DIKO Niyet Mektubunu Hatırlattı

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 26 Temmuz 2008 Saat : 12:12


 

17 Şubat Pazar günü Rum tarafında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin 1.ci turunun hemen sonrasında gerek 2’nci tura kalan Dimitris Hristofyas’ı aday çıkaran AKEL, gerekse de 1’inci turu en önde tamamlayan Ioannis Kasulidis’i aday gösteren DISY, parti bazında destek alabilmek için Papadopulos’un DIKO’su ile sıkı bir pazarlığa girmişlerdi.


AKEL, 17 Şubat gecesi 1.ci turun sonuçları açıklandıktan birkaç saat sonra seçimi kaybeden DIKO’ya bir niyet mektubu verdi.  Bu niyet mektubunda hem Papadopulos’un partisine, hükümette dört Bakanlık, Mecliste Meclis Başkanlığı ve koalisyon hükümeti kurmak teklifini yaptı, hem Yunanistan ile uyum ve işbirliğini arttıracağına dair garanti verdi, hem de Gambari sürecine sadık kalacağını, Annan Planı benzeri planları reddedeceğini ve de adada AB garantisi ve BM parametreleri içinde iki toplumlu, iki bölgeli Federal bir yapılanma için mücadele vereceğini taahhüt etti.


AKEL buna ilaveten yaptığı resmi açıklamadaki ilkeleri içinde, Kıbrıs sorununun özünün “işgal ve istila” olduğunun anlaşılması için uluslararası toplumun, Rum tarafının tezleri konusunda bilgilendirilmesi, Kıbrıs sorununun çözüm ilkelerinde, yani Annan benzeri bir plan gelirse mevcut koşullardan herhangi bir indirim yapmamak, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını ve askersizleştirilmesini sağlamak, yabancı garantörlerin yani Türkiye’nin tek taraflı müdahalede bulunma hakkının ortadan kaldırılması için çalışmak, Rum göçmenlerin kuzeydeki mallarına geri dönüş hakkının garanti altına alınmasını sağlamak, kolonizasyona son vermek yani Türkiye’den gelen soydaşlarımızın geri gönderilmesini gerçekleştirmek ve üniter Rum devletini faaliyete geçirebilmek için ekonominin ve kurumların yeniden birleştirilmesi için taahhütleri var.
 
Rum tarafındaki 1976 patentli “RED CEPHESİ” üyeleri olan DIKO, EDEK ve ortakları EUROKO ağız birliği etmişçesine dün Hristofyas’a  17 Şubat tarihli “Niyet Mektubunu” ve “İlkeleri ile Taahhütlerini” hatırlattılar ve doğrudan müzakerelerin başlamasına çok sert bir şekilde karşı çıktılar. Her ikisi de Doğrudan müzakerelerin başlaması için gerekli ön şartların halen hâsıl olmadığı görüşünde, EUROKO ise toptan karşı.


EDEK Başkanı Yannakis Omiru, partisinin doğrudan müzakerelerin başlaması konusunda Hristofyas’a, “Çözüm zeminine ilişkin ortak anlayış ve ortak tez olması ve Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuların öncelikle görüşülmesi” şartını koştu.  Yani daha işin başında “Türkiye’nin Garantörlüğün kalkacağının, Türk Askerinin tümden geri gideceğinin, Türkiye’den gelen vatandaşlarımızın geri gönderileceğinin ve Rumların kuzeydeki mülklerine geri döneceğinin garantilenmesini istiyor.


İsteyenin yüzü bir kara, vermeyenin iki kara.


EDEK, tüm bu itirazlarına rağmen, Hristofyas’ı destekleyeceğini belirtti. Yani pes etmiyorum ve ayağının içinde karıştıracağım. İstediğimi yapmazsan, zamanı gelince de baydayı da atacağım demeye getiriyor.


Eski dostlar ve Mücadele arkadaşları  DİKO ve EDEK, Hristofyas’ın müzakere tezini desteklemeyi “zorunluluk” olarak görürlerken, boyuna posuna bakmayan EURO-KO, ortalıkta tavuk ayağı gibi karıştırmaya devam etti ve müzakerelere açıkça karşı çıkan tek parti oldu.


EUROKO Başkanı Dimitris Şilluris görüşünü, “Kötü bir çözüme sürükleniyoruz, müzakerelerin yegâne hedefi de Türkiye’nin Avrupa sürecini kolaylaştırmak olacak” ifadesiyle ortaya koydu.  


Eylülden sonra Kıbrıs Sorununun son dönemece gireceği artık kesin.


Liderler, belirlenmiş gündemle Eylül ayının ilk yarısında iki kez görüşecekler. 


Bu ilk iki görüşmenin, 3 ve 10 Eylül’de yapılması konusunda, Cumhurbaşkanları dün, Taye Brook Zerihoun’un önünde randevulaştılar. Açıklamaya konmadı ama programa alındı.


Varılan mutabakata göre,  3 Eylül’de BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’in huzurunda “Doğrudan Müzakerelerin” ilk buluşması gerçekleşecek ve geleneklere göre de ufak bir törenin yapılması olasılığı da çok yüksek.


İlk toplantıda büyük bir olasılıkla  “Doğrudan Müzakerelerin” yöntemi, programı, çıkmazlarda nelerin yapılacağı, Çalışma Grupları ve Teknik Komitelerin hangi konularda ve ne vakit çalışacakları bir esasa bağlanacak ve özlü görüşmelerin birincisi 10 Eylül’de başlayacak.


Liderler Cuma günkü toplantıda Doğrudan Müzakerelere  “Yönetim” konusunu görüşmekle başlamaya ve daha sonra da Mülkiyet, Avrupa Birliği ve Ekonomi konularıyla devam etmeye,  çözümün özünü teşkil eden Güvenlik ve Egemenlik konularını da daha sonraki aşamada görüşmeye karar vermişlerdi. 


Bu da, liderler siftahı, bir olasılıkla 10 Eylül’de ve  “Yönetim” konusu ile yapacaklar demektir.


Hayırlısı…

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Avrupa’nın medeniyeti nereye kadar
  • ABD’nin karizması çiziliyor
  • Kıbrıslı Türkler Rum mu olmuş?
  • Afrin’den Mesaj var … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Afrin Harekatı neden gerekliydi? … Dr. YURDAGÜL ATUN
  • Rum liderin Timsah Gözyaşları
  • ABD ile AB’nin ticaret savaşı
  • Suudi Arabistan kulvar değişiyor
  • Doğu Akdeniz’de Doğalgaz krizi yükseliyor
  • Türkiye Rumların asırlık oyununu fena bozdu
  • Okunma 16
    DIKO Niyet Mektubunu Hatırlattı için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar