22 TEMMUZ SEÇİMLERİNDE NE DEĞİŞECEK

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 5 Temmuz 2007 Saat : 7:10


 

Birçok kişiye göre KKTC’nin siyasi hayatı ve geleceği, 22 Temmuz’da Türkiye’de yapılacak seçimlere bağlı olarak yeni bir kulvara girecek.

 

Basit ve düz bir mantıkla bu doğru bir yaklaşım.

Türkiye hapşırırsa KKTC nezle olur gerçeğinden yola çıkılınca karşınıza zaten bu tablo geliyor.

 

Türkiye’deki seçimler, dışardan bakınca farklı, içerden bakınca farklı gözüküyor.

 

Seçimlere içerden bakınca adeta belli bir noktaya “zoom”lanmış oluyorsunuz. Gördüğünüz sadece orası oluyor ve sonuçları da oraya göre genellemeye çalışıyorsunuz.

 

Hâlbuki dıştan bakınca, hem resim farklı oluyor hem de her hangi bir parti bağına kapılmadan duygusal kararlar vermiyorsunuz. Sonuçları ve algılamaları belki de doğruya en yakın bir şekilde de görebiliyorsunuz.

 

Türkiye bana göre, dıştan bakınca, güvenli bir şekilde yol alan, sağlam ve modern çizgilere sahip yeni bir otobüse benziyor.

Otobüsün yönetimi AKP tarafından yapılıyor ve direksiyonda doğal olarak AKP Genel başkanı oturuyor. Yardımcısı da kendi takım arkadaşları.

Otobüsün içindeki yolcular ise Türk halkı. Tabi bu yolcuların sözcülük görevini de değişik siyasi partiler ve onların başkanları yapıyor.

Otobüsün içinde yüksek sesle konuşanlar, tartışanlar, bağıranlar, protesto edenler olduğu kadar, şoföre destek çıkıp moral verenler de var.

İçerden bakınca işte görülen bu.

 

Dışardan bakınca, gördükleriniz farklı.

İçerdeki olaylar dışarıya, içerdeki yoğunlukta yansımadığı için, siz sadece yolda güvenli bir şekilde giden, son model, sağlam ve pırıl pırıl bir otobüs görüyorsunuz. İçinde yolcuların ne yaptığından çok, otobüsün performansı sizi etkiliyor.

 

Seçimlere dıştan bakınca, görüntü, içerden bakıştan biraz farklı gözüküyor.

AKP’nin seçimleri önde götüreceği çok açık ve net olarak algılanabiliyor. Yıllardır sessiz çoğunluk olarak kalmış, kendi kültüründen ve geleneklerinden taviz vermeden yaşamını yıllardır gözlerden uzak sürdürmüş geniş bir kesim, geçen seçimde olduğu gibi şimdi de AKP’nin arkasından gidiyor.

DYP-ANAP işbirliğinden bir ümit olarak doğan DP, Mumcu’nun geri çekilmesi ile çok zor bir durumda kaldı. DP, AKP’nin belki de en güçlü rakibi olacakken, şimdi barajı geçmesi bir mucize gibi gözüküyor.

CHP her ne kadar en büyük benim diyorsa da, muhalefetin en büyüğü olduğu kesin. AKP ile baş edebilmesi, dışardan bakılınca çok zor gibi gözüküyor.

MHP ise baraja oynuyor ve barajı geçmesi daha yüksek bir olasılık olarak gözüküyor bu seçimlere 17 gün kalan günler içinde.

 

Seçim ve Halk oylaması yasasına göre seçimlerde oyların partilere dağılımı De Hont sistemine göre yapıldığı için, barajın altında kalan oylar, aynı oranda barajı geçen partilere dağılıyor. Sanki bu oylar barajın altında kalan partilere değil de, barajı geçen partilere verilmiş gibi, hepsi de eleğin üstünde kalmış partilere gidiyor. Sistem adil gözükmüyor ama mevcutların da en iyisi.

 

Seçimlerin kaderini, iktidar partisinin son hafta içindeki performansı belirleyecek. Son haftanın en çarpıcı olayı ve halkın büyük çoğunluğunu iktidar partisine oy vermeye yöneltecek en etkili çıkış, herkesin lanet okuduğu teröre karşı alınacak etkili bir tedbir olacak.

Tabi bunun için müneccim (Kahin) olmak gerekmiyor.

Bu da doğal olarak Irak harekâtı olacak.

Son hafta içinde PKK’ya yapılacak sınır ötesi bir harekât, seçimlerin kaderini değiştirecek ve oyların oluk gibi AKP’ye akmasını sağlayacak.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtının Türkiye’de yarattığı coşku fırtınası ve ulusal kenetlenmenin aynısı, bu PKK harekâtında da yaşanacak.

 

Barış Harekatı deyince akla Kıbrıs geliyor.

Aslında Kıbrıs’ın siyasi hayatı da kaynayan bir kazan. Adeta fokur fokur kaynıyor. Zaten şu anda mevcut hükümetin durumu, iki seçim kazanmış Amerikan Başkanlarına, dönem sonu yaklaşırken seçimlere bir daha giremeyeceği ve esaslı kararlar alamayacağı için verilen “Topal Ördek” (Lame Duck) tanımlamasına benziyor.

KKTC’de hükümet kağıt üstüne var gözüküyor ama fiilen yok. Son haftalarda patlayan rüşvet fırtınasından sonra Bakanlar kurulundan esaslı kararlar çıkmamaya başladı.

CTP-ÖRP koalisyon hükümeti tam bir “Lame Duck” hükümeti. Üflesen yıkılacak durumda ama 22 Temmuz seçimlerine kadar ayakta kalmak için elden gelen gayreti de gösteriyor.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • KKTC’ye inanmak, Özgürlük ve Egemenlik yolunda uğraşı vermek böyle bir şey
  • “KIBRIS SORUNUNUN BAŞLANGIÇ NOKTASI YUNANİSTAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ”
  • KKTC Üniversiteleri üzerinde oynanan oyunlar … Dr. Yurdagül ATUN
  • Yabancı Büyükelçiliklere Kıbrıs dersi
  • 6301
  • Vatandaşlık uygulaması gözden geçirilmeli
  • Rumların Doğalgaz hikayesi
  • KKTC’ye Hocalı Soykırım Anıtı dikilmeli
  • Ata Atun-Odak Noktası Programı-20 Şubat 2019
  • Kıbrıslı Rumların Bizans entrikaları
  • Okunma 46
    22 TEMMUZ SEÇİMLERİNDE NE DEĞİŞECEK için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-3 kktc-tc-bayrak- kktc-bayrak kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-4

    Arşivler

    Son Yorumlar