Orta Doğuda yeni sınırlar

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 20 Kasım 2004 Saat : 12:50


 

Orta Doğu’daki silahlı, ekonomik ve siyasi gelişmeler, yaşanan olaylar, çatışmalar, petrol ve bu yörede üç büyük dinin kutsal şehri olan Kudüs’ün tarihten ve dini kitaplardan gelen dinsel önemi, Orta Doğudaki sınırların yeniden çizilmesini tetiklemektedir.

Bölgedeki olaylara kısaca en uzak köşe olan İran’dan başlarsak, İran’ın nükleer araştırmaları ve nükleer başlıklı füze imal etmek arzusu, resmen 2002 yılından beri AB’yi ve ABD’yi kara kara düşündürmektedir. ABD’nin bu konudaki kaygıları, 11 Eylül 2001’de New York’ta İkiz kulelere yapılan terör saldırısı ile doruğa çıkmış durumda. Hiçbir İslam ülkesinin, hele de ABD’yi “Şeytan” olarak halkına tanıtmış İran’ın elinde nükleer silah bulundurmasına tahammülü yok. İran’ın her ne kadar savunma amaçlı olarak tanıtacağı bu silahın bir müddet sonra kendisine yöneleceğinden çekinmektedir. 11 Eylül olayını göz önüne getirirseniz, bu konuda haksız olmadığını da fark edeceksiniz.

İran’ın yanındaki Irak’ta ise, olayları her gün TV’den izliyoruz. Ama perdenin arkası, Kuzeyde bir Kürdistan Devleti kurulmasının hazırlıklarının son sürat devam ettiğidir. Kuzey Irak’ı yöneten Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani’nin, Kerkük’te Saddam döneminde sürülen Kürtler geri dönene dek yerel seçim düzenlemeyeceklerini ilan etmesi boşuna değil. Bu iş birliğinin beş ana nedeni var.

  • Birincisi, Kerkük’e Belediye seçimlerini Kürt adaylara kazandıracak kadar yeterli nüfusu sahip olabilmek.
  • Seçim sonucunda çıkacak kargaşada Kürtlerin çoğunlukta olmasını sağlamak.
  • Kerkük’ü, Kürdistan’ın başkenti yapmak
  • Başkent Kerkük’teki devlet dairelerinde görevli memurların çoğunluğunun Kürt olmasını sağlamak.
  • Kerkük’ün İrak petrolünün %60’ını karşılayan bir petrol kenti ve yöresi olması nedeni ile kurulacak yeni Kürt Devletinin petrol gelirlerinin tümüne sahip olmasını garantilemek.

Kürdistan’ın kurulmasından hoşlanmayan ve bu konuda kırmızı çizgileri olan Türkiye, AB’ye giriş müzakerelerinde bu çizginin rengini pembeye dönüştürmek zorunda kalacak.

Biraz daha yakına gelince, önümüze düşman kardeşler Filistin ve İsrail çıkmaktadır.

Bence ABD, bağımsız bir Filistin devleti kurulması için kolları sıvamıştır. Bu hazırlığın üç ana gayesi var.

  • Bölgede barışı sağlamak için Filistinlilere bağımsız bir devlet hakkı tanımak.
  • İsrail’e huzur içinde yaşam sağlamak.
  • Binlerce yıldır bu bölgede süren huzursuzluğa son vermek.
  • Arafat’tan sonraki Filistin yöneticilerini ve Filistin halkını ekonomik gelişme konusunda destekleyerek, bölgesel huzuru sağlamak.

Kıbrıs ise, sonu belli bir yolda hızla ilerliyor. Artık çatışma yok. Bir şekilde adaya gelen barış, tarafların mutabakatı ile daha da pekiştirilecek.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Rumların Enerji İttifakı
  • ABD’deki tiyatro
  • Rumlardan yeni bir oyun daha
  • Türkiye’nin yardımları ne zaman başladı?
  • Görevim takiyye yapmaktadır
  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • Okunma 19
    Orta Doğuda yeni sınırlar için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak kktc-tc-bayrak-3 Şehitlerimiz-1 kktc-tc-bayrak-2 kktc-tc-bayrak-4 kktc-bayrak

    Arşivler

    Son Yorumlar