ANKARA ANTLAŞMASI Ek Kıbrıs Protokolü ne içeriyor?

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 10 Şubat 2005 Saat : 2:20


 

AB Devlet Başkanları Konseyinin 16 ve 17 Aralık 2004 tarihinde yaptığı toplantıda Türkiye’nin AB’ye üye olmak başvurusu kabul edilmiş ve 3 Ekim 2005 tarihinde de üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı alınmıştı. Müzakerelerin başlamasına ön koşul olarak da Türkiye’nin, günümüz AB’sinin temelini oluşturan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile 12 Eylül 1963 tarihinde imzaladığı Ankara Anlaşmasına dayalı ek Protokolü, günümüz AB’sinin tüm üyelerini kapsayacak şekilde genişletmesi isteniyor.

AB Komisyonu Türkiye’nin protokolü genişletmesi için ortaya başlangıç ve bitiş tarihi belli olan yeni bir süreç koydu. Buna göre AB Komisyonu ile Türkiye arasında protokol müzakerelerin şubat ayı sonuna kadar tamamlanması ve protokole “paraf” atılması isteniyor. Bu aşamanın ardından 25 üye Dışişleri Bakanlarından oluşan AB Konseyi,”oybirliği” gerektiren iki ayrı karar alacak. Bunların birincisi, protokolün Türkiye ile imzalanması ikincisi de TBMM’deki onay sürecini beklemek kararı olacak. Tabii bu belirginleştirilmiş zaman dilimi, “Oybirliği” koşulu ve “VETO” hakkı Kıbrıs Rumlarının elini daha da güçlendirmektedir.

Bence şimdi Ankara’nın önünde atması gereken üç zorlu adım var. Birincisi, AKP Hükümetinin ek protokolü imzalaması. İkincisi, 3 Ekim 2005’e kadar Türkiye Büyük Millet Meclis’ine attığı imzayı onaylatması. Üçüncüsü ve en önemlisi de tüm bunları Türk halkına açıklaması.

Söz konusu belge tamı tamına 15 sayfa ve Türkiye-AB ilişkilerinin temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Antlaşması’na, AB’nin yeni üyesi Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin  “taraf” olmasını öngörüyor.

Belgenin 1. maddesinde “Ek Protokol”ün tarafları, Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu ile birlikte genişlemiş Avrupa Birliği üye ülkeleri olarak ifade edilirken, 25 üyenin isimleri tek tek sıralanıyor. Rumlar söz konusu “Üye Ülkeler” listesi içinde “Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında yer alıyor.

Bu imzanın atılması, Türkiye’nin, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni tanıması tartışmasını da beraberinde getiriyor. Türkiye bu kıskaçtan kurtuluş yolu olarak, ek protokoldeki “Üye Ülkeler” tanımı içinde yer alan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ne adanın kuzeyini ve dolayısı ile Kıbrıs’lı Türkleri ve onların devleti olan KKTC’yi de temsil hakkı vereceğinden Ankara, ek protokolü imzalarken bunun sadece “Ticari içerikli” olacağına ve Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni siyasi olarak tanıma anlamı gelmeyeceğine dair bir çekince koymayı planlıyor.

Türkiye’yi bekleyen ikinci büyük güçlük ise, müzakere edilerek paraf edilecek ek protokolün AB Konseyi’nde “oy birliği” ile kabul edilmesi zorunluluğu. Ankara, Kıbrıs’a ilişkin ek protokole paraf atarken “bunun tanıma anlamına gelmediği” çekincesini koyduğu takdirde, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti böyle bir durumda AB Konseyi’nde protokole onay vermeyeceğini ve VETO edeceğini açıkça söylüyor. Protokol onaylanmadığı takdirde de, 3 Ekim 2005’de
Türkiye-AB müzakereleri asla başlayamayacak.

Çok sıkıntılı bir durum. Neredeyse Türkiye’yi, Kıbrıs’lı Türkler ile AB arasında bir tercih yapmaya dahi zorlayabilecek denli önemli ve sıkıntılı bir durum…

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • ABD ve Türkiye
  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Okunma 791
    ANKARA ANTLAŞMASI Ek Kıbrıs Protokolü ne içeriyor? için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-amblem Şehitlerimiz-1

    Arşivler

    Son Yorumlar