Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 15 Mayıs 2008 Saat : 12:12


 

Bana bir sözünüz var Sayın Cumhurbaşkanımız.
1974 Barış Harekâtı nedeni ile Maraş’ta bıraktığını iddia ettiği uyduruk mülküne gidemediği ve kullanamadığı gerekçesi ile AİHM’ye başvuran ve 22 Haziran 2006 tarihinde AİHM’den çıkan karar sonucunda hem tazminat almaya hak kazanan ve hem de malı kendisine iade edilen Mira Ksenidi-Aresti davası ile ilgili olarak, söz konusunu malın Abdullah Paşa Vakfından sahtekârlıkla gasp edildiğini içeren yazımı belgeleri ile birlikte size iletmiş, sonra da sizinle yüz yüze de görüşmüştüm.

Bu konuda Türkiye ve KKTC basınında, ortak araştırmalar ve çalışmalar yaptığım Sema Sezer hanımla birlikte onlarca yazı yazmış, birçok saygın TV kanalında programlar yapmış ve okuyucular ile dinleyicilere gerçek belgeleri göstererek, söz konusu mülkün sahtekârlıkla 15 Eylül 1913 tarihinde gasp edildiğini iddia etmiştim. Hala aynı fikirdeyim.


Sizinle konuşmamın ana teması, AİHM’de Mira Ksenidi-Aresti davası görüşülürken niçin Maraş’ın Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa mülkleri olduğuna dair evrakların AİHM’ye verilmediğini, bu konuda Mağusa Kaza Mahkemesinin aldığı 271/2000 ve 272/2000 numaralı tespit kararlarının niye mahkemeye sunulmadığı idi.


Sizin yanıtınız da “Söz konusu mülkün Abdullah Paşa Vakfına ait olduğuna dair belgeyi geç bulduk ve bu nedenle itiraz edemedik. Eğer Maraş’ta bulunan bir taşınmaz ile ilgili bir tazminat davası bundan sonra AİHM’de görüşülürse, kesinlikle evrakları AİHM’ye ileteceğiz ve itiraz edeceğiz” şeklinde olmuştu.     


Bu günü sabırla bekledim Sayın Cumhurbaşkanım. Gün geldi çattı.
Ünlü Rum iş adamı Konstandinos Lordos’un, (kısaca Dinos olarak hitap edilmektedir), Maraş’ta bıraktığını iddia ettiği mülkleri ile ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yaptığı başvuru, kabul aşamasına gelmiştir. Yakında görüşülecektir.

Rumlar bu başvuruyu “Türkiye aleyhine AİHM’ye yapılan başvuruların amiral gemisi” olarak nitelendirmektedirler.


Aresti’nin  Maraş’taki uyduruk mülkü ile ilgili davada hükmedilen tazminatın tutarı ile kıyaslayarak, Lordos’un başvurusuyla ilgili tazminatın 150 milyon Euro’yu kolaylıkla aşacağının hesabını yapan ve hayalini kuran Rumların, şimdiden ağızları sulanmaya başladı bile. 

Lordos’un AİHM’ye yaptığı başvurusu Maraş’ta yer alan 150’den fazla taşınmazı kapsıyor. Bunların içinde araziler, boş veya içinde yarım inşaatlar olan arsalar, oteller, dükkânlar, apartmanlar ve evler var. Birçoğu da Mağusa’nın altın kumsal olarak tanımlanan “Deve Limanı”nda.


Ben iddia ederim ki, bu mülklerin hepsi de 1913 tarihinde, İngilizlerin Mağusa Tapu dairesine Rum memurları doldurduktan sonra, aynen Mira Ksenidi-Aresti’nin dedesi Mavrodi Hacı Hambi Manueli’nin sahtekarlıkla adına kaydettirdiği, yağmalanmış ve gasp edilmiş mülkün benzeri, Abdullah Paşa Vakfı ve Lala Mustafa Paşa Vakfına ait taşınmaz mallardır.


Maraş’ın Türk Vakıf Malı olduğu, Vakıflar Örgütü ve Din İşleri Dairesinin, KKTC Başsavcısına, dolayısı ile KKTC devletine karşı açtığı 271/2000 ve 272/2000 No.lu davaların sonucunda açıklanan Mahkeme kararında belirtiliyor.


Abdullah Paşa Vakfı, 1761 yılında Halep Beylerbeyi iken ölen Abdullah Paşa tarafından kurulmuş. Abdullah Paşa, sahibi bulunduğu Maraş-Mağusa bölgesinde bulunan 60,000 dönüm araziyi vakfetmek sureti ile adı “Abdullah Paşa Vakfı” olan “MÜLHAK” bir Vakıf kurmuş.     

Söz konusu Vakfın vakfiyesi bizzat Abdullah Paşa’nın kendisinin hazır olduğu 24.7.1748 tarihinde Şer-i Meclis’te yazılmış ve tescil edilmiş.
Lala Mustafa Paşa Vakfı ise 1571 yılında Kıbrıs’ı fetheden Osmanlı Ordusunun baş komutanı olan Lala Mustafa Paşa tarafından kurulmuş.

Söz konusu mülk kendisine Padişah II.ci Selim tarafından bahşedilmiştir. Otağını Derinya civarında kuran Lala Mustafa Paşa’nın kurduğu Vakfın sahip olduğu mülk, Otağından Maraş’a kadar uzanmakta olup yaklaşık 30,000 dönümdür.


“Mülhak” kelimesini büyük harflerle yazdım. Nedeni de Mülhak olan taşınmaz mallar asla satılamaz. Bu konuda yasa çıkarılsa bile satılamaz. Mülhak ilan edilen mallar, dünya durdukça Abdullah Paşa Vakfına aittir ve ya varisleri ya da mütevelli heyeti tarafından sadece idare edilebilir ve gelirleri vakıf vakfiyesi uyarınca kullanılabilir.

Vakıfların iptal edilemez ve süresiz olmalarına bağlı olarak kaideten gelir getiren Vakıf Malları istibdal dahi edilemez, yani takas bile edilemezler.


Ancak İngiliz Sömürge Yönetimi döneminde, İngiliz Sömürge Yönetimi Ahkam ül Evkaf’ı ihlal ederek, 1913-1930 yılları arasında yaptığı icraatlarla anılan Vakıf arazilerini ve emlaki 3.cü kişilere devretti ve bu kişilerin adına Koçan (tapu) çıkarıldı. Bu yasal olmayan yöntemle Abdullah Paşa ve Lala Mustafa Paşa Vakıflarına ait taşınmaz mallar yağmalandı ve gasp edildi.
 
4.6.1878 tarihinde İngiltere ile Osmanlı devleti arasında yapılan ve Kıbrıs adasının İngiltere’ye kiralanmasını da içeren anlaşma ekindeki 1.7.1878 tarihli protokolün 2.ci maddesi “Ahkam ül Evkaf”ı yürürlükte tutmaktadır.
1914’de İngilizler, 1.ci dünya savaşını bahane ederek Kıbrıs’ı ilhak ederken Ahkam ül Evkaf’ı ilga eden bir düzenleme de yapmadılar. Tam tersine 1915 Kıbrıs (Müslüman Dini taşınmaz Mallar) İmparatorluk emirnamesi Ahkam ül Evkaf’ın yürürlükte olduğunu teyit etmektedir.
Lozan Anlaşmasının 20.ci maddesi ile Kıbrıs İngiltere’ye resmen devredilirken Ahkam ül Evkaf ile ilgili aksi bir düzenleme veya karar da yok. Özetle Mağusa Tapu dairesinde 1913-1930 yılları arasında yapılan devir işlemlerinin tümü de yasal olarak geçersiz. 


Sayın Cumhurbaşkanım, şimdi hem sözünüzü tutmanın zamanı geldi hem de Maraş’taki ata yadigârı mallarımızı geri almanın fırsatı bir kez daha doğdu.

Lütfen AİHM’nin önüne Mağusa Mahkemesinin tespit kararını koyun ve Maraş’taki gasp edilmiş Vakıf mallarının Vakıflar İdaremiz adına kayıt edilebilmesi için talimatınızı verin.   

Üstelik Konstandinos Lordos, söz konusu Maraş’taki ata yadigari mülkleri 1913’den beri kullanmanın bedelini, güney Kıbrıs’ın tümünü satsa bile asla ödeyemez. Hele böbürlenerek ve ağzı dolarak bahsettiği deve limanındakileri mülklerinin kullanım bedelini hiç ödeyemez.
Bayram değil, seyran değil, Konstandinos Lordos Salı gecesi Başbakanımız Ferdi S. Soyer’i niçin Larnaka’daki otelinde yemeğe davet etti? 

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Yasal müdahale ve bizleri kurtarmak, işgal mi?
  • Hıyanet sözcüleri ABD’den bildiriyor! … Yurdagül Atun, KKTC
  • Rumların UNFICYP Korkusu
  • Tarihten gelen bir kartvizit
  • Çözüm zor, yasaklamak kolay
  • Rum tarafında mali kriz kapıda
  • Rumların Kıbrıs hayalleri
  • KKTC Milli Mücadele Madalyası
  • ABD’nin yeni Türkiye planları yolda
  • Teşekkür ederim … Prof. Dr. Ata ATUN
  • Okunma 35
    Sayın Talat Sözünüzü Tutunuz için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-bayrak Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar