yazmakla yetinilmeyen ve buna ilaveten fiilen Kıbrıs’lı Türklerin haklarının sonuna kadar korunabileceği, içinde Türkiye’nin etkin garantisinin ve garantörlüğünün de olacağı her hangi bir çözüm önerisi konmadığı için, geçmişin acı dolu deneyimlerine de dayanarak, bu tür önerilere olumlu yaklaşmadı.

İşte Talat’ın hatası, Rum propagandasına kapılıp, Denktaş’ı adada çözüm istemeyen kişi olarak tanıması ve tanıtması oldu. Hatta hayallere kapılıp, “Ben Cumhurbaşkanı seçilirsem Kıbrıs meselesini üç ayda çözerim” gibi pembe düşler görmesi ve bunu defalarca dile getirmesi oldu.

Ama gerçek, kendisinin de 5 Eylül de tekrar yaşadığı gibi hiçte öyle değildi. Zaten bu nedenle de son aylardaki söylemleri, iktidara geldiği günlerdeki sözleri ve görüşleri ile farklılıklar göstermeye başladı.

 

Şimdi, Rum Propaganda makinesi, 5 Eylül’de yapılan Talat-Papadopulos görüşmesinde Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili gerçekten yapıcı ve her iki halkın menfaatine olacak bir öneri sunan Talat’ı, daha evvelden oluşturduğu “Talat Denktaş’laştı” temeli üzerine,  hemen ve derhal, “Talat uzlaşmaz ve adada barış istemediği için görüşmeleri torpilleyen kişidir” olgusunu inşa etmeye başlayacak ve yayacaktır.

 

Gözlerimizi ve enerjimizi “Deli” lakaplı AP Kıbrıs Milletvekili, eski DIKO’lu Marios Matsakis’in de desteklediği, AP Liberaller Grubunun dile getirdiği “Adada en iyi çözüm iki ayrı devlet şeklinde olmalıdır” önerisine yoğunlaştırmak en doğrusu olacaktır.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
  • Anavatan-Yavruvatan nereden çıktı
  • Vize krizi niye çıktı?
  • ABD’nin vize yasağı KKTC’yi kapsamadı … Yurdagül ATUN
  • Rumların akademik ambargosu
  • Vatandaşlıklardan rahatsızlar!
  • Rumların garantisi
  • Kuzey Irak’taki referandum ve KKTC
  • Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
  • Paralı vatandaşlık
  • Okunma 14
    TALAT NEREDE HATA YAPTI için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-amblem Şehitlerimiz-1

    Arşivler

    Son Yorumlar