Bağırtan Tecavüze Bağırtan Ceza Verilmeli

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 25 Ağustos 2011 Saat : 11:27


 

Gazi Mağusa’da hiçte hoş olmayan, kulağa çok çirkin gelen bir tecavüz olayı yaşadık geçen gün.
Geleneklerimize göreneklerimize hiç uymayan, çirkin mi çirkin bir olay.
Hem çirkin bir tecavüz var, hem dayak, hem şiddet, hem de tehdit ve şantaj.
Utanmadan olayı telefon kameralarına çekmişler ve “polise gidersen internette yayarız” tehdidi yapmışlar.
Bunlar 3 kişi. Daha doğrusu 3 tane insanlığın yüz karası haydut.
Toplumumuzdan yaşam boyu soyutlanması gereken kötü yetişmiş, kötü karakterli insanlar.
Erkek olmanın getirdiği fiziksel gücü avantaj olarak kullanarak, bir kızımıza, döve döve, iç çamaşırlarını zorla yırtarak, istememesine, karşı koymasına rağmen bağırta bağırta tecavüz etmiş bu insanlık dışı kişiler.
Bağırtan tecavüze bağırtan ceza verilmeli. Göze göz, dişe diş olmalı cezaları.
Geçmiş yıllarda üniversitelerimizin birinde, oradaki inşaat işinde, bir taşerona ait firmada çalışan bir işçi, genç bir öğrenci kızımıza tecavüz etmişti. Bu tecavüzcüye verilen ceza da gerçekten de örnek bir cezaydı. 25 yıl hapis cezası verilmişti, genç kızımızın hayatını karartan bu insanlık dışı kişiye.
Cezayı veren, neredeyse doğumundan beri tanıdığım, çocukluğunu, gençliğini bildiğim, ailesini yakından tanıdığım Gazi Mağusa’lı bir hâkimimizdi.
Bu genç hâkimimizin kararını sokakta birçok insanımızla da konuşup tartışmıştım. Bir tek kişi bile 25 yıl çok fazla dememişti. Neredeyse tümü de “Yargıyı kutlarım, adalet yerini buldu” gibi sözler söylemişlerdi.
Bu yerinde kararından dolayı hâkimimizi tebrik etmek için evine gittim. Aramızdaki yaş farkından çekinmesem, kutlamak için elinden bile öpecektim.
Bu üç insanlık dışı haydudun işlediği bu çirkin tecavüz olayında bence 3 tane 25 yıllık suç var. Tecavüz ve Irza geçme, şiddet ve dayak, tehdit ve şantaj.
Artık bu tecavüz düşüncesinin ve eyleminin önünün kesilmesi gerek.
Eğitimle ve bir daha tekrarlanmaması için akıllarda örnek olarak kalacak, yıldıracak, aklından tecavüzü geçiren kişileri iki kere düşünmeye sevk edecek ve caydıracak denli ağır cezalarla, bu çirkin eylemin kökü kazınmalı.
Sivil Toplum Örgütlerimiz bu kez bir araya gelmeli, basında çağrı yapmalı, siyasi partileri dolaşarak “Tecavüz ve Kimyasal Kastrasyon yani “Hadım etme” yasasının hazırlanıp Meclise sunulması için eylem yapmalı, siyasiler üzerinde baskı başlatmalı.
Yasamanın yani Meclisimizin bu konuyu ivedilikle ele alması gerekmektedir. Özellikle de siyasi partilerimizin kadın milletvekilleri ve bakanımız, siyasi rozetlerine bir kenara bırakarak, bir araya gelmeli ve bu konuda öncülük ederek bir hareket başlatmalı.
Meclisimiz açılınca “Tecavüz ve Kimyasal Kastrasyon” yasası, bir an evvel hazırlanmalı, ivedilik alınarak önce ilgili komiteye sonra da Genel Kurula sevk edilmeli ve en kısa sürede de yasalaşmalı.
Bu ülkede ne sapıklara yer vardır ne de sapıkça düşünce ve eylemlere. Rehabilite edilmeleri gerek.
Avrupa’da hadım etme yasası aslında bir çeşit rehabilitasyondur, ceza değildir. Batı tıbbına göre bu tarz insanların beyinlerindeki o fonksiyonlar başka türlü tedavi edilemiyor.
İnsana veya hayvana tecavüz edenler, davanın bittiği ve suçlu bulunduğu gün önce hastaneye götürülüp hadım edilmeli, sonra da bir daha güneş yüzü görmemek üzere, ilk bir kaç yılı hücrede geçecek şekilde içeri tıkılmalı.
Yargılamak ve ceza vermek bir adalet süreci. Nelerin yapılacağı, ne gibi bir cezanın verileceği yasalarda belirtiliyor.
Tecavüze uğrayanların mahvolan hayatları, yaşadıkları travmanın ve yıkıntının nasıl giderileceği ise hiçbir yerde yazmıyor.
Nasıl tazmin edilecekleri de hiçbir yerde belirtilmiyor.
Tecavüzün acı sonuçları ve psikolojik götürüleri, tecavüze uğrayanın yanına kalıyor ve hayat boyu kendisi ile birlikte beyninde yaşıyor.
Dolayısıyla, tecavüz edeni içeri sokmanın ve ağır bir şekilde cezalandırmanın yanı sıra tecavüze uğrayanın kırılan onurunun, lekelenen namusunun ve ayaklar altına alınan kişiliğinin nasıl gerisin geriye yerine konabileceğinin üzerinde durulmalıdır.
Devlet, tecavüz mağdurlarını kucaklayacak ve onları hayata yeniden dönüştürecek bir sistemi hayata geçirmeli, tecavüze uğrayanların maddi ve manevi olarak tazmin edilmelerini sağlamalıdır.
Bence hemen, şimdi bu yolda adım atılmaya başlanmalı.

Prof. Dr. Ata ATUN
http://www.ataatun.com
26 Ağustos 2011

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Okunma 336
    Bağırtan Tecavüze Bağırtan Ceza Verilmeli için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar