KIBRIS’sız Türkiye hayali

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 7 Ocak 2007 Saat : 1:50


 

Adaya stratejik açıdan ilk bakan, adanın askeri stratejisini ilk değerlendiren ve askeri önemini ilk fark eden devlet yöneticisi Kanuni Sultan Süleyman olmuş.

Kanuninin gözünü açan ve Akdenizdeki bir adanın, önündeki denize stratejik açıdan hakimiyetini ispatlayan Rodos adası olmuş. Kanuni 1522’de Rodos’u alınca işin önemini iyice kavramış. Viyana’yı kuşattığı 1529 yılında, sadece ve sadece lojistik desteksizlik nedeni ile kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmasını unutmayan Kanuni, o dönemde Kıbrıs adasının kendine yeteceğinden daha fazla zirai ürün yetiştirmesi, hayvancılığın gelişmiş olması ve bol miktarda hayvanın bulunması gerçeğini göz önüne alarak, Ortadoğuda düzenleyeceği seferlere adadan ikmal yapmayı planlamış ve adayı almayı defterine ve aklına yazmış. Zigetvar seferine gitmeden evvel atadığı Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa, Kanuni 1566’da Zigetvar kalesi önüne kendi eceli ile ölünce yerine geçen oğlu Sarı Selim’e (Sultan II.ci Selim) babasının Kıbrıs ile ilgili düşüncelerini anlatmış ve 1571’de Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 13 ay süren bir mücadeleden sonra adayı Osmanlı topraklarına katmış.

1830’lu yıllarda,  ileride dönemin Başbakanı olacak olan devlet adamı Benjamin Disraeli [1], Akdeniz ve Ortadoğu ülkelerini kapsayan uzun bir yolculuğa çıkar. Dönüşte  bir rapor hazırlar. Bu raporun en can alıcı kısmı “Ortadoğu’ya hakim olmak isteyen devlet, Kıbrıs adasına da hakim olmalıdır” cümlesidir.

Benjamin Disraeli, 1847’de yazdığı “Tancred” isimli eserde, Kitap IV, Bölüm I’de, “Kıbrıs’ın tasarrufu, İngiltere’ye, Akdeniz içinde hakimiyet etkisi sağlayacaktır ve Doğu Akdeniz’in gelecekteki kaderini onun ellerine teslim edecektir.” kehanetinde bulunur ve 1868 yılında Başbakan olur olmaz ilk işi, bu kehanetini öncelikli bir hedef olarak İngiliz İmparatorluğu’nun yapılması gereken işler listesinin ilk başına yazmak olur.

İngiliz İmparatorluğu, adayı askeri güçle alamayacağını bildiği için pusuya yatar ve Osmanlı İmparatorluğunun zayıf bir anını kollamaya başlar.

Beklediği fırsat 1878 Osmanlı Rus savaşı ile önüne çıkar. İngiliz İmparatorluğu hem adayı ele geçirmek, hem de Hindistan ticaret yolunu tekrar açmak için Osmanlı İmparatorluğunun yanında yer alır ve Berlin Konferansı ile tüm isteklerine uluslararası geçerlilik kazandırır. Artık ada İngiliz kirasındadır. Lozan anlaşması ile de adadaki kiracılık statüleri de son bulur ve adanın mutlak hakimi ve sahibi olurlar.

 

20.ci yüzyılın ortalarına doğru,  İngiliz İmparatorluğu, 2.ci dünya savaşından sonra dünyayı saran bağımsızlık hareketinden nasibini almaya başlar ve tüm sömürgelerine bağımsızlık yolunu açar.

Bağımsızlık isteyenlerin arasında Kıbrıs da vardır. Kıbrıs’ta yaşayan ilk halkın anavatanları olan Türkiye ve Yunanistan ile üçlü görüşmeler yapan İngiltere adaya bağımsızlık vermeyi kabul eder. 1959’da başlayan “Cumhuriyet” görüşmeleri sonrasında taraflarca imzalanan 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Anlaşmasının eklerine göre adada, “Akrotiri” (Ağrotur) ve “Dikelya” olmak üzere 9.99 mil kare tutan iki üs bölgesi “İngiliz Hükümran toprağı” olarak ayrılır. Ayrıca Akrotiri Üssünde bulunan havaalanının kendine has uluslar arası bir FIR hattı tescil edilir.

Gerek İngiliz hükümeti, gerekse de ABD hükümeti, Akrotiri üssünü Ortadoğu’ya yönelik askeri harekatlarda ve uçuşlarda lojistik destek ve ikmal havaalanı olarak kullanmaya başlarlar.

1974 yılındaki Barış Harekatı ile adadaki güç dengeleri bozulur ve adanın kuzeyinde Türk ordusu konuşlanmaya başlar. Türkiye Cumhuriyeti gerek duyduğu anda ordusu için Mağusa bölgesindeki Geçitkale havaalanını ve donanması için de Mağusa ile Girne limanlarını kullanabilir konuma gelir.

2003-2004 yıllarında adada BM’nin hazırladığı Annan Planı rüzgarları esmeye başlar. BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adını taşıyan “Annan Planı”, adada “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti”ni öngörmektedir. Referanduma sunulan 9000 sayfalık Annan Planı’nın “Giriş” sayfasında yer alan ön koşullar bölümündeki -5- maddeden bir tanesi, Akrotiri ve Dikelya İngiliz üslerinin söz konusu Annan Planı dışında kaldığını ve üzerlerinde asla tartışma yapılamayacağını emretmektedir.

İngilizlerin ilk işleri, Kıbrıs adası üzerindeki “Hükümran” topraklarını her tür tartışmanın ve anlaşmanın dışında tutmak olmuştur.

 

Reddedilen Annan Planı referandumu yapıldıktan 6 gün sonra adanın üçte ikisini ellerinde tutan 750,000 nüfuslu Rum halkının oluşturduğu Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti AB’ye girer ve ada topraklarının %65’i AB kontrolü altına geçer.

AB içindeki Siyasi grubun başını çeken Fransa, 2005 yılında Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetinden askeri üs ister ve yapılan antlaşma ile Baf bölgesindeki Andreas Papaandreu Askeri Havaalanı Fransa’nın kullanımına verilir.

2006 yılında ise bir İskandinav ülkesi olan Norveç, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ne başvurarak, askeri üs istediğini dile getirir.

 

Kıbrıs adası, uzaklardaki ülkelerin bile üs elde etmek için yanıp tutuştuğu, çok önemli bir konumda bulunan stratejik bir yer.  Aynı şekilde Türkiye de dünya üzerinde Jeopolitik ve Stratejik olarak çok önemli bir konumda yer almakta.

Ada ile alakası olmayan, adada yaşayan insanlarla kan bağı, akrabalıkları olmayan ülkeler adada üs kurmuşken ve diğerleri üs kurabilmek veya havaalanlarını askeri amaçla kullanabilmek için sıraya girmişken, Türkiye Cumhuriyetinden, adada bulunan askerini geri çekmesini istemek ve Türkiye’nin adadaki haklarından vazgeçmesini talep etmek sadece bir saf dillik ve art niyettir.

Bu asla gerçekleşmeyecek bir Rum rüyasıdır sadece.

Hiçbir T.C. Hükümeti böyle bir adımı atmayı aklından bile geçirmez veya geçirse bile asla yaptırmazlar.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
  • Okunma 40
    KIBRIS’sız Türkiye hayali için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-4 Şehitlerimiz-1 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak- kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-amblem

    Arşivler

    Son Yorumlar