BM’nin Kıbrıs Planlarına Değinen Yok

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 6 Şubat 2008 Saat : 12:12


 

Güneydeki seçimlerde başa güreşen her üç aday da, Tasos Papadopulos, Dimitris Hristofias ve Yoannis Kasuridis, ağız birliği etmişçesine Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm için genelde, üç aşağı beş yukarı, hep aynı cümleleri söylüyorlar.

“Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında, BM kararlarına uygun olarak, Doruk Anlaşmalarında mutabakata varıldığı gibi iki kesimli, iki toplumlu federasyon şeklinde, uluslararası ve Avrupa hukukunda desteklenecek bir çözüm” olarak tanımlıyorlar.


Rum adaylar I.ci ve II.ci Doruk antlaşmalarını Rum halkının duymak istediği gibi yorumluyorlar.
Ama gerçek hiçte öyle değil.

I.ci Doruk antlaşmasına otururken Rauf beyin olmazsa olmaz koşulu, Türk askerinin adadaki varlığının ve Türkiye’nin garantörlüğünün asla müzakerelere dâhil edilmeyeceği idi. Yani bu iki madde kalıcı idi ve müzakere bile edilemezdi.

Makarios bu koşulu kabul ederek masaya oturdu ve görüşmenin sonunda Kıbrıs’ta iki bölgeliliği onaylayarak masadan kalktı.

Yani, yan yana iki ayrı bölgenin olacağını ve Türklerin yöneteceği bölgenin de adanın kuzey kısmında olacağını kabul etmişti. (Bakınız Glafkos Kliridis: İFADEM, 4. cilt, sayfa 523).

Türk bölgesinin alanı, Türklere göre %29+ (Türk tapu alanı kadar), Rumlara göre de %20  (Adadaki Türk nüfusunun Rumlara oranı kadar) olacaktı.

Arşivler ve yayınlanmış hatıralar bunları söylüyor.


Rumlar hep BM kararlarına atıfta bulunuyorlar. Bunların başlıcaları, 4 Mart 1964 tarihli 186 numaralı karar, 18 Kasım 1983 tarihli 541 numaralı karar, 15 Aralık 1983 tarihli 544 numaralı karar ve 11 Mayıs 1984 tarihli 550 sayılı karar.

Hepsi de BM Güvenlik Konseyinin Rum yanlısı kararları.

Bu kararların zamanlarının geçmiş ve alındıkları günlerdeki koşulların çoktan değişmiş olmasına rağmen Rumlar bunlara sıkı sıkıya sarılıyorlar.
Ama BM’nin kararlarını öne sürerken hiç BM Planlarından bahsetmiyorlar.
Bu güne kadar 8 Temmuz Gambari süreci hariç 17 tane Birleşmiş Milletler planı sunulmuş ve hiç ayırımsız hepsine de Rumlar, bu planlarda “Enosis” açık kapı olmadığı için “Hayır “demişler.   

1974 Barış Harekâtından sonra Viyana ve Cenevre’de çözüme yönelik 3 tane ciddi konferans yani toplantı yapılmış, Rumlar bunlara da “Hayır” demişler. Niyetleri adada Türk varlığını tanımak ve siyasi eşitlik temelinde ortak bir yapı kurmak yerine adanın tümüne hâkim olmak. Bunun için bu güne değin tüm köprüleri yakmışlar.


Bakın Rum lider adaylarının söylemlerine, hepsi de BM kararlarına değinir ama bir tanesi olsun BM planlarına değinmez. Bu planlara değinmek hiç birinin işine gelmez.


Özellikle de Papadopulos.

Kafasındakini saklamak gereğini bile duymuyor. Hedefi Kıbrıs adasını Rum hükümranlığı altına sokana kadar pusuya yatıp, tanınmış bir devletin tüm nimetlerinden faydalanarak sabırla beklemek.

Aklınca 8 Temmuz sürecinin arkasına saklanarak BM’nin önerdiği Annan Planını veya benzeri bir planı kabul etmeyeceğini söylüyor.
Gerekçesi de hazır.

Annan Planını, “çözümü değil, taksimi yasallaştıran, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni dağıtan ve Kıbrıs’ı Türkiye’nin mandası yapan” bir plan olarak tanımlıyor.


Biraz da ileri giderek, Annan Planı’nın benzer içerik veya bir başka isimle tekrarlanması tehlikesinin ortadan kalkmadığını, bu nedenden dolayı Türklerin 8 Temmuz anlaşmasını hayata geçirmeyi reddettiğini ve başkanlığa seçilmesi durumunda da Annan Planı’nın tekrarlanmasının mümkün olmadığını, çünkü bunu kabul etmesinin söz konusu olmayacağını söylüyor.


Bence Papadopulos, eğer seçimi kazanırsa, 8 Temmuz Gambari Antlaşmasının altında kalacak. Tabii, o seçilmezse, yeni seçilecek olan daha da çok hissedecek bu antlaşmanın ağırlığını.


KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet A. Talat’ın 5 Eylül görüşmesinde yaptığı öneriyi unutmuşa benziyorlar.

Talat Papadopulos’a, “5 ana komiteyi kuralım,  komitelerin anlaşmaya vardıkları konular üzerinde Kıbrıs Türk ve Rum liderleri görüşmeye başlasın ve bir yıl içerisinde de Kıbrıs sorununa bütünlüklü bir çözüm bulunsun” demişti. 

Papadopulos ise “zaman süresi olmayacak şekilde 120 komite bir araya gelsin ve görüşmeler yapılsın” diyerek karşı bir teklif yaparak, Talat’ın önerisini reddetmişti.

Aklınca, Türkiye’nin zayıf bir anını yakalayarak adayı Rum hükümranlığı altına sokmak için zamana oynayacak ve bu süre içinde de Kıbrıs adasının tek uluslar arası tanınmış devleti olarak AB ve BM’de Türkiye’ye her türlü zorluğu çıkaracak.

Planı halen de bu.


Bu nedenle de kendisinin yaptığı önerinin geçerli, Talat’ın yaptığı önerisinin ise geçersiz olduğunu düşünüyor. Düşünüyor demen biraz yanlış olur aslında. Bundan yüzde yüz emin.

AB üyesi bir devletin başkanı olduğu için AB’nin hep kendi tarafını tutacağını düşünüyor ve BM’de Kıbrıs’ın tek tanınmış devleti olması nedeni ile de kendi görüşünün kayıtsız şartsız kabul edileceğini varsayıyor.


Ama Papadopulos’un unuttuğu bir şey var. O da, seçimlerden sonra, seçimi kazanacak olan kişinin önüne takvim kısıtlamalı bir planın konacağı.

Bu defa sonuçları belli olan, yani tarafların her ikisi de masaya konan plana “Evet” derlerse sonucun ne olacağı, “Hayır” derlese ne olacağı, bir çözüm planı masaya konacak.

Papadopulos’un efelendiği gibi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni dağıtan ve adada iki eşit statüde devletten oluşan bir yeni bir devlet oluşumuna Rum halkı “Hayır” derse, alternatif çözüm olarak, KKTC’nin tanınarak adada uluslararası tanınmışlığı olacak olan iki ayrı devletin olacağı peşinen belirtilecek.


Bu sefer BM ve AB, Rumların Annan Planı ve AB’ye giriş döneminde çevirdikleri Bizans entrikasını bir daha yutmaya niyetli gözükmüyor.
Ya çözüm, ya çözüm istiyorlar. 

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Kıbrıslı Rumların Bizans entrikaları
  • Okunma 37
    BM’nin Kıbrıs Planlarına Değinen Yok için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-4 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-3

    Arşivler

    Son Yorumlar