Girit ve Kıbrıs benzeşmesi

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 28 Ekim 2005 Saat : 1:21


 

Kıbrıs ile ilgili konuların her tartışılmasında, aşamalara dikkat çekilmesinde de yine her zaman Girit örneği kullanılır. Bu iki adanın kaderinin benzeşmesinden ya da coğrafi olarak aynı bölgede yer almalarından ziyade her ikisi üzerinde de oynanan uluslararası politik oyunların ve “Megali İdea“nın hedefleri içinde yer almalarının bir sonucudur.

Her iki ada da tarih boyunca varlıklarını başka devletlere bağlı olarak sürdürmüştür. Dolayısıyla adalar üzerindeki egemenlik kurma mücadeleleri genellikle birlikte yürümüştür. Adalardan birisine sahip olan güç, hemen diğerine yönelmiştir.

Her iki ada stratejik bütünün bir parçası gibidir. 648 yılında Kıbrıs Adası’nı ele geçiren Araplar, Girit’e yönelmişler ve 826 yılında Girit’i almışlardır. Ardından 760 yılında Kıbrıs’ı geri alan Bizanslılar 960 yılında Girit’i almışlardır. 1192 yılında Kıbrıs’ı ele geçiren Venedikliler, 1204 yılında da Girit’i elde etmişlerdir. Son olarak 1571 yılında Kıbrıs Osmanlılar tarafından alınmış, 1669 yılında da Girit’in fethi tamamlanmıştır.

Görüldüğü gibi Doğu Akdeniz egemenliğinde ilk alınan ada hep Kıbrıs olmuştur.

Osmanlı yönetimi Kıbrıs’ta 1571’de Girit’te de 1645’de başladı. Her iki adada da Katolik baskısı sona erdi. Daha önemlisi yine her iki adada yerli halka toprak üzerinde mülkiyet hakkı tanındı. Bu özellik Osmanlı genel sistemi içinde pek yaygın değildir. Yine her iki ada halkı millet sistemi içinde Venedik dönemine göre çok daha özgür bir hayat alanına kavuştular.

Girit’te var olan Ortodoks kilisesi bağımsız bir dini otorite değil, Fener Patrikhanesi’ne bağlı bir kilisedir. Girit’teki metropolitlik her zaman Fener Patrikhanesi’nin ve İstanbul’un kontrolü altındadır.

Kıbrıs’ta ortaçağlardan beri önemli bir Ortodoks kilisesi vardır. Her ne kadar Venedik döneminde bu kilise etkisizleştirilmeye çalışılmışsa da Osmanlı döneminde tekrar ihya edilmiştir.

Adalardaki nüfus oranları hemen hemen birbirine yakındır. XIX. yüzyıl öncesinde her iki adada da Rum nüfusun Müslüman nüfustan biraz fazla olduğu görülmektedir.

1821 Yunan isyanı sırasında her iki adada da isyanlar çıkmış, Kıbrıs’ta ayaklanmalar bastırıldıktan sonra 1878’e kadar ciddi bir olaya rastlanmazken Girit’te olayların ardı arkası hiç kesilmemiştir.

XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren iki adanın kaderi yine birbirine yaklaşmaya başlamıştır. Yeni kurulan Yunanistan’ın büyüme hedefleri diğer adalar gibi Girit ve Kıbrıs’ı da içine almıştır

Megali İdea hedefleri arasında Teselya, Epir, Adalar, Girit, Batı Trakya’dan başka Kıbrıs ve Batı Anadolu’da yer almaktadır. Teselya, Epir, Adalar, Girit ve Batı Trakya bu sınırlar içine alınabilmiştir. Kıbrıs ve Batı Anadolu, Megali İdea’nın başarısız olduğu yerlerdir. Yunanistan’ın Küçük Asya macerası bu ülkenin reel politikasından Batı Anadolu’yu çıkarmıştır. Fakat, Kıbrıs için aynı şeyi söylemek pek de mümkün görünmemektedir. Başka bir deyişle Kıbrıs Yunanistan’ın reel politikasından çıkmamıştır. Dolayısıyla Kıbrıs politik olarak, Teselya, Epir, Adalar Girit ve Batı Trakya politik gelişmelerinin sanki bir devamı imiş gibi görünmektedir.

Girit’te de, Kıbrıs’ta da enosisçilerin tek bir idealleri vardı, o da Büyük Yunanistan’ın kurulmasıydı.

Her iki adada da gerilimin sürekli diri tutulması, tedhiş, Türklerin kaçırılması ve Yunanistan ile birlikte uluslararası propaganda hep benzer çizgilerde gelişti. Nitekim bu yöntemlerin Girit’te kendilerince başarılı olduğu da görüldü. Bunun için özellikle Girit isyanları Kıbrıslı Rumlar için çok önemli kabul edilmiş ve yakından izlenmiştir. Girit’te enosis adına başarı olarak kabul edilen yöntemlerin Kıbrıs’ta da uygulanmasının koşulları araştırılmıştır.

Girit’te Rum çetecilerin, Müslüman Türk halkına karşı giriştiği tedhiş hareketleri Kıbrıslı enosisçiler için de uygulanabilir bir politika olmuştur.

Tedhiş olayları Büyük Devletlerin müdahalesini kolaylaştırması açısından da önemliydi.

Girit Adası’nda Müslüman halkın güvenliğinden sorumlu olan İngiltere, Avusturya, Fransa ve Rusya, Yunanlıların ilhak faaliyetlerine gözlerini kapatmışlardır.

Sonunda 1913 yılında Yunanlılar, Girit’i ilhak ettiler.

Benzeri bir oldu bitti (Kıbrıs’ın da Girit gibi Yunanistan’a ilhakı) ile karşı karşıya kalmak istemeyen İngiltere Kasım 1914’te Kıbrıs’ı ilhak etti. Bu duruma Rumların oldukça sevindikleri görülür. Çünkü onlar Yunan dostu olan, Adalar’ı ve Girit’i Yunanistan’a kazandıran İngilizler’in eninde sonunda Kıbrıs’ı da Yunanistan’a vereceğine inanıyorlardı. Üstelik Kıbrıs konusunda artık Osmanlı devleti de olayın resmen tarafı olmaktan çıkmıştı.

1.ci ndünya savaşından sonra değişen şartların ilki Girit artık tamamen bir Yunan toprağıdır. Bu enosisçiler için bir başarıdır. Girit’teki politikaların Kıbrıs’a uygulanması mümkündür. Bu çerçevede Girit ve Kıbrıs’ta XIX. yüzyılda görülen tedhiş, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Kıbrıs’ta planlı bir imha hareketine dönüşür. 1955-59 EOKA tedhişi, 1963-74 yıllarında Türk toplumunu imha hareketleri ve Akritas Planı hep Girit’teki uygulamaların adeta birer tekrarıdır

XIX. yüzyılda Girit bir Avrupa sorunu olduğu halde, XX.ci ve XXI.ci  yüzyılda Kıbrıs, içinde AB’nin de yer aldığı bir BM sorunu olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu Girit’te sadece kağıt üzerinde “hakk-ı hakimiyet” ibaresinin kullanılması adına masa başında bir çok tavizler vermiştir. Hatta Girit için girişmeyi göze aldığı 1897 savaşından galip çıktığı halde, barış masasında egemenlik haklarını bir anlamda kendi eliyle ipotek altına koymuştur.

Şimdi de 1974 Barış Harekatında galip çıktığı halde, aynen XIX.cı yüzyılda Osmanlılara yapıldığı gibi kağıt üzerinde “hakk-ı hakimiyet” ibaresinin kullanılması benzeri gibi masa başında bir çok tavizler istenmektedir.

Galiba Girit ve Kıbrıs arada neredeyse yüzyıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen birbirine çok benziyor.

Acaba yanılıyormuyum?

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kredilerde, “Hayat Sigortası” aldatmacası
  • Anavatan-Yavruvatan nereden çıktı
  • Vize krizi niye çıktı?
  • ABD’nin vize yasağı KKTC’yi kapsamadı … Yurdagül ATUN
  • Rumların akademik ambargosu
  • Vatandaşlıklardan rahatsızlar!
  • Rumların garantisi
  • Kuzey Irak’taki referandum ve KKTC
  • Propaganda amaçlı Rum yardımlarına vergi
  • Paralı vatandaşlık
  • Okunma 31
    Girit ve Kıbrıs benzeşmesi için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak Şehitlerimiz-1

    Arşivler

    Son Yorumlar