Paris görüşmesinin perde arkası

Prof. Dr. Ata ATUN

 
Yazarın tüm yazılarını görüntüle

  
 12 Mart 2006 Saat : 3:03


 

Baba oğul Papadopulos’lar, Paris’te yapılan Papadopulos-Annan görüşmesinin içeriği ile ilgili olarak BM bürokratları ile aniden ters düştüler.

 

Tabi bu işe Rumların Cumhurbaşkanı Papadopulos’un oğlunun da karışması ayrı bir önem taşıyor. Oğul Nikolas Papadopulos, 21 Mayıs seçimlerinde DIKO’dan Lefkoşa Milletvekili adayı. Biraz öne çıkması, biraz da atıp tutması, politikanın ön koşulu. Başka türlü seçilebilme şansı yok. Babadan dolayı var da, gene de biraz kendini tanıtması, gazetelere manşet olması şart.

 

Aslında Paris’teki Genel sekreter ve Papadopulos arasında yapılan görüşme çok önemli.

Önemli olmasına önemli de, yapılan açıklamalarda tarafların dile getirdiği içerikler bayağı farklı. Papadopulos meyhane,  Genel Sekreter Sözcüsü Stephan Dujarric şişhane, ABD pastane diyor.  Üçünün de açıklamaları farklı farklı. Üçüne göre de uzlaşıya varılan  konularla ilgili diğerlerinin yaptığı açıklama yanlış.

 

Genel Sekreter  Sözcüsü Dujarric, Ortak açıklama yaptık onu okuyun, ne konuştuğumuz orada açıkça görülmektedir demektedir.  Dujarric’e göre konuşulacak konuların listesi açıktır ve esasen komitelerde, iki toplumdan vatandaşların gündelik yaşamlarını etkileyen güncel konular görüşülecek.

 

Baba oğul Papadopulos’lar, sözcü Dujarric’in hatalı açıklama yaptığı düşüncesindeler. Bir memurun ayak üstü söyledikleri kaale alınamaz diyorlar.  BM Genel Sekreter Sözcüsü’nün açıklamasını yanıtlayan Baba Papadopulos, açıklamanın yanlış olduğunu ve  Paris görüşmesini kendisinin yapmış olması nedeni ile ne dediğini ve ne söylediğini çok iyi bildiğini iddia etti.

 

Amerikalılar ise Kıbrıs sorununun esası başka, “Teknik  Komiteler” başka diyerek Kıbrıs konusunun ana maddeleri yani uzlaşılamayan maddeler, komitelerde konuşulamaz görüşündeler.

 

Aslında,  ne Başkan Papdopulos’un görüşmesinin ardından yayımlanan ortak açıklamada, ne de görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında, adadaki sorunun esasına ilişkin konuların görüşülmesi ile ilgili anlaşmaya varıldığına dair hiçbir ifade yok.

Aksine “Genel Sekreter iki toplum liderinin bütün Kıbrıslıların çıkarı için üzerinde anlaşma sağlanması gereken bir dizi konuda, Teknik Komiteler düzeyinde toplumlar arası görüşmelerin başlamasına karar verdiklerine memnuniyetle işaret eder” deniliyor.

 

Resmi bir sıfat taşıyan bu cümle dikkatle incelendiğinde, Kıbrıs Rum Yönetiminin iddia ettiği gibi esasa ilişkin konuların görüşülmesine hiçbir atıfta bulunulmadığı apaçık ortaya çıkıyor.

 

Ortak açıklama, “Genel Sekreter ve Sayın Papadopulos, her iki tarafın silahlı kuvvetlerinin daha fazla dekonfrantasyonu ve adanın askersizleştirilmesi, Kıbrıs’ın mayından arındırılmasının tamamlanması ve Maraş konusunda daha fazla ilerleme sağlanabilirse, bunun bütün müdahil tarafların çıkarına olacağı ve daha ileri görüşmeler için ortamı oldukça iyileştireceği konusunda da uzlaştılar” şeklinde yapıldığı için, Baba Papadopulos’un iddia ettiği gibi dekonfrantasyon (sınırdaki askerler arasındaki mesafenin büyültülmesi), mayından arındırma, askersizleştirme ve Maraş konularının görüşülmesi konusunda hiçbir uzlaşma yok.

 

Anlaşılan Papadopulos görüşmeden sonra, 21 Mayıs seçimlerine yönelik sözler söylemiş.

Üstelik bu dört konuda bir dilek belirtilmiş ama Kıbrıs’taki tarafların bu konuların görüşülmesi konusunda anlaşmaya vardıklarına dair hiçbir emare yok. Görüşmelerin gündemi açık ve nelerin konuşulacağına görüşmeler başladıktan sonraki bir hafta içinde taraflar oy birliği ile karar verecek.

 

Türkiye de aynen ABD gibi Kıbrıs’taki taraflar arasında yapılacak, Teknik Komiteler düzeyindeki görüşmelerde, esasa ilişkin konuların görüşülemeyeceği düşüncesinde ve bu konuda ağırlığını da koymak kararlılığında.

 

Amerikan hükümeti, Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununa adil ve sürekli çözüm bulunmasına ilişkin rolüne tam destek veriyor ve Kıbrıs sorununun halline ilişkin ana konuların bu teknik görüşmeler sırasında değil, bütün tarafların yer aldığı BM’nin himayesinde yapılmasında bayağı ısrarlı.

Bu nedenle Birleşmiş Milletler Paris anlaşmasının hayata geçirilmesi yönünde düğmeye bastı ve başrol oyuncusu da Genel Sekreter’in Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Michael Moller.

 

Hazır olun, 2004 yılındaki film bu yakınlarda gene vizyona girmek üzere.

Prof. Dr. Ata ATUN Son 10 Yazı                                                                                  Yazarın Tüm Yazıları



  • Kızılay Yardımları ve Rumlar
  • Anastasiadis hala hayal peşinde  
  • İzini bırakıp giden babam Hakkı Atun
  • “Hukuksuz yasalar” ülkesi … YURDAGÜL ATUN
  • Suudi Arabistan’da neler oluyor?
  • KKTC-Türkiye arasında yeni ticaret anlayışı … Prof. Dr. Ata ATUN
  • İstanbul’a 3’cü Havalimanı gerekli miydi?
  • Kocaeli Kartepe Zirvesi
  • Rumların garantisi mi?
  • Ortak devlet kurulacak Rumları tanımak gerek
  • Okunma 7
    Paris görüşmesinin perde arkası için yorumlar kapalı

    Yorumlara kapalı.

    Prof. Dr. Ata ATUN Makaleleri, Özgeçmişi, Yazıları Son Yazılar FriendFeed
    Samtay Vakfı
    kıbrıs haberleri
    kibris 1974
    atun ltd

    Gallery

    kktc-tc-bayrak-3 Şehitlerimiz-amblem kktc-tc-bayrak-4 kktc-bayrak kktc-tc-bayrak-2 Şehitlerimiz-1

    Arşivler

    Son Yorumlar