Kimmiş Revizyonist?

Kimmiş Revizyonist?

GKRY lideri Nikos Anastasiadis, KKTC’de faaliyet gösteren bir üniversitenin diploma töreninden sonra yaptığı açıklamada “hiçbir tavizde bulunmak istemediklerini” vurgulayan T.C. Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay’a, mesaj göndererek, “revizyonist politika izleyenlerin, münasebetsiz davranışlarının yolundan gitmelerinin söz konusu olmadığını” iddia etmiş.

Ağlar mısın, güler misin yoksa lanet mi okursun kendini Kıbrıs’ın tek ve mutlak Başkanı sanan Nikos Anastasiadis’e. Sanki kendileri sütten çıkmış ak kaşık, Türkiye revizyonist!

Peki nedir bu revizyonistlik? Revizyonizmin uluslararası politikadaki genel anlamı, mevcut Uluslararası düzeni (statükoyu) değiştirmek istemek veya değiştirmek isteyen devlet demek. Baktığınızda yenilikçi bir kavram gibi görünse de Kıbrıs’ta kullanımı olumsuzluk içeriyor.
06.29.22-Kimmiş Revizyonist-JPG
Mesela, Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Makarios, tam bir revizyonistti ve bütün hayali de 1796 tarihli “Megali İdea”yı yani “Büyük Ülkü”yü gerçekleştirmek, Helen kahramanı olmaktı. Bu ülkü uğruna din adamı olmasına rağmen elini kana bulamaktan, Kıbrıs Türklerini kılıçtan geçirmekten, evlerini, yurtlarını yakıp yıkmaktan hiç çekinmedi.

Megali İdea’yı biliyorsunuz. Helenlerin büyük ülküsü, batıda Bizans’ın zamanında İyonya Denizi’nde hakimiyet altına aldığı toprakları, doğuda Küçük Asya ve Karadeniz’i, kuzeyde Trakya, Makedonya ve Epir’i, güneyde Girit ve Kıbrıs’ı hakimiyet altına alıp; başkenti Konstantinopolis yaparak Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nu diriltmek. 1791 yılında ortaya atılan bu fikrin haritası da ünlü Yunanlı şair Rigas Ferreros tarafından 1796 yılında da haritası çizilmiş.

8. maddesi Kıbrıs adasını Yunanistan’a ilhak etmek olan Megali İdeanın içeriğinde yer alan tüm maddeler kelimenin tam manası ile “Revizyonist” hedefler.

İşte Makarios’un çömezi ve Helen milliyetçisi olan Nikos Anastasiadis, çok değil daha 59 yıl önce 1963 yılında başlattıkları ve 1974 Barış Harekatı ile son bulan “Revizyonist politika” hedefli katliamları, şehit ettikleri yüzlerce binlerce Kıbrıs Türk’ünü, yakıp yıktıkları Kıbrıs Türk köylerini, yağmaladıkları Kıbrıs Türk’lerine ait evleri, köyleri, zahireleri, büyükbaş ve küçükbaş hayvanları unutmuş, ahkam kesmekte, aklınca da Türkiye’yi suçlu konumuna sokmaya çalışmaktadır.

Rum lider Nikos Anastasiadis’e, 1964 yılında BM’nin Kıbrıs’a araştırma yapmak için gönderdiği heyetin yaptığı araştırma sonucunda BM’ye sundukları Ortega Raporunu okumasını tavsiye ederim. Bu raporda kaç masum ve savunmasız Kıbrıs Türkünü şehit ettikleri, kaç tane Türk köyünü yakıp yıkarak haritadan sildikleri, raporda resimleri ile birlikte yer alıyor.

Güven yaratıcı önlemler üzerinden gideceksek, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve 4. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile oturdukları masalarda konuşulan hangi güven yaratıcı önlemi hayata geçirdiklerini de sormak isterim Rum lidere.
Propaganda becerinizle kendi halkınıza dahi unutturduğunuz gerçekleri biz unutmadık, unutmayacağız sayın Anastasiadis! Önce, adayı Yunanistan’a bağlamak için geçmişte işlediğiniz suçların, yaptığınız katliamların, söndürdüğünüz ocakların hesabını verin, sonra bizleri soykırımdan kurtaran ve özgürlüğümüze kavuşturan anavatanımız Türkiye’ye mesaj gönderirsiniz. Tabi sizi muhatap alırsa!

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

29 Haziran 2022
Kimmiş Revizyonist? için yorumlar kapalı
Okunma 11
bosluk

Türkiye Saldırı Altında

Türkiye Saldırı Altında

Günlük olaylardan baş kaldırıp, içteki siyasilerin açıklamalarını ve çizdikleri karamsar tabloları göz ardı edip büyük resme bakabilirseniz Türkiye’nin son bir asrın en büyük tehdidi ve saldırısı altında olduğunu net bir şekilde görebilirsiniz.

Kendini dünyanın küresel yöneticileri olduğuna inanan kişilerin gözünde Türkiye artık “cici çocuk” değil. Türkiye’nin, bu küresel yöneticilerin istedikleri her şeyi yapmaması, kendi savunma sanayisini kurması, gıda üretiminde kendine yeterli olması, dış müdahalelere ve iç darbelere dirençli hale gelmiş olması, bölgesel bir güç haline gelmesi ve en önemlisi de kişilik kazanıp söz dinlememesi nedeni ile dövülmesine, söz dinlememeye devam ederse cezalandırılmasına ve de gücünün yok edilerek küçültülmesine karar verilmiş.

Bu babayiğitler Türkiye’yi kendi istedikleri forma ve kalıba sokmak için önce vekalet savaşları ile ekonomisini bozmayı denediler. Türkiye’nin parasını, pulunu, enerjisini bu savaşlarla mücadeleye harcayarak tüketmesini planlamışlardı. Bunun yeterli olacağını sandılar ama başaramadılar.
06.13.22-Türkiye Saldırı Altında-JPG
Bu sefer ikinci aşamaya geçtiler. Libya, Irak ve Suriye’de uyguladıkları yöntemi yürürlüğe koydular. İçte kaos yaratıp iç savaş çıkartarak Türkiye’yi yıpratmayı, yönetimi devirerek kendi adamlarını başa getirmeyi planladılar, aynen 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980’de yaptıkları gibi. Bu yöntemleri de başarılı olamadı. Bırakın başarı kazanmayı, görünmez bir şekilde içine ellerini soktukları TSK’ya ve MİT’e uzanan elleri kesildi, bağları koparıldı.

Şimdi de üçüncü aşamaya geçtiler. Bana göre son kozlarını oynuyorlar. Hedefleri Türkiye içinde bir kaos yaratarak Türkiye’yi kutuplaştırmak, cüceleştirmek ve diklenmesini önlemek.
Esasen Türk milletinin yapısından ve DNA’larından dolayı silahla Türkiye’ye diz çöktüremeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Bu nedenle bu sefer seçtikleri yöntem de farklı. (Gerçi bunu eski ABD Başkanı Trump da denemişti ama ABD-Türkiye görüşmeleri sonrasında çokta ileri gidememişti.) Türkiye’ye karşı yapılan saldırı an itibarı ile silahlı değil finansal.

İşin özü, çok kritik bir döneme girmiş bulunmaktayız. Kalın perdelerin arkasındaki mali veriler, 2022 yılı Haziran ayında 1 ABD dolarının gerçek değerinin 10.50-11.00 TL civarında olması gerektiğini söylüyor. Türk Lirası, kasten ve içte kaos yaratılmak için yapay bir şekilde değer kaybına uğratılıyor.

ABD ve AB tarafından Yunanistan, Türkiye’ye karşı kışkırtılıyor.
ABD ve AB tarafından PKK/YPG’ye mali destek verilip silah ile donatılıyor.
ABD ve AB tarafından yapılan girişim ve vekalet uygulamaları ile Türkiye’nin Rusya ve İran ile olan ilişkileri zayıflatılmaya ve bozulmaya çalışılıyor.
Hedef, Türkiye zayıf, güçsüz, korumasız ve dostsuz kalsın ki kendini dünyanın yöneticisi sanan kişilerin istediklerini yapsın!
Oyun bu sefer gerçekten çok büyük ve bizim bu oyuna gelip kaos tuzağına düşmememiz, nelerin yapılmak istendiğini görüp ona göre davranmamız gerekiyor.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

13 Haziran 2022
Türkiye Saldırı Altında için yorumlar kapalı
Okunma 39
bosluk
Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
Samtay Vakfı
kıbrıs haberleri
kibris 1974
atun ltd

Gallery

Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak-4

Arşivler

Son Yorumlar